DESTEK-HAREKET
Right Click to Save Logo



 
DESTEK VE HAREKET SİSTEMLERİ:
  • ...İster bir hücreli olsun ister çok hücreli bütün canlılarda destek ve hareket sistemleri vücut büyüklüğünün korunmasını sağlar.
  • ...Bir hücreli canlılarda bitkilerde ve hayvanlarda destekliğin ve hareketin sağlanmasında farklı yapılar görev yapar.
  • ...Ancak hepsindeki temel ortak amaç gerekli olduğu durumlarda hareket edilmesini sağlamak ve canlı ölene kadar mevcut yapılarını korumaktır.
I.)BİR HÜCRELİLERDE DESTEK VE HAREKET:
  • ...Bir hücreli canlılarda iskelet ve destek sistemi bulunmamasına rağmen onlara desteklik sağlayan ve şekil kazandıran bazı yapılar vardır.
  • ...Amip gibi yalancı ayak oluşturarak şekil değiştiren bir hücrelilerde böyle yapılar bulunmaz.
  • ...Ancak paramesyum ve öglena gibi bir hücrelilerde katı ve esnek yapıda olan ve hücre zarını örten pelikula denilen yapı bulunur.Pelikula hücrenin belli bir şekil almasını sağlar.
  • ...Bazı durumlarda pelikulanın yapısında silis ve kalsiyum gibi minerallerin birikmesiyle kabuk oluşur.
  • ...Radiolaria,Foraminifera gibi canlılar öldüğünde bu kabuklar deniz zemininde birikerek zamanla tebeşire dönüşen ve çakmak taşı gibi silisli kayaları oluşturur.
  • ...Bir hücreli canlılarda hareket; stoplazma veya hücre zarından oluşan bazı özel yapılarla sağlanır.
  • ...Hareketin gerçekleştirilmesi ya bulunan ortamla beraber pasif olarak yada özel yapılarla aktif olarak sağlanabilir.
 
  • A.)Pasif Hareket:
  • ...Canlının bulunduğu veya yaşadığı ortamın hareket etmesiyle yer değiştirmesine pasif hareket denir.
  • ...Örneğin ;bir çok bakteri ve tek hücreli canlı yaşadıkları suyun hareketi ile yer değiştirebilir.
  • ...Benzer şekilde havadaki toz zerrelerine tutunarak da yer değiştirebilirler.

  • ...Kamçısı olmayan bakteriler bulunduğu ortamla birlikte pasif hareket eder.
B.)Aktif Hareket:
  • ...Bazı bir hücreli canlılarda hareketin sağlanmasında hücre zarından oluşturulan özel yapılar kullanılır.
  • ...Bu şekilde canlının bir uyarana bağlı olarak ve enerji harcayarak yer değiştirmesine taksis(göçüm) denir.
  • ...Taksis hareketleri; yalancı ayaklar, siler veya kamçı kullanılarak gerçekleştirebilir.
  • ...Yapılan hareket uyaranın yönüne doğru ise pozitif taksis, uyaranın zıt yönüne doğru ise negatif taksis adını alır.
  • ...Örneğin; öglenanın ışığa doğru gitmesi pozitif fototaksis , amipin ısı kaynağından uzaklaşması negatif termotaksis, paramesyumun besin kaynağına doğru gitmesi ise pozitif kemotaksis olarak adlandırılır.
  • ...Amip, yalancı ayak oluşturarak hareket ve beslenme etkinliklerini gerçekleştirebilir.
a.)Amipsi hareket;
  • ...Kök ayaklılar grubunda incelenen amip gibi bazı bir hücrelilerde, stoplazmada bulunan ve kasılıp gevşeme özelliğine sahip olan proteinler sayesinde yalancı ayaklar oluşturulur.
  • ...Bu şekilde oluşturulan yalancı ayaklar sayesinde besinlerin alınması ve organizmanın yer değiştirmesi sağlanır.
  • ...Yalancı ayak oluşturma insan vücudundaki akyuvarlarda ve yine bir protist olan cıvık mantarlarda görülür.
b.)Sil hareketi:
  • ...Terliksi hayvan (Paramesyum) gibi bir hücreli canlılarda görülür.
  • ...Bunlarda hücre yüzeyinden çıkan çok sayıda küçük sil birlikte hareket ederek canlının yer değiştirmesini sağlar.
c.)Kamçı hareketi:
  • ...Öglena ve bazı bir hücrelilerde ,bazı bakterilerde, sperm hücrelerinde hücre zarından uzanan bir veya birkaç tane kamçı ile hareket sağlanır.
  • ...Protein yapılı olan kamçılar su içinde burgu hareketi yaparak canlının yer değiştirmesini sağlar.
II.)BİTKİLERDE DESTEK VE HAREKET:
  • ...Bitkilerde desteklik ve hareketin sağlanması için çeşitli yapılar gelişmiştir.
  • ...Bu yapılar sayesinde ,bitkinin dik durması ve sahip olduğu şekli koruması sağlanır.
  • ...Gelişmiş yapılı bitkilerde yer değiştirme şeklinde bir aktif hareket yoktur.
A.)Bitkilerde Destek Yapıları:
  • ...Bütün bitki hücrelerinde bulunan selüloz çeper ile bir çok dokuda hücredeki suyun oluşturduğu turgor basıncı otsu bitkilerde destekliğin sağlanmasında yeterli olur.
  • ...Yüksek yapılı bitkilerin yeni büyüyen genç dokularında da bu iki özellik destekliğin sağlanmasında yeterli olur.
  • ...Ancak yaşlı dokularda özel destek yapıları gelişmiştir.
  • ...Bunlar pek doku(kollenkima) ve sert doku(sklerenkima) olarak çeşitleri bulunan destek dokusundan oluşur.
  • ...Pek doku canlı hücrelerden meydana gelir.Hücre çeperinin bazı bölgelerinde kalınlaşmalar vardır.Bu şekilde desteklik sağlanır.
  • ...Bu kalınlaşmalar hücre çeperinde selüloz ve pektin maddelerinin birikmesinden kaynaklanır.
  • ...Kollenkima , çiçek,yaprak sapı ve otsu bitkilerde gövde gibi kısımlarda bulunur.
  • ...Sert doku ise ölü hücrelerden meydana gelir.Bu hücrelerin çeperlerindeki kalınlaşmalara lignin maddesinin birikmesi neden olur.
  • ...Ayva,armut ve fındık kabuğunda bulunan taş hücreleri ile keten bitkisinde bulunan lifler sert doku çeşitleridir.
  • ...Bitkilerde madde taşınmasından sorumlu olan odun ve soymuk boruları da destekliğin sağlanmasında etkilidir.
  • ...Özellikle odun borularında çeper kalınlaşması daha fazladır.
B.)Bitkilerde Hareket:
  • ...Bitkilerde hayvanlardaki gibi hareket edilmesini sağlayan kas ve kemik gibi yapılar yoktur.
  • ...Bu nedenle hayvanların yaptığı gibi aktif olarak yer değiştirme hareketi yapamazlar.
  • ...Ancak bir uyarıya bağlı olarak bazı durum değiştirme hareketlerini yapabilirler.
  • ...Bitkiler uyarının yönüne bağlı olarak yönelim(tropizma) ve uyarının yönüne bağlı olmayan ırganım(nasti) hareketlerini yapabilirler.
1.)Tropizma(Yönelim)Hareketleri:
  • ...Bir uyarının yönüne bağlı olarak ortaya çıkan durum değiştirme hareketleridir.
  • ...Uyarının çeşidine bağlı olarak bitkilerde farklı tropizma hareketleri vardır.
a.)Fototropizma:
  • ...Işık uyaranına bağlı olarak gerçekleşen yönelim hareketlerine denir.
  • ...Bu hareketin gerçekleşmesinde gövde ucundan(koleoptilden) salgılanan oksin hormonu etkili olur.
  • ...Bitkiler fotosentezle besin ürettikleri için ışığa yönelim hareketi gerçekleştirir.
  • ...Oksin hormonu ışık vurmayan tarafta daha çok üretilir.
  • ...Bu durum ışık almayan kısım ,ışık alan kısma oranla daha hızlı mitoz geçirir ve büyür.
  • ...Böylece bitkinin ışığa yönelmesi sağlanmış olur.
  • ...Cam bir deney kabında yetiştirilen bitkide gövde her zaman güneşe doğru büyürken (pozitif fototropizma),kökler ışığın zıt yönüne doğru (negatif fototropizma) büyür.
  • ...Işığa yönelme bitkinin besin üretme oranını artırır.
 
b.)Geotropizma:
  • ...Yerçekiminin etkisiyle oluşan yönelim hareketidir.
  • ...Bitkinin köklerinde pozitif geotropizma gövdesinde ise negatif geotropizma hareketi görülür.
  • ...Kök ve gövde yerçekimine karşı farklı yönelimler gösterirler.
c.)Hidrotropizma:
  • ...Bitki köklerinin su uyaranına bağlı olarak gerçekleştirdikleri yönelim hareketidir.
  • ...Su, yerçekiminden farklı bir yönde olsa bile kökler yerçekimi yerine suya yönebilirler.
d.)Kemotropizma:
  • ...Bitki kökleri,toprakta bulunan yararlı organik veya inorganik maddelere doğru büyür.(pozitif kemotropizma).
  • ...Toprağa aşırı tuz veya gübre ilave edilmesi durumunda ise zıt tarafa doğru (negatif kemotropizma) büyüme gerçekleştirilir.
e.)Travmatropizma:
  • ...Bitkilerin herhangi bir nedenle yaralanmaya karşı gösterdikleri yönelim hareketidir.
  • ...Örneğin; kök yaralanırsa yaralanan bölgeden bir hormon salgılanır ve bu hormonun etkisiyle kök yaralanan kısmın ters tarafına doğru büyür.
  • ...Yaralanan bölge yıkandığında hormon kaybolacağı için tropizma hareketi görülmez.
f.)Haptotropizma:
  • ...Dokunmaya bağlı olarak gerçekleşen yönelim hareketidir.
  • ...Sarmaşık ve asma gibi bitkilerin bir desteğe sarılmaları bu şekilde gerçekleşen hareketlerdir.
  • ...Sarılıcı bitkiler özel emeçleriyle diğer bitkilere tutunurlar.
  • Ör: Bazı bitkilerin erkek organlarına dokunulunca dişi organın üzerine doğru kıvrılması.
2.)Nasti (Irganım) Hareketleri:
  • ...Bitkilerde uyaranın yönüne bağlı olmadan gerçekleşen irkilme hareketidir.
  • ...Bu nedenle pozitif veya negatif taksi hareketleri yoktur.
  • ...Genellikle turgor basıncındaki değişmelerle oluşturulurlar.
a.)Fotonasti:
  • ...Işık etkisiyle görülen durum değiştirme hareketleridir.
  • ...Akşam sefası bitkisinde çiçekler karanlıkta ve az ışıkta açılırken aydınlıkta ve çok ışıkta kapanırlar.
  • ...Fasulye yaprakları gündüz kalkık,gece ise eğik durumdadır.
b.)Termonasti:
  • ...Sıcaklığın etkisiyle görülen durum değiştirme hareketleridir.
  • ...Lale bitkisinde çiçeklerin 5-10 derece sıcaklıkta kapanıp 15-20 derece sıcaklıkta açılması gibi.
  • ...Lale çiçekleri sıcaklığa bağlı olarak açılıp kapanma şeklinde nasti hareketi yaparlar.
c.)Sismonasti:
  • ...Sarsıntı etkisiyle görülen durum değiştirme hareketleridir.
  • ...Küstüm otunun sarsıntıya bağlı olarak yapraklarını kapatması bu şekilde gerçekleşir.
  • ...Yaprakların kapanmasına neden olan uyarının yönü önemsizdir.
  • ...Bu nedenle pozitif veya negatif sismonasti hareketlerinden söz edilemez.
  • ...Yaprakların kapanması turgor basıncındaki değişmelerle sağlanır.
 III.)OMURGASIZLARDA DESTEK VE HAREKET:
  • ...Omurgasız hayvanlarda destek ve hareket sistemleri; hidrostatik,dış veya iç iskeletten oluşur.
  • ...Bir çok omurgasız hayvanda vücut sıvısı ile kaslar desteklik sağlama ve hareketin gerçekleştirilmesinden sorumludur.Buna hidrostatik iskelet denir.
  • ...Solucanlarda vücuttaki kaslar ve dolaşım sistemi iskeleti oluştururlar(hidrostatik iskelet)
  • ...Örneğin toprak solucanında vücudun ortasında bulunan vücut sıvısı(sölom sıvısı) bu çeşit hareketin gerçekleşmesini sağlar.
  • ...Toprak solucanında vücut tek katlı örtü epitelleri ile kaplanmıştır.
  • ...Bu tabakanın altında halka şeklinde içte ise boyuna uzanan kaslardan yapılmış bir kas tabakası vardır.
  • ...Kas tabakası ile bağırsak arasındaki açıklıkta bulunan sıvıya kasların kasılması ile basınç yapılır.
  • ...Bu basınç etkisi ile hayvanın önü uzamaya başlar.
  • ...Ön uç ile bir yere tutunduktan sonra boyuna kaslar kasılır ve vücudun arka kısmı öne doğru çekilmeye başlar.
  • ...Böylece ön kısım tekrar kalınlaştırılır ve yer değiştirilmiş olur.
  • ...Omurgasız hayvanlarda görülen dış iskelet vücudu dış etkenlerden korur.
  • ...Toprak solucanlarının yer değiştirmesi,düz kaslar ile yapıldığı için hareketleri çok yavaştır.Böceklerde ise çizgili kaslar olduğu için hızlı hareket ederler.Toprak solucanında deri de harekete yardımcı olur.İskelet sistemi bulundurmazlar.
 
1.)Dış İskelet:
  • ...Bir hücre veya hücre grubunun salgıladığı organik ve inorganik maddelerden meydana gelir.
  • ...Üzerinde deri veya herhangi bir vücut örtüsü bulunmaz.Dış iskelet ektoderm kökenlidir.
  • ...Eklem bacaklıların vücudunu örten dış iskelet (kitin) ,protein ,yağ,karbonhidrat ve tuzlardan oluşmuştur.
  • ...Salyangozda sert yapılı bir dış iskelet bulunur.
  • ...Salyangoz ve midye gibi yumuşakçaların kabukları da kalsiyum tuzları ve organik bileşiklerden meydana gelmiş çok sert bir dış iskelettir.
  • ...Dış iskelet,karada yaşayan organizmalarda vücudun su kaybını engeller ve terlemeyi önler.
  • ...Dış iskelet canlının büyümesini ve hareketi engelleyici bir özelliktedir.
  • ...Esnek yapıya sahip olmadığı için eklem bacaklılarda büyüme sırasında zaman zaman değiştirilir.Bu sayede büyüme sağlanmaya çalışılır.
  • ...Dış iskelet bulunan canlılarda kaslar iskelete iç yüzeyden bağlanırlar.
 
2.)İç İskelet:
  • ...Süngerler, derisidikenliler gibi omurgasızlarda ve bütün omurgalılarda notokord adı verilen iç iskelet görev yapar.Derinin altında olup kalkerli yapıya sahiptir.
  • ...Bu iskeletin üzeri çeşitli vücut örtüleriyle kaplıdır ve kaslar iskelete dış yüzeyden bağlanırlar.
  • ...İç iskelet mezoderm kökenlidir.
Süngerlerde İç İskelet:
  • ...Spikül (iğne) şeklindeki yapılardan oluşur.
  • ...Bunlar kalsiyum karbonat ve silis gibi inorganik ve organik maddelerden oluşan küçük yapılı iğne şeklinde kemiklerdir.
  • ...Bu iğneler süngere desteklik sağlayan bir iç iskelet olarak görev yapar.
  • ...Bazı hücreleri yapı bakımından düz kas hücrelerine benzer.
  • ...Çok yavaş kasılma ve gevşeme hareketleriyle vücuda giren fazla suyu atarlar.
  • ...Süngerlerde mezenşim hücreleri tarafından salgılanan sponginler iç iskelet olarak görev yapar.
Derisidikenlilerde iç iskelet:
  • ...İskelet birbirine bağlanmış plakalardan meydana gelir.(Deniz kestaneleri gibi)
  • ...Bu plakalar üzerinde dikenler bulunur.
  • ...İç iskeletlerinin üzeri epidermis ile örtülüdür.
  • .
  • ..Bütün omurgalı türlerinde ve ilkel kordalılarda iç iskelet bulunur.
  • ...En basit iskelet tipi ilkel kordalılardan Amphioksusta(iki yaşamlılar) görülür.
  • ...Bu canlıdaki iskeletler vücudun sırt tarafından uzanan bir iplik şeklindedir.
  • ...Omurgalı sırtlarında ise kemik ve kıkırdak dokulardan oluşan bir iç iskelet vardır.
  • ...Sadece balıklar sınıfındaki köpek balıkları ve vantuz balıklarında kemik doku yoktur.
  • ...Bütün iskelet kıkırdak dokudan yapılmıştır.
  • ...Mürekkepbalığında da iç iskelet bulunur.
  • ...Balıklarda kemiksi pul ve levhalar iç iskeletin üyeleridir.
Kurbağalarda iç iskelet:
  • ...Balıkların iskeletinden farklı olarak özellikle karasal ortamda hareketin sağlanmasında etkili olan üyeler iskeleti iyi gelişmiştir.
Sürüngenlerde ve kuşlarda iç iskelet:
  • ...İç organların korunmasını sağlayan göğüs kafesi bulunur.
  • ...Kuşlarda ayrıca uçmayı kolaylaştırmak için büyük kemiklerin içinde hava boşlukları bulunur.
  • ...En gelişmiş iskelet çeşidi ise memelilerde görülür.
IV.)İNSANDA DESTEK VE HAREKET:
  • ...İnsan vücudundaki destek ve hareket sistemi diğer omurgalılarda olduğu gibi kas sistemi ve kemiklerden meydana gelir.
  • ...Bu iki yapı birlikte organizmanın yer değiştirmesini ve organizmaların hareket ettirilmesini sağlarlar.
A.)İnsanda İç iskelet:
  • ...İnsan iskeleti kaslara bağlanma yüzeyi oluşturarak hareketin gerçekleşmesini sağlar.
  • ...Kalp ,akciğer ve beyin gibi iç organların etrafını sararak onları darbelerden korur.
  • ...Besinlerle birlikte alınan kalsiyum ve fosfor gibi minerallerin depolanmasını sağlar.
  • ...Kan hücrelerinin yapımında görev yaparlar.
 
1.Kemik Yapısı ve Çeşitleri:
  • ...Vücuttaki kemiklerin bir kısmı bağ dokudan ,bir kısmı ise kıkırdak dokudan meydana gelmiştir.
  • ...Hayat devam ettiği sürece kemik yapımı ve yıkımı her zaman gerçekleşir.
  • ...Yaşlılıkla birlikte yapım azalırken yıkım oranı artar.
  • ...İnsan vücudunda şekil ve yapı yönüyle farklılaşmış dört çeşit kemik bulunur.
 
a.)Uzun Kemikler:
  • ...Kol ve bacaklarda bulunan iki ucu şişkin silindir şeklindeki kemiklerdir.
  • ...Şişkin olan uç kısımlarına kemik ucu,iki uç arasında kalan kısma da kemik gövdesi denir.
  • ...Uzun kemiklerin en dış kısmında kemiğin enine büyümesini ve onarılmasını sağlayan kemikzarı(periost) bulunur.Kemiğin boyuna büyümesini ise kıkırdak doku sağlar.
  • ...Kemiklerin uç kısmında ince bir tabaka halinde sıkı kemik(sert kemik) dokusu ,onun altında da süngerimsi kemik dokusu bulunur.
  • ...Kemik gövdesi ise sıkı kemik dokusundan meydana gelir.
  • ...Bu kısmın ortasında da uzunlamasına kanal şeklinde bir boşluk bulunur.Bu boşluk sarı kemik iliği olarak adlandırılır.
  • ...Kemik uçları daha gevşek süngerimsi bir yapı gösterir.
  • ...Bu yapının boşlukları da kırmızı kemik iliği ile doludur.
  • ...Uzun kemiğin baş kısmı ile gövdesi arasında kemiğin boyuna uzamasını sağlayan kıkırdak dokudan yapılmış bir tabaka bulunur.
  • ...Bu tabaka bir süre kemiğin boyuna uzamasını sağlar ve daha sonra kemikleşir.
  • ...Bundan sonraki boyuna büyümeler eklem kıkırdağı tarafından devam ettirilir.
  • ...Sert doku ve sarı ilik diğer kemiklere oranla uzun kemiklerde daha fazla bulunur.
  • ...Sarı ilik memelilerde bulunurken kuşların uzun kemiklerinde bulunmaz.


 
b.)Kısa kemikler:
  • ...El ve ayak bileklerinde bulunan yaklaşık eni boyuna eşit kemiklerdir.
  • ...Bu kemikler de uzun kemiklerde olduğu gibi dıştan kemik zarı ile sarılmıştır.
  • ...Kemik zarının hemen altında sert kemik,ortada ise süngerimsi kemik bulunur.
  • ...Süngerimsi kemik dokuda kırmızı kemik iliği bulunur.
  • ...Kısa kemiklerde kemik( ilik ) kanalı ve sarı kemik iliği bulunmaz.
 
c.)Yassı Kemikler:
  • ...Kafatası,göğüs,kaburgalar ve kalça kemiklerinin genişliği eninden fazla olduğu için yassı kemikler olarak adlandırılır.
  • ...Bu kemiklerin yapısı kısa kemiklerle aynı özelliktedir.
 
d.)Düzensiz Şekilli Kemikler:
  • ...Belli bir şekilli olmayan ve genellikle birkaç kemikle birden bağlantı kuran kemiklerdir.
  • ...Örneğin omurgayı oluşturan omurlar ve bazı yüz kemikleri.
  • Diz kapağında bulunan kemikler gibi bazı kemik çeşitleri dört çeşit kemik grubuna da dahil olmaz.Bunun için oval kemikler olarak adlandırılır.
2.İskeletin Bölümleri:
  • ...İnsan iskeletinde 207 kadar kemik bulunur.
  • ...Bazı kaynaklar bu sayıya kulakta bulunan 6 kemiği ve dildeki 1 kemiği de kattıkları için sayı 214’ekadar çıkarabilmektedirler.
  • ...Bazı kaynaklar ise kuyruk sokumu ve sağrı kemiklerini kabul etmediklerinden iskeletteki kemik sayısını 206 kabul eder.
  • ...İskeletin yapısını oluşturan bütün kemikler baş ,gövde ve üyeler(kollar ve bacaklar) iskeleti olarak ayrılan üç bölümden oluşur.
a.)Baş İskeleti:
  • ...Kafatasını oluşturan kemikler ve yüz kemiklerinden meydana gelir.
  • ...Kafatasında 1alın,2yan kafa, 2 şakak,1 art kafa,1 temel ve 1 kalbur kemiği olmak üzere 8 çeşit kemik bulunur.
  • ...Kafatası kemikleri doğum sırasında ince,yumuşak ve birbiriyle kaynaşmamış durumdadır.İki yıl içinde sıkıca kaynaşırlar.
  • ...Kafatasında sadece omurilik ve sinirlerin çıkmasını sağlayan çeşitli delikler bulunur.
  • ...Yüz kemikleri 2 tırnaksı,2 elmacık,2 burun,1 sapan,2 boynuzcuk ,2 üst çene,2 damak ve 1 alt çene kemiklerinden oluşur.
  • ...Alt çene kemiği ,şakak kemiğine oynar eklemlerle bağlanır.
b.)Gövde İskeleti:
  • ...Gövde iskeleti; omurga,göğüs kemiği ve kaburga kemiklerinden oluşur.
  • ...Omurga boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan 33 omurdan meydana gelir.
  • ...Her omur genel olarak iki yarı çıkıntı,bir dikensi çıkıntı,omur gövdesi ,omur deliği ,omur yayları ve eklem çıkıntılarından oluşur.
  • ...Omurlar kıkırdak yastık disklerle üst üste bağlanarak omurgayı,üst üste omur delikleri ise omurga kanalını meydana getirir.
  • ...Omurga boyun,sırt,bel sağrı ve kuyruk sokumu olmak üzere 5 bölümden meydana gelir.
Boyun Bölgesi:
  • ...7 omurdan oluşur.Bunlardan birincisine atlas,ikincisine eksen denir.
  • ....Eksende oluşan bir çıkıntı atlasın içine girmiştir.
  • ...Kafatası atlas kemiğine bağlıdır.
  • ...Bu sayede başın hareketi kolaylaşır.
Sırt bölgesi:
  • ...12 omurdan oluşur.Kaburgalar bir uçlarıyla sırt omuruna bağlanır.
Bel bölgesi:
  • ....5 omurdan meydana gelmiştir.
  • ...Bel omurlarının vücudun hiçbir bölgesi ile bağlantısı olmadığı için bel bölgesi kolay hareket edebilir.
Sağrı bölgesi:
  • ...4 omurdan oluşur.
Kuyruk Sokumu Bölgesi:
  • ...4 omurdan oluşur.
  • Bu omurlar birleşerek tek bir kemik oluştururlar.Omurga omuriliğin korunmasını ve vücudun dik durmasını sağlar.Kaburga ve iç organların bağlanma yerini oluşturur.
Göğüs Kemiği:
  • ...Vücudun göğüs bölgesinde yer alan üst kısmı geniş alta doğru sivrilen yassı bir kemiktir.(İman tahtası da denir.)
Kaburga Kemikleri:
  • ...12 çifttir.
  • ...Bunlardan 7 tanesi doğrudan göğüs kemiğine bağlıdır ve gerçek kaburgalar adını alır.
  • ...8.,9., ve 10. kaburga kemikleri önce kendi aralarında birleşir,sonra 7.kaburgaya bağlanırlar.
  • ...Son 2 kaburga kemiğinin ön uçları serbesttir.Bunlara yüzücü kaburgalar denir.
  • ...Yüzücü kaburgaların ön ucunun serbest olması nefes alma sırasında diyafram kasının aşağıya doğru kasılmasına ve göğüs boşluğu hacminin artırılmasına olanak sağlar.
  • ...Kaburga kemikleri önden göğüs kemiğine ,arkadan omurganın sırt bölgesine bağlıdır.
c.)Üyeler İskeleti:
  • ...İskeletin bu kısmı omuz kemeri ve kalça kemeri ile gövdeye bağlanırlar.
Omuz Kemeri:
  • ...Önde köprücük ,arkada ise kürek kemiğinden meydana gelir.
  • ...Bir ucuyla göğüs kemiğine bir ucuyla da kürek kemiğine bağlanır.
Kalça kemeri:
  • ...Kalça,çatı ve oturga kemiklerinden oluşur.
  • ...Bu kemikler önden birbirleriyle ,arkadan da sağrı omurlarıyla kaynaşarak leğen kemiğini oluştururlar.
  • ...Bu yapı gövdeye bağlanarak karın boşluğundaki organlara alttan desteklik sağlar ve korur.
  • ...Bacaklar , gövdeye leğen şeklindeki kalça kemeri ile bağlanır.
  • Kollar; 1 pazu kemiği,1 ön kol kemiği,1 dirsek,8 el bilek,5 el tarak ,14 el parmak olmak üzere her biri 30 kemikten oluşur.
  • Bacak kemikleri 1 uyluk,1 diz kapağı,1 baldır,1 kaval,7 ayak bilek,5 ayak tarak ve 14 ayak parmak olmak üzere her biri 30 kemikten oluşur.
 
  • ...Uyluk kemiği vücudun en uzun ve en sağlam kemiğidir.
  • ...Üstte yuvarlak ucuyla kalçadaki eklem çukuruna girer.
  • ...Bacağın alt kısmında bulunan kaval,arkada bulunan kemiğe baldır kemiği denir.
  • ...Kaval kemiği üstten uyluk kemiğinin alt ucuyla diz eklemini meydana getirir.
  • ...Bir öğrenci uyluk kemiklerinden birini fırında kül haline getiriyor diğer uyluk kemiğini ise asit içinde bekletiyor.Yaptığı deneyde amaç kemikteki organik ve inorganik maddelerin yapısını incelemektir.


3.)Eklem Yapısı ve Çeşitleri:
  • ...İki kemiğin birleştiği yerlerde meydana gelen yapılara eklem denir.
  • ...İnsan vücudunda hareket yeteneklerine göre oynamaz ,az oynar(yarıoynar) ve oynamaz eklemler olmak üzere 3 çeşit eklem bulunur.
 
a.)Oynar Eklemler:
  • ...Vücudun hareket işlevini üstlenmiş kemikler arasında bulunan,tam hareketli eklemler olup kol ,bacak,kalça,boyun,omuz,dirsek ve parmak gibi kemiklerde görülür.
  • ...Bu eklemde iki kemikten birinin çıkıntısı,diğerinin girintisine uyacak bir şekile sahiptir.
  • ...İki kemiğin arasında bulunan sinovial boşluk kemiklerin rahat hareket etmesini sağlar.
  • ...Sinoviyal boşluk ,içten sinoviyal zar ile sarılıdır.
  • ...Bu zar kan ve lenf damarlarından sinoviyal sıvıyı(eklem sıvısı) süzmeye yarar.
  • ...Bu sıvı eklemlerin kaygan olmasını sağlar.
  • ...Yaşa bağlı olarak görülen eklem katılaşmaları bu süzme işinin tam yapılmamasından kaynaklanır.
  • ...Eklem kemiklerinin baş (uç)kısmında bulunan kıkırdak tabakaları(yastıklar) ,hareket sırasında kemiğin başlarının birbirine değerek aşınmasını önler.
  • ...Eklem bölgesinde bir kemikten diğerine uzanan bağ dokusundan meydana gelmiş eklem bağı(eklem kapsülü) vardır.
  • ...Bütün bu yapılar ekleme sağlamlık ve hareket kolaylığı sağlar.
  • ...Kapsülle eklem arasında kalan boşluk eklem boşluğu olarak adlandırılır.
  • ...Başta bulunan tek oynar eklem alt çene kemiğini şakağa bağlayan eklemdir.
 
b.)Yarı oynar Eklemler:
  • ...Omurlar arasında ,omurgada ve kaburgaların göğüs kemiğine bağlandığı kısımlarda görülen eklemlerdir.
  • ...Omurlar arasındaki kıkırdak diskler esneklik sağlanmasında yardımcı olur.
  • ...Omurlar birbirlerinin üzerine doğrudan binmezler,aralarında fibröz kıkırdaktan yapılmış yastık diskler vardır.
  • ...Bu omurlar ayrıca ligamentler(kirişler) aracılığıyla da birbirine bağlanmıştır.
  • ...Omurlar arasındaki disklerin kayması ile bel fıtığı denilen hastalık oluşur.
  • ...Omurlar arasında yastık diskler vardır.Yarı oynar eklemler kısmi hareketlerin yapılmasını sağlarlar.
 
c.)Oynamaz Eklemler:
  • ...Kafatası,kalça kemiği,leğen kemiği gibi iskeletin hareket etmeyen kısımlarındaki kemiklerde görülür.
  • ...Eklemleşen kemikler çok sıkı bir şekilde birbirlerine testere dişi gibi girinti ve çıkıntılarla bağlanmışlardır.
  • ...Bağlanma kemik uzantılarının birbiri içerisine iyice sokulmasıyla oluşur.
 

B.) İNSANDA KAS SİSTEMİ:
  • ...İskelet sistemiyle birlikte hareketin sağlanması vücudumuzdaki kaslar kullanılarak gerçekleştirilebilir.
  • ...İnsan vücudunda görev yapan kaslar çizgili kas,kalp kası ve düz kas olarak 3 grupta toplanır.
1.)Kasların Kasılmasını Uyaran Faktörler:
  • ...Düz kas ve kalp kasının çalışması istemsiz hareketlerin yapılmasını sağlayan otonom sinir sistemiyle, çizgili kasların çalışması ise istemli hareketlerin gerçekleştirilmesini sağlayan somatik sinir sistemiyle düzenlenir.
  • ...Çizgili kaslardaki hızlı kasılma ise miyelinli motor nöronlarla sağlanır.
  • ...Bu miyelinli motor nöronlar çizgili kas dokusu üzerinde bir çok kola ayrılarak sonlanır.
  • ...Bu sonlanma noktalarına motor uç plak adı verilir.
  • ...Bu sistem sayesinde bir motor nöronla getirilen uyartının aynı anda kas üzerindeki bir çok hücreyi uyarması sağlanmış olur.
  • ...Düz kaslarda ise çoğunlukla sadece bazı hücreler sinirlerle bağlantılıdır.
  • ...Vücudumuzun en uzun motor siniri olan siyatik sinir 650 tane bacak kası hücresini uyarabilir.
  • ...Bir kasın uyarılabilmesi için gerekli uyaranın şiddeti belli bir değerin üzerinde olmalıdır.
  • ...Kasın uyarılması için gerekli en düşük olan uyarı şiddetine eşik değer denir.
  • ...Kas hücreleri eşik değerin altındaki uyarılara tepki vermezken,bu değerin üstündeki uyarılara hep aynı cevabı verir.(Ya hep ya hiç yasası)
  • ...Kas eşik değerindeki uyarıya tüm şiddetiyle tepki gösterir.
  • Kasa eşik değerde bir uyartı geldiğinde kasılma ve gevşeme sürecinde dört evre ayırt edilir:
a.)Gizli evre(Latent):
...Kasın uyarıldığı an ile kasılmanın başladığı an arasında geçen 0,01 saniyelik süredir.
b.)Kasılma Evresi:
...Kasılmanın başladığı an ile gevşemenin başladığı an arasındaki 0,04 saniyelik evredir.
c.)Gevşeme Evresi:
...Kasın gevşeyerek ,kasılmadan önceki halini aldığı 0,05 saniyelik evredir.
d.)Dinlenme evresi:
...İnsan vücudundaki kas hücrelerinde birinci kasılmadan sonra kasın tekrar kasılabilmesi için 0,002 saniyelik bir zamanın geçmesi gerekir.
...Bu zaman dinlenme evresi olarak kabul edilir.
 
  • ...Bazen bir kas hücresine çok sık aralıklarla uyartı gönderilir.
  • ...Bu durumda kas gevşemeye fırsat bulamadan bir süre kasılı kalır.Kasların sertleşmesine neden olan bu olaya fizyolojik tetanoz denir.
  • ...Kasa sık aralıklarla çok sayıda uyartı gönderilmesi durumunda fizyolojik tetanoz durumu ortaya çıkar.
  • ...Bir insan bilincini kaybetmediği sürece iskelet kasları dinlenme anında bile, hafif kasılı durumda olur.Bu duruma ise kas tonusu denir.
  • ...Bir kas lifine arka arkaya uyartı verilirse kas gevşemeye vakit bulamaz.Kısa bir durumda kas kasılı kalır.Bu durumda kramp oluşur.Spor kramp halindeki kaslarını gevşetmek için kasa iğne batırırlar ve kası gevşetirler.Bunun nedeni iğne ile oluşan uyartının kasılmayı sağlayan uyartıdan daha fazla olmasıdır.
  • ...Kalp(Yürek) kası bir uyarımdan sonra ikinci uyarıya (arka arkaya gelen sık uyarılara)cevap vermez.Bu nedenle kalp kasında fizyolojik tetanoz görülmez.
  • ...Bir kasa verilen uyarı şiddeti arttıkça tepki şiddeti ve kastaki impuls sayısı artar.Eşik değeri ve impuls iletim hızı değişmez.
2.)Çizgili Kasların Kasılma Mekanizması:
  • ...Kas hücrelerinde kasılmayı sağlayan aktin ve miyozin proteinleri vardır.
  • ...Bu protein lifler, çizgili kaslarda açık ve koyu bantlar meydana gelecek şekilde dizilmişlerdir.
  • ...Mikroskop altında ışığı az kıran bölgeler açık renkli görünür.Açık renkli bu bölgelere izotrop bölge veya I bandı denir.
  • ...Işığı çok kıran miyozin proteinlerinin bulunduğu bölge ise koyu görünür ve Anizotrop bölge veya A bandı denir.
  • ...A bandının ortasındaki açık renkli kısım H bandı ,I bantlarının ortasındaki koyuluk ise Z çizgisi olarak adlandırılır.
  • ...İki Z çizgisi arasında kalan bölge ise kasılma birimi olan sarkomeri gösterir.
  • ...Kalp kasının çalışması kalbin yapısında bulunan özel düğümlerle düz kasların kasılması ise otonom sisteme ait sinirlerle kontrol edilir.
  • ...Çizgili kaslardaki kasılma ve gevşeme olaylarının nasıl gerçekleştiği H.E.Huxley tarafından ortaya atılan kayan iplikler hipotezi ile açıklanır.
  • ...Bu hipoteze göre kasılma sırasında ince aktin iplikleri, kalın miyozin iplikleri içerisine doğru kayarak hareket eder.
  • ...Kasılma anında A bandının boyu değişmezken , I bandı kısalır, H bandı görünmez hale gelir(kaybolur) ,Z çizgileri birbirine yaklaşır ,sarkomer ve kasın boyu kısalır,aktin ve miyozin ipliklerinin boyu değişmez,kasın hacmi değişmez,şikinliği artar,miyoglobin miktarı azalır.Kas gevşerken tersi durum görülür.
  • ...Bu olaylar sırasında enerji harcanır ve bir çok kimyasal reaksiyon gerçekleşir.
  • ...Kas kasılırken glikojen,glikoz,kreatin fosfat, ATP ve oksijen kullanılır, CO2 ,su ,kreatin,ADP, sıcaklık ve ısı oluşur.
  • ...Canlılarda enerji elde etmede kullanılan moleküller sırasıyla ATP,kreatin fosfat,glikoz ve glikojen molekülleridir.
  • ...ATP doğrudan doğruya kas kasılmasında kullanılır.
  • ...Kas hücrelerinde kullanılan enerji arttıkça kasılma şiddeti artar.
  • ...Basitten gelişmişe doğru protein yapıdaki kas iplikleri ;aktin-miyozin iplikàmiyofibrilleràkas telciğiàkas demetiàçizgili kas
  • ...Bir çizgili kas demeti dar boyunlu şişe içerisine yerleştirilditen sonra şişe su ile dolduruluyor.Sonra kas demeti elektrikle uyarılıyor.Kas kasılıp gevşerken şişe boyundaki su seviyesinde değişme olmuyor.Bu durum kasılma ve gevşemede kas hacminin değişmediğini açıklar.
3.)Kas Kasılmasının Kimyasal İşleyişi:
  • ...Kas demetine ulaşan sinirler, motor uç plakla sonlanırlar.
  • ...Uyartılara bağlı olarak sinir akson uçlarından kas üzerine asetilkolin salgılanır.
  • ...Motor uç plaktan asetilkolin salınması kasılmanın başlamasını sağlar.
  • ...Asetilkolin kas hücrelerinin endoplazmikretikulumundaki Ca (Kalsiyum) iyonlarını serbest bıraktırır.
  • ...Bu iyonlar kas içerisindeki aktin ve miyozin proteinlerinin arasına dağılır.
  • ...Miyozin üzerindeki ATPaz enzimini serbest bıraktırırlar.
  • ...Bu enzim ise ATP’nin ADP ve inorganik fosfata parçalanmasını sağlar.
  • ...Böylece kasılma için enerji açığa çıkarılmış olur.
  • ...Bu enerji aktin ve miyozin ipliklerinin birbiri içine kaymasını sağlar.
  • ...Kasta depolanmış olan ATP ,gerekli olan enerjiyi ancak bir saniyelik bir süre için karşılayabilir.
  • ...ATP’nin en kısa yoldan elde edilmesi kreatin fosfat sayesinde gerçekleştirilir.
  • ...Bunun için kreatin fosfattaki fosfat koparılarak ADP’ye takılır ve ATP üretilmiş olur.
  • ...Bu şekilde elde edilen enerji de hızlı kas hareketlerinde 2-3 saniyelik bir süre iş görebilir.
  • ...Dinlenme anında ATP harcanarak yapısındaki fosfat kreatine takılır ve kreatin fosfat üretilerek depolanır.
  • ...ATP elde etmenin diğer bir yolu ise kastaki glikojenin glikoza,glikozun da glikoliz ile ATP’ye dönüştürülmesidir.
  • ...Glikojen sindirim enzimleri ile glikozlara parçalanır.
  • ...Glikozlar oksijensiz solunumla hızla yıkılır ve sonuçta laktik asit oluşur.
  • ...Açığa çıkan enerji ile yeniden ATP sentezlenir.
  • ...Bu enerji en çok iki dakika kadar kasılmaya yeterli olabilir.
  • Glikoz + 2ATP à 2 Laktik asit + ATP
  • ...Laktik asit,sinir uçları ile kas tellerinin arasını doldurarak uyartının iletilmesini engeller.
  • ...Kanda biriken laktik asit oksijenli solunumu uyarır ve oksijenli solunumla enerji elde edilme oranı artar.
  • ...Bu solunum reaksiyonlarının sonucunda ise kandaki CO2 ve su miktarı artar.
  • ...Kas hücreleri, hızlı kasılmanın olduğu ve yeterli oksijenin gelmediği durumlarda,laktik asit fermantasyonu ile enerji üretmeye devam ederler.
  • ...Aktin ,miyozin ,miyofibril gibi kasılmayla ilgili proteinler sadece kas dokuda mevcuttur.
  • ...Laktik asit oluşumu birikimi çizgili kaslarda görülür.
  • ...Enerji üretiminde kreatin fosfat kullanımı sadece çizgili kaslarda görülür.
  • ...Çizgili kaslarda kasılma için gerekli enerji hem oksijenli hemde oksijensiz solunumdan elde edilebilir.
  • ...Kasılma şiddeti arttıkça üretilen CO2 miktarı azalır.
  • ...Kasta hareket yokken de enerji harcanır.
  • ...Çizgili kasların çalışmasını sağlayarak vücut dengesini kontrol eden yapı beyinciktir.
C.) İskelet-Kas İlişkisi:
  • ...İskelet kasları, kemiklere bağlı olarak bulunurlar.
  • ...Kasların kemiklere bağlandığı yerlere kas kirişleri veya tendonlar denir.
  • ...İskelet kaslarının az hareketli bir kemiğe bağlandığı noktaya başlangıç noktası,ekleme bağlandığı noktaya ise sonlanış noktası denir.
  • ...İskelet kasları çoğunlukla çiftler halinde çalışır.
  • ...Kol ve bacak hareketlerinde olduğu gibi birbirine zıt çalışan iskelet kaslarına antogonist kaslar denir.
  • ...Antogonist kaslar birbirine zıt olarak çalışırlar.
  • ...Örneğin; kolumuzu hareket ettiren iki kas vardır.Biri kolun vücuda yaklaşmasını (bükücü kas) diğeri ise uzaklaşmasını (açıcı kas) sağlar.
  • ...Karın ve sırt kasları ise aynı anda kasılıp gevşerler.Bunlara ise sinerjist kaslar denir.
  • ...Yemek borusunda besinlerin taşınması sinerjist kasların çalışması ile sağlanır.
  • ...Bazı kaslar ise kemikten deriye ya da yüz kaslarında olduğu gibi deriden deriye baplanabilirler.Bu bağlanış şekli mimiklerin oluşumunda etkilidir.
 
ÜNİTEYLE İLGİLİ NOTLAR:
 
  • ...Bir kasın kasılması 3 evreden oluşur.Dinlenme,kasılma ve gevşeme evreleridir.Kasılma ve gevşeme evreleri farklılık gösterir.Ortak olan kısım ise uyarının verildiği andan kasılmanın başladığı zaman arasındaki evre yani dinlenme evresidir.
  • ...Kasılmaya başlayan bir atlette kasların faaliyeti artacaktır.Bu yüzden hücredeki solunum reaksiyonlarının hızı da artacaktır.Böylece hücrenin ihtiyacı olan O2 (oksijen) miktarı ve ürettiği CO2 miktarı da artar.Bunun sonucunda dolaşum hızı da artar.Kandaki CO2 miktarının artması pH’ı düşürür.(Ortamı asitleştirir.) Bu da solunum merkezlerinin uyarılmasına ve solunum hızının artmasına neden olur.Sonuç olarak sistemlerdeki sıra kas – dolaşım -- solunum şeklindedir.
  • ...Kayan iplikler hipotezine göre bir çizgili kasın kasılması sırasında Z bantları arasındaki mesafe kısalır,H bandı kaybolur, I bantları daralır, aktin iplikler birbirine yaklaşır,ama miyozin ipliklerinin boylarında değişiklik olmaz.
  • ...Bitkilerde kökler yerçekimiyle aynı yönde, gövde ise zıt yönde hareket eder.
  • ...Bitkilerin sadece yönelme hareketlerine bakılarak akraba oldukları konusunda bir yorum yapılamaz.
  • ...Bitkilerde gövde ışığın geldiği yöne doğru,kökler ise yerçekimiyle aynı yönde yönelme gösterir.
  • ...Bitkilerde iki tür yönelim görülür.Bunlar nasti ve tropizma hareketleridir.Nasti hareketi uyaranın yönüne bağlı değildir.Tropizma hareketi uyaranın yönüne bağlıdır.Termonasti hareketi uyaranın yönüne bağlı olarak gerçekleşmez.
  • ...Devamlı ve hızlı kasılabilen kaslarda tüketilen ATP’nin tamamlanmasında sırayla kreatin fosfat-glikoz-glikojen kullanılır.
  • ...Kasa uyartı gönderildiğinde kasılıp gevşeme grafiği oluşturulur.Arka arkaya uyartı gönderildiğinde kasın gevşemesine izin verilmez ve sürekli kasılı kalır.Bu duruma fizyolojik tetanoz adı verilir.
  • ...Sarılıcı bitkilerde uzama bir desteğe bağlanarak sağlanır.Bunda amaç gövdede gerçekleşen asimetrik büyümeye karşı bükülmeye engel olmaktır.
  • ...Uyarı şiddetinin artırılmasında kasın tepkisinde bir değişiklik olmaz.(Ya Hep Ya Hiç Kuralı)
  • ...İnsan vücudunda çeşitli eklemler vardır.Bunlar,oynar ,yarıoynar ve oynamaz eklemlerdir.Örneğin kafatası eklemleri oynamaz,omurlar arası eklemler yarıoynar,diz eklemi oynar eklemdir.
  • ...Eklem sıvısı sadece oynar eklemler arasında bulunur.Bu sıvı eklem hareketini kolaylaştırır.Oynamaz eklemlerin arasında eklem sıvısı bulunmaz.Alın kemiği ile şakak kemiği de oynamaz eklemlerdir.Dolayısıyla eklem sıvısı bulunmaz.
  • ...Çizgili kaslar hızlı kasılıp gevşerler.Bu hızlı kasılıp gevşemenin sağlanabilmesi için hızla ATP kullanılması gerekir.Çizgili kas hücresi ATP’yi öncelikle kreatin fosfat ve glikozdan sağlar.
  • ...Kas kasılması sırasında kalsiyum iyonları aktin ve miyozin ipliklerinin arasında bulunarak kasın boyuna kasılmasına neden olur.Böylece kas kasılmış olur.Bu durumda H bandı görünmez hale gelir.Z çizgileri birbirine yaklaşır.A bandı değişmez.I bandı kısalır.
  • ...Kas hücrelerinde ATP üretimi için öncelikle kullanılacak moleküller kreatin fosfat,glikoz ve glikojendir.
  • ...Canlılarda hücre zarında dışarı doğru oluşmuş bulunan parmak şeklindeki çıkıntılara mikrovillus denir.Bunlar emilimde görev yaparlar.Hücrenin geçici olarak dışarı doğru oluşturdukları stoplazmik uzantılar(yalancı ayaklar) yerdeğiştirmede görev yaparlar ve besin alımında görev yapabilirler.Hücre zarının içeri doğru çukurlaşarak oluşturduğu kesecikler (pinositoz cebi) sıvı besinlerin alımında görev yapar.
  • ...Düz kasların yapısı uzun mekik şeklinde ,tek çekirdekli,çekirdekler ortada ve kasılma hızı yavaştır,çabuk yorulmazlar.Çizgili kaslar hızlı kasılabilen bol çekirdekli hücrelerdir.Kalp kası ise dallanmış kas lifleri çok çekirdekli ve hızlı kasılan hücrelerdir.
  • ...Kemiklerin sertleşmesinde özellikle kalsiyum tuzlarının kemiklerde depolanması gereklidir.Bu durumu D vitamini ve kalsitonin sağlamaktadır.Parathormon kalsiyumun kemikten kana geçişini sağladığından kemiğin sertleşmesinde etkisi yoktur.Ossein kemiğin organik ara maddesidir.Artması inorganik madde artışına neden olmayacaktır.
  • ...Kas kasılmasında Z şeritleri birbirine yaklaşır ,sinirsel uyarı gereklidir,Enerji gerektiğinden kreatin fosfat miktarı azalır,
  • ...Kas kasılmasında gerekli enerji öncelikle kreatin fosfattan sağlanır.
...Ossein kemik dokunun ara maddesi olup organik maddelerden oluşur

 

Destek ve Hareket Sistemi 1 from Ali DAĞDELEN on Vimeo.

Bitkilerde Destek ve Hareket Sistemi from Ali DAĞDELEN on Vimeo.

6. Sınıf Fen ve Teknoloji Destek ve Hareket Sistemi Konu Anlatımı from videolar on Vimeo.

 
Facebook beğen
 
Reklam
 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=