EKOLOJİ
Right Click to Save Logo

baby black rhinoceros wildlife cinemagraph animation






  • …Birim zamanda üreme sonucu populasyona katılan birey sayısı doğum oranını,birim zamanda ölen sayısı ise ölüm oranını verir.
  • …Doğum ve ölüm oranları populasyonun bulunduğu çevre şartlarındaki değişimlere göre farklılık gösterebilir.
*PopulasyonunYayılması :
  • Bir populasyondaki bireyler, çevre şartlarının etkisiyleiçten gelen hareket etme arzusu kazanır.
  • … Bu durumda populasyonun bulunduğu yerden dışarıyadoğru bir hareket gözüne çarpar.
  • … Böyle bir hareket sonucupopulasyonun bir kısmı ya da tamam mı, habitatın en uç sınırlarına kadaryapılabilir.
  • … Bu durum, populasyon yayılmasıolarak bilinir.
  • …Ekosistem içinde, populasyonların bulundukları ve yaşamlarını devam ettirdikleri bölgeler,populasyonun ekosistem içindeki habitatını gösterir.(habitat =canlının adresi)
  • …Ormanla kaplı bir yamacın,eteğinden zirvesine kadar,her katta iklim şartları göze çarpar.Buna mikroklima denir.Her mikroklimada farklı hayvanlar ve bitki örtüsü bulunur.
  • ...Malthus’un populasyonun büyümesiyle ilgili hipoteze görepopulasyon büyüklüğünü savaş,besin,hastalık ve avcı faaliyetleri etkiler.
  • …Besin miktarının sabit kalıp birey sayısının artması tür içinde rekabete neden olur.
  • …Bir ortamda dışa göç engellenip besin veriliyor.Böyle bir durumda doğum oranı başlangıçta artar,taşıma kapasitesine ulaşılır,besin sıkıntısı başlar,rekabet başlar ve çevre direnci artar.
  • Çevre direnci arttıkça da populasyon küçülür.
  • …Bir populasyonun ilerideki durumunu toplam birey sayısı belirler.
  • Populasyonlardaki üreme potansiyeli ve davranışları iç faktörlerden olup kalıtsaldır.
2.Komünite:
  • … Belirli bir alanda birbirleriyle etkileşim içinde yaşayan bitki ve hayvanların oluşturduğu topluluklara komünite denir.
  • …Komünitelerde birden fazla populasyon bulunur.Bu populasyonları oluşturan bireyler arasında sürekli bir etkileşim vardır.
  • …Bu etkileşim sonucunda komünitelerde bazı bireylerin daha fazla sayıda bireyle temsil edilmesi durumu ortaya çıkar.
  • …Diğer türlere göre komüniteye daha hakim olan bu türlere baskın türlerdenir.
  • … Karasal yaşama birliklerinde üretici olduklarından bitkiler genelde baskın türleri oluştururlar.
  • …Sucul yaşama birliklerinde ise ortam sürekli değişken olduğu için genelde bellibir tür baskınhale geçemez.
  • …Yaşama birliklerinin bulunduğu yerlerdeki çevre şartlarının değişmesine paralel olarak baskın türler değişebilir.Bu olaya süksesyon denir.
  • …Süksesyon iki şekilde gerçekleşebilir:
a.)Birincil süksesyon:
 
  • …Hiçbir canlının yaşamadığı ortamlarda doğal bir yaşama birliğinin zaman içinde meydana gelmesi durumudur.
b.)İkincil süksesyon:
 
  • …Volkan faaliyetleri,deprem,yangın ve diğer bazı faktörlerin etkisiyle yok olan baskın türlerin yerine,yeni türlerin hakim durumuna geçerek yaşama birliğinin yeniden kurulmaya başlanması şeklindeki süksesyonlardır.
3.Ekosistem:
 
  • …Belli bir bölgede etkileşim içinde yaşayan canlılar ve canlıların yaşamında etkili olan çevre faktörlerinin oluşturduğu bütüne ekosistem denir.Ekosistemlerin boyutları çok farklılık gösterir.
  • …Ekolojik kavramlar bir canlı türünü veya bütün canlıları ifade edebilir.
  • …Bir akvaryum ekosistem olabileceği gibi bir okyanus da ekosistem olabilir.
  • …Doğal bir ekosistemde aşağıda bulunan öğelerin mutlaka bulunması gerekir.
*Cansız (abiyotik) Etmenler:
 
  • …Ekosistemin bulunduğu bölgedeki su,taşlar,iklim şartları ve diğer cansız faktörlervb.
*Canlı (biyotik) Etmenler:
  • …Ekosistemin canlı kısmı olan komüniteyi oluşturan canlılardır.Bunlar ekosistemin besinini üreten fotosentetik canlılar,bitki ve hayvanlarla beslenen tüketiciler ve ölü bitki –hayvanları parçalayan ayrıştırıcı canlılardır.
  • …Ekosistemlerde bulunan canlılar arasında sürekli bir etkileşim vardır.
  •  
  • …Bu nedenle herhangi bir canlı grubunun zarar görmesiekosistemingeleceğini tehlike haline sokabilir.
  • …Ekosistemin canlı etmenleri farklı beslenme katlarını oluştururlar.
...Populasyon:Aynı türlerden oluşmuş topluluklara denir.( Örnek:Kızılcahamamdaki sarı çamlar)
...Komunite:Farklı türlerden oluşmuş canlı türleri topluluğu(Örnek:Abant gölündeki balıklar)
...Ekosistem:Canlı türleri+ cansız çevre(Örnek.:Atatürk barajı)
...Biyosfer:Ekosistemi tamamen çevreleyen yapı.
...Ekoton:Türler arasındaki sınır bölgesi.Buradaki tür sayısı en fazladır.Ekotonlarda tür çeşitliliği ve türler arası rekabetdaha fazladır.
...Mikroklima:Farklı iklim ortamları.
...Habitat:Canlının adresi yani ekosistemde yaşadığı yerdir.
...Ekolojik niş:Canlıların habitattaki görevidir.
...Ekolojik işleri aynı olan farklı türler genelde ekosistemin aynı bölgelerinde yer almazlar.
...Süksesyon:Baskın türün değişmesidir.
Karasal komunitelerde bitkiler baskın türdür.
Farklı komünitelerde farklı baskın türler bulunur.
...Flora:Bitki topluluklarına denir.
...Fauna:Hayvan topluluğuna denir.
Biyotop:Organizmaların içinde yaşadığı özel çayır,orman gibi alanlar.=n(Habitat)
  • ...Çevre direnci(besin,rekabet,predatör=av_avcı ilişkisivb.) birey sayısını azaltır.
  •  
  • ...Populasyon grafiğindesabit çizgiler büyüme hızının O olduğunu gösterir.
  • ...Aynı populasyondakibireylerde kromozom sayısı,beslenme şekli,boşaltım ürünleri,üreme şekilleri vb. aynıdır.
  • ...Yaşama alanı artarsapopulasyon büyür.
  • ...Avcı sayısı,hastalıklar,savaşlar,zehirli maddeler birey sayısını azaltır.
  • …Basitten gelişmişe doğru populasyonà>komuniteàekosistemàYaşambirlikleriàBiyosfer
  • …Av-avcı ilişkisinde (predatör) avcı azaldıkça av artar,avcı arttıkça av azalır.
III.ÇEVRE KİRLİLİĞİ:
  • …İnsanlar ve diğer canlılarçevreleriyle bir bütün halinde yaşayabilirler.
  • … Bu nedenle çevrede meydana gelecekbütün olumsuzluklar insan yaşamını da etkileyecektir.
  • … Günümüzdehızlaartannüfus ve buna bağlı ortaya çıkankentleşmeler, yaşanabilecek çevre alanınıhızla azaltabilecektir.
  • ... Bu etkilerle azalan çevre, bir de sanayi insanatıklarıylakirlenince yaşanacak cevre miktarı iyice azalmaktadır.
  • … Bu etkileşimler sonucuçevre sürekli kirlenmekte ve canlıların yaşayamayacağıbir alan haline gelmektedir.
  • … Çevre kirliliği sadece tek bir faktöre bağlı değildir.
  • … Bu nedenle hava kirliliği, su kirliliği, radyasyon kirliliği,gürültü kirliliği ve toprak kirliliği gibibeşfarklıkirlilikten söz edebiliriz.
 
A.SU KİRLİLİĞİ:
 
  • ...Yeryüzünde canlılığın devamı için gerekli olan su ,insanların faaliyetleri sonucunda sürekli kirlenmektedir.
  • ...Böylece dünyada kullanılabilir su kaynakları azalmaktadır.Su kirlenmesinin en önemli nedenleri,sanayi atıklarının ve insanların kullandığı bazı maddelerden kaynaklanan artıkların sulara karışmasıdır.
  • ...Bu etkileşimler sonucu suyun fiziksel ve kimyasal yapısı bozulmakta ve su kirliliği meydana gelmektedir.
  • ...Suların kirlenmesi,besin zinciri yolu ileinsanlarda çeşitli hastalıkları meydana getirir.
Su kirliliğinin etkileri aşağıdaki gibi sıralanabilir:
  • ...Sularda yaşayan canlıların sayısında,kirlenme sonucu azalmalar meydana gelir.Bu durumda ekosistemdeki besin zinciri zarar görür.
  • ...İçme sularına karışan artıklardan dolayı artan mikroplar iyi temizlenmemiş sularla insanlara bulaşarak hastalıklara neden olur.
  • ...Tarım için kullanılan gübreler de su kirliliğine neden olur.Evsel atıklardan,endüstriyel artıklardan ve tarımsal gübrelerden su ortamına yüksek oranda azot ve fosfor bileşikleri geçebilir.Bu bileşikler sudaki bitkisel yaşam için gübreleme etkisi yapar.Bu durumda bitki ve bazı alg türlerinin üremesi hızlanır.Kirlenmeden dolayı ortamda aşırı bitki üremesine ötrofikasyon denir.
Su kirliliğinin önlenmesi için yapılması gerekenleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
  • ...İçme suyu kaynaklarının yakınına yerleşim yapılmasına izin verilmemelidir.
  • ...Sanayi tesisleri,su kaynaklarından uzak yerlere yapılmalıdır.
  • ...Sanayi artıkları ve insanlar tarafından oluşturulan atıklar,arıtma tesislerinden geçtikten sonra sulara bırakılmalıdır.
  • ...Sulara karıştığında kalıcı kirlenmelere neden olabilecek deterjan,gübre gibi maddelerin kullanım oranları mümkün olduğunca azaltılmalıdır.
B.HAVA KİRLİLİĞİ:
 
  • ...Her nefes almamızda ciğerlerimize doldurduğumuz havada x azot, ! oksijen,%1 argon,%0.03 karbondioksit ve az orandada diğer gazlar bulunur.
  • ...Atmosferdeki bu gaz oranlarının değişmesi hava kirliliği olarak adlandırılır.Hava kirliliğinde atmosferdeki toz,duman,kükürtlü gazlar,eksoz gazları,sanayi tesislerinde oluşan artık gazlar ve diğer kirletici gazlar etkili olmaktadır.
  • ...Nüfus artışına paralel olarak ısınma için kullanılan yakıtlardan atmosfere bırakılan gazlar da şehirlerde önemli bir hava kirletici etmendir.
  • ...Hava kirliliği asit yağmurlarının oluşmasına neden olur.
Hava kirliliğinin etkilerini aşağıdaki gibi açıklayabiliriz:
  • ...Sürekli soluduğumuz havanın kirlenmesi,solunum yolu hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olur.Örneğin;astım gibi hastalıklarda kirli hava çok etkili olmaktadır.
  • ...Isınmada ve sanayide kullanılan fosil yakıtlar atmosferde birikerek asit yağmurlarının oluşmasına neden olur.Bu yağmurlar ise bitkilere zarar vererek ormanların yok olmasına neden olabilir.Bitkilerin zarar görmesi ise doğal olarak hayvanları ve insanları da etkilemektedir.
  • ...İnsanların kullandığı parfümlerden havaya karışan hidrokarbonlar,dünyayı güneş ışınlarının yakıcı etkisinden koruyan ozon tabakasına zarar vermektedir.Bu gazların etkisiyle ozon tabakasındaki delik büyümekte ve dünya güneşten gelen zararlı ışınlara karşı korumasız kalmaktadır.
  • ...Ozon tabakasının oluşmasıyla sudan karaya geçiş başlamıştır,canlı çeşitliliği artmıştır,zararlı ışınların gelişi engellenmiştir.Bu tabakanın tahrip edilmesi durumunda tersi durum ortaya çıkar.
  • ...Kirlenme sonucu,atmosferdeki karbondioksit gazı miktarının artması sera etkisine yol açmaktadır.Atmosferde birikenCO2 güneşten gelen ve yeryüzünden yansıyan ışınların geri gitmesini engeller.Bunun sonucunda dünyanın ısısı artar.Ayrıca ozon tabakası tahrip olur ve su buharı miktarı artar.Bu olaya sera etkisi denir.
  • ...Dünyanın ısısının artması,kutuplardaki buzulların erimesine,deniz seviyesinde yükselmelere ve iklim değişikliklerine neden olabilir.(küresel ısınma) Bu da ekolojik dengenin bozulmasında etkili olur.
Hava kirliliğinin önlenmesinde alınacak tedbirler şunlardır:
  • ...Havanın temizlenmesinde etkili olan yeşil alanlar koruma altına alınmalı ve yeni yeşil alanlar oluşturulmalıdır.
  • ...Sanayi tesisleri kurulurken yeterli arıtma tesisleri de kurulmalı ve zararlı gazların atmosfere karışması engellenmelidir.
  • ...Isınmada fosil yakıt kullanımı yerine doğal gaz kullanımı teşvik edilmelidir.
  • ...Yerleşim yeri kurulurken yeşil alanların tahrip edilmesi engellenmelidir.
C.TOPRAK KİRLİLİĞİ:
 
  • ...Toprak bir çok canlıyı içinde barındıran bir yapıya sahiptir.Bütün canlıların ihtiyacı olan besini üreten bitkiler toprağa bağlı olarak yaşar.
  • ...Bu ve benzeri özelikler düşünüldüğünde toprağın kirlenmesinin canlılar için zararı daha net anlaşılır.
  • ...Toprak kirliliğinin başlıca nedenleri arasında insanların yerleşim yeri açabilmek için hızla toprağa zarar vermesi gelmektedir.
  • ...Buna ek olarak evlerden atılan çöpler,endüstriyel atıkların toprağa karışması,çiftçilerin fazla gübreleme yapması da toprak kirliliğine neden olur.
Toprak kirliliğinin etkilerini aşağıdaki gibi açıklayabiliriz:
  • ...Toprakta yaşayan bir çok mikroorganizmave diğer hayvanlar kirlenmeyle hayatını kaybedebilir.
  • ...Bitkilerin gelişmesi için uygun toprak olmaması durumunda yeterli bitki örtüsü oluşmayabilir.
  • ...Toprakta biriken bazı zehirli maddeler beslenme zinciri yoluyla insanlara kadar ulaşıp bazı hastalıklara neden olabilir.
Toprak kirliliğinin önlenmesinde alınacak tedbirler şunlardır:
  • ...Sanayi tesisleri verimli tarım arazilerinin bulunduğu yerlere kurulmamalıdır.
  • ...Evsel ve sanayi atıkları toprağa zarar vermeyecek hale getirildikten sonra atılmalı veya yok edilmelidir
  • ...Bilinçsiz gübreleme,yanlış ilaçlama,yanlış sulama ve toprağı yanlış işleme engellenmelidir.
  • ...Erozyonla toprak kaybını engellemek için yeşil alanların sayısı artırılmalı var olanlar ise koruma altına alınmalıdır.
D.GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ:
 
  • ...Ses kirliliği,yaşanılan ortamda bulunan ve normalin üstünde ses çıkaran herhangi bir faktörden kaynaklanabilir.
  • ...Şehirlerde yaşayan insanlar bir yandan araba gürültüleri ,bir yandan çalışılan ortamın gürültüleri ve evdeki televizyon,radyo gibi aletlerin gürültüleri ile karşı karşıyadır.
  • ...Bu gürültü insanlarda strese ve sinir sistemi bozukluklarına neden olmaktadır.Bu şekilde etkilenen insanlarda çalışma verimi düşmekte ve iş kaybı meydana gelmeketedir.
Ses kirliliğinin etkilerini aşağıdaki gibi açıklayabiliriz:
  • ...Sürekli yüksek ses altında kalan insanlarda işitme bozuklukları meydana gelmektedir.
  • ...Yaşanılan ortamın gürültülü olması insanların çalışma verimini düşürmekte ve sinirsel bozukluklara yol açmaktadır.
  • ...Ses kirliliği insanlarda yüksek tansiyon,solunum ve dolaşım bozukluklarına yol açmaktadır.
  • ...Gürültülü ortamlar insanların yeterli uykusunu alıp dinlenmesine engel olmaktadır.
  • ...Ses kirliliğinin fizyolojik ve psikolojik etkileri vardır.Geçici ya da sürekli işitme kaybına yol açma,yüksek tansiyon,solunum ve dolaşım bozukluğu gibi faktörler fizyolojik etkilerdir.Zihinsel etkinliğin azalması,stres,uyku düzeninin bozulması,sinirlilik ve iş veriminin düşmesi ise psikolojik etkileridir.
Ses kirliliğinin önlenmesinde alınacak tedbirler şunlardır:
  • ...Gürültü kaynakları tespit edilmeli ve bunların engellenmesi için gerekli önlemler alınmalıdır.Örneğin araçların eksozlarına susturucu takmadan trafiğe çıkması yasaklanmalıdır.
  • ...Evlerdeki sesli aletlerin mümkün olan en az ses düzeyinde çalıştırılmasına özen gösterilmelidir.
  • ...Sanayi tesisleri şehir dışına kurulmalı ve bu tesislerin gürültülü bölümlerinde çalışanlara kulaklık taktırılmalıdır.
E.RADYASYON KİRLİLİĞİ:
 
  • ...Radyasyonbazı maddelerin yaydığı ışınlardan meydana gelir.Duyu organlarımızla radyasyonu algılamamız mümkün değildir.
  • ...Bunun için radyasyon ölçen özel cihazlar geliştirilmiştir.Doğada 2 şekilde radyasyon yayılmaktadır:
Doğal radyasyon:
 
  • ...Güneşten ve uzaydan gelen ışınlardan kaynaklanan ve yeryüzünde var olan bazı kayaçlardan yayılan radyasyondur.
Yapay radyasyon:
 
  • ...İnsanlar tarafından enerji elde etmek için kullanılan radyoaktif maddelerden ve nükleer silahlardan ortama yayılan radyasyondur.
Radyasyonun etkileri:
 
  • ...Radyasyon insanlarda çeşitli kanserlere ve ölüme neden olmaktadır.
  • ...Radyasyona maruzkalmışinsanlarda kalıtsal hastalıklar meydana gelmektedir.
  • ...Toprakta ve havada bulunan radyasyon canlıların yaşamını olumsuz yönde etkilemekte ve ekolojik dengeyi bozmaktadır.
  • ...Nükleer patlamalar hem toprak hem de havada kalıcı kirlenmeye neden olur.
Radyasyondan korunma yolları:
 
  • ...Enerji üretmek için kullanılan nükleer santrallerde kazalara karşı gerekli önlemler alınmalıdır.
  • ...Nükleerartıklar gelişigüzel yerlere atılmamalı ve mümkün olduğu kadar çok oranda yok edilmelidir.
  • ...Dünya uluslarının nükleer silah üretmeleri anlaşmalarla engellenmeli ve savaşlarda nükleer silah kullanımı yasaklanmalıdır.
  • ...Nükleer enerjinin kullanılması ile ilgili kesin kurallar belirlenmeli ve uymayanlar cezalandırılmalıdır.
  • ...Nükleer santraller uygun şekilde yapıldıklarında çevre kirliliğine neden olmazlar.
IV. ÇEVRENİN KORUNMASI:
 
  • ...İnsanın yaşadığı çevreyi koruması her şeyden önce kendi geleceği için önemlidir.Bu nedenle insanlara çevre koruma bilinci verilmeli ve bu konuda eğitim seminerleri düzenlenmelidir.
A.EROZYON VE ÖNLENMESİ:
 
  • ...Erozyon toprağın yağmur ve rüzgarla aşınarak sulara karışmasıdır.Bu olay nedeniyle ülkemizde her yıl büyük oranlarda toprak kaybı meydana gelmektedir.
  • ...Erozyondan korunmak için toprağın aşınmasını önleyen ağaçlarla boş alanlar ağaçlandırılmalıdır.Tarım uygunalanlarda yapılmalı,tarım alanı açmak için ormanlar tahrip edilmemelidir.
  • ...Çiftçilerin yanlış sulama yapması engellenmeli ,tarım alanları üzerine ev ve sanayi tesisleri kurulmamalıdır.
  • ...Her yıl çok miktarda toprak,erozyonla sulara karışmaktadır.
  • ...Yangınlar ormanları yok ederek erozyona zemin hazırlar.
Erozyonun önlenmesi için alınması gereken önlemlerden bazıları şunlardır:
  • ...Yanlış ekim ,sulama,toprak işleme uygulamaları önlenmeli.
  • ...Zarar gören bitki örtüsünün yerine yenisinin dikilmeli.
  • ...Ormandaki tahribat önlenmeli.
  • ...Var olan bitki örtüsü korunmalı ve yenileri ekilmeli.
  • ...Verimli toprak yüzeyinin ev yapımında kullanılması önlenmeli.
  • ...Ağaçlandırma kampanyaları düzenlenmeli.
B.DOĞAL KAYNAKLARIN DENGELİ KULLANILMASI:
 
  • ...Hayatımızı devam ettirmek için bir çok doğal kaynağı kullanmak zorundayız.Kullandığımız doğal kaynaklar yenilenebilir ve yenilenemez olarak iki gruba ayrılırlar.
  • ...Daimi kaynaklar ( güneş enerjisi,rüzgarlar,gel-gitakan sular)
  • ...Yenilenebilir kaynaklar (temiz hava,temiz su,verimli toprak, bitki vehayvanlar vb.)
  • ...Yenilenemez kaynaklar (petrol,metalik mineraller,metalik olmayan mineraller)
  • ...Bu kaynakları mümkün olduğu kadar geri dönüşümlü hale getirmenin yollarıaranmalı ve doğal kaynakların devamlılığı sağlanmalıdır.
  • ...Örneğin; evsel organik atıkların belli işlemlere tabi tutulduktan sonra gübre olarak kullanılması sağlanmalıdır.
  • ...Dünyada atıkların geri dönüşümü ile ilgili bir çok çalışma yapılmaktadır.
 
ÜNİTEYLE İLGİLİ NOTLAR:
 
  • ...Bir liken birlikteliği ototrof bir canlı olan yeşil su yosunu ve heterotrof bir canlı olan mantardan oluşmaktadır.Yeşil su yosunu (yeşil alg)
  • fotosentez yaparak mantara besin ve oksijen sağlar.Mantar da su yosununa su,karbondioksit verir ve onu korur.Liken birliğini ayırdığımızda mantarın yaşamını devam ettirebilmesi için ortamda besin olması gereklidir.Eğer ortamda besin yoksa mantar ölür.Yeşil alg( su yosunu) için bu şart değildir.
  • ...Bir arada yaşayan iki canlı türünden birisi diğeri üzerinden besleniyorsa bu canlıların birisindeki değişiklik diğerini etkilemektedir.Avcı sayısındaki artış av sayısını azaltır.Eğer av sayısı azalırsa bu avcı sayısında da azalmaya neden olur.
  • ...Canlıların vücut büyüklüğü arttıkça vücut yüzeyi ve hacmi de birlikte artmaktadır.Hacimdeki artış daha fazla enerji kazanmasını sağlar.Yüzeydeki artış ise hacim miktarındaki artışa göre daha azdır.Böylece daha az ısı kaybedilir.Yani büyük vücutlu canlı küçük vücutlu canlıya göre daha fazla ısı üretir ama daha az ısı kaybeder.Bu durum canlıların kutup yaşamına uyum sağlaması içindir.
  • ...Böcekçil bitkiler azotça fakir topraklarda yaşadıkları için azot ihtiyaçlarını böceklerini sindirerek karşılarlar.Bu bitkiler renk ve kokularıyla böcekleri çekerek üzerine konmalarını sağlarlar.Böcek bitkinin üzerine konduğu anda kapan şeklindeki yapraklar kapanır.Bu bir ırganım yani nasti hareketidir.Daha sonra böceğin üzerine enzim salgılanır ve böceğin vücudunda bulunan proteinler parçalanır.Böylece proteinler hücre zarından geçebilirler.Hücre içine alınan aminoasitler birleştirilerek bitki için gerekli olan proteinler sentezlenir.
  • ...Büyüme hızı=Doğum oranı-Ölüm oranı
  • Eğer bir populasyonda doğum oranı yüksekse populasyon hızla büyüyor demektir.Doğum oranı populasyonda bulunan canlıların yaşı ile orantılıdır. Üreme yaşındaki birey sayısı eğer yüksekse o populasyonun hızlı büyümesi beklenir.
  • ...Çevre koşullarının değişmesi canlı sayısını da değiştirir.
  • ...Tenyalarda sindirim sistemi gelişmemiştir.Çünkü tenya ince bağırsaklardan sindirilmiş besini difüzyonla alır.Deri hücreleriyle beslenen uyuz böceği ve kenede sindirim sistemi gelişmiştir.Çünkü kene kanda bulunan proteinleri ve kan hücrelerini sindirmek zorundadır.Aynı şekilde uyuz böceği de hücreleri sindirip gerekli olan maddeleri hücre içine almak zorundadır.
  • ...Besin zinciri üretici,tüketici ve ayrıştırıcılardan oluşur.Besin zincirinin en alt basamağında üreticiler,daha sonra sırasıyla birincil,ikincil,üçüncül tüketiciler bulunur.Uzun yıllardır kullanılmış ilaç ilk olarak üreticilerin vücudunda depolanır.Besin zincirinden üst basamaklara doğru gidildikçe depolanan ilaç miktarı (zehir miktarı) artar.
  • ...Populasyonların büyüme hızı belirli bir zaman aralığında birey sayısındaki artışa göre hesaplanır.Populasyonun büyüme hızıyla bireylerin vücut ağırlığı ve boy uzunluğunun bir ilgisi yoktur.
  • ...Güneş enerjisi ototrof canlılar (algler,bitkiler) tarafından kullanılarak besine dönüştürülür.Bu besinler ilk olarak birincil tüketiciler(küf mantarı,otoburlar gibi) t6arafından kullanılır.Bitki virüsleri de doğrudan bitki üzerinden beslendikleri için bu enerjiden ilk olarak yararlanırlar.Kan parazitlerinin bu enerjiyi kullanabilmesi için önce besinin bir hayvana geçmesi gerekir.Yani besin zinciri düşünüldüğünde en uzun zaman kan parazitlerinin kullanabilmesi için gerekli zamandır.
  • ...1950 yılında DDT’nin kullanılması ile tarım zararlıları yok edilmiştir.Böylece tarım ürünlerinden yüksek verim alınmıştır.20 yıl boyunca tarım ilacı kullanılmasıyla ortamdaki yararlı böcekler de yok olmuştur.Toprakta biriken DDT sulara karışmış ve sonuçta tatlı su balıklarının sayısı azalmıştır.Böceklerin yokolması kurbağa sayısını da azaltmıştır.Kurbağaların azalması sivrisinek sayısını artırmış ve sıtma hastalığı artmıştır.
  • ...Bir ekosistemde zehirli maddelerin çevredeki oranı çok az bile olsa besin zincirini oluşturan canlıların dokularında birikerek maddenin canlı dokulardaki oranı yüksek değerlere çıkar.Bir besin zincirinde zehirli bir maddenin birikimi üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe artar.
  • ...Likeni oluşturan alg ve mantar arasında karşılıklı fayda esasına dayanan bir ilişki vardır.Bu 2 canlı gelişimlerini eş zamanlı olarak devam ettirirler.Birinin gelişiminin artması diğerinin de artışına sebep olur.
  • ... Aşırı avlanma durumunda geyik sayısı azalmış ve besin miktarı artmıştır.Av yasağı durumunda ise geyik sayısı hızla artar,besin miktarı azalır.
  • ...Bir ekosistemde oksijen üreten canlılar fotosentetik canlılardır.Bu yüzden oksijen miktarının azalması fotosentetik canlıların sayısının azalmasına bağlıdır.
  • ...Bir populasyonda yaşama alanı daralırsabirey sayısı da azalır.
  • ...Populasyonları doğum ,ölüm,içe göç dışagöç,besin miktarı,salgın hastalıklar,savaşlar,doğal afetler,yaşama alanı,rekabet,artık miktarı etkiler.
  • ...Bir populasyonda yaşayabilen maksimum birey sayısına taşıma kapasitesi denir.
  • ...Doğum oranının artmasıbirey sayısının artmasına neden olur,besin miktarının azalması birey sayısının azalmasına neden olur.
  • ...Bir enerji piramidinde yukarı doğru çıkıldıkça toplam birey sayısıve enerji miktarı azalır.Her seferinde ’luk enerji aktarılır.Canlılar arasında enerji akışı sadece besin yoluyla gerçekleşir.Her hangi bir basamaktaki canlı sayısıdeğişirse bu durum hem altındaki hemde üstündeki seviyedeki enerji miktarını etkiler.
  • ...Çürükçül canlılarda sindirim enzimleri hücrelerin içinde üretilir ve dışarı salgılanarak hücre dışı sindirim gerçekleşir.Sindirilen besinler hücre içine alındıktan sonra solunumda ve diğer metabolik olaylarda kullanılır.Hücre içinde oluşan metabolik atıklar ise hücre dışına atılır.
  • ...Bir ekosistemde besin miktarının artması ve rekabete giren canlı türlerinin azalması populasyonun taşıma kapasitesini artırır.Kullanılan besin çeşidinin azalması ise taşıma kapasitesini azaltır.
  • ...Bir bölgede orman örtüsü tamamen yok olmuş ise;o bölgedeki birincil tüketici (otobur sayısı) da azalır.Buna bağlı olarak etoburların sayısı da azalır.Ağaçlar yok olduğu için fotosentezle üretilen oksijen miktarı da azalır.Topraktaki suyu ağaç kökleri tuttuğu için tutulan su miktarı azalır,birim alanda aşınan toprak miktarı artar.
  • ...Ayrı ortamlarda ayrı zamanlardabenzer artış gösteren canlı grupları aynı ortama konulduklarında önce aynı hızda artış gösterirken daha sonra azalma olur.Bunun nedeni besin için rekabet etmeleridir.Diğer sebep ise artık maddeler(zehir) in etkisi olabilir.
  • ...Bir gölde artık madde miktarı artarsa besin piramidindeki basamak sayısı azalır.
  • ...Havadaki gaz halindeki azot baklagillerin köklerinde yaşayan rhizobium bakterileri tarafından amonyağa dönüştürülür.Daha sonra amonyak kemosentetik bakteriler tarafından nitrat ve nitrit tuzlarına dönüştürülür.Bu mineral tuzlar bitkiler tarafından topraktan alınıp canlıların yapısına katılmış olur.Canlıların ölümünden sonra saprofit bakteriler devreye girip cesetleri parçalayarak amonyak oluştururlar.En son aşamada ise denitrifikasyon bakterileri devreye girip azotun tekrar havaya dönmesini sağlar.
  • ...Kapalı bir sistemde CO2ve serbest azot(N2) miktarının azalması için nitrifikasyon bakterilerininve fotosentez yapan ototrof yapan bir canlının bulunması gerekir.Baklagiller fotosentezle oksijen ( O2) üretirkenhavada CO2 miktarını azaltırlar.Köklerinde yaşayan bakteriler ortamdaki serbest azotu tutarlar.Nitrifikasyon bakterileri de amonyağın azotlu mineral tuzlara dönüşmesini sağlar.
  • ...Proteinlerin amonyağa dönüşmesi bir kokuşma olayıdır ve bu olayı çürükçül canlılar gerçekleştirir.
  • ...Ortak yaşam iki canlının karşılıklı yarar (mutualizm) zarar vermeden tek taraflı yarar (kommensalizm) ve zarar vererek tek taraflı yarar(parazitizm) şeklinde olabilir.
  • ...Çürükçül canlılar organik moleküllerin inorganik moleküllere dönüşünü sağlayarak ekosistemin devamlılığını sağlarlar.
  • ...Karınca türü ile yaprak biti arasında karşılıklı yarar içeren bir ilişki vardır.Bu,mutualizme örnektir.
  • ...Parazit canlıların sindirim enzimleri gelişmediği için ortamdan hazır,sindirilmiş besin alırlar.
  • ...Azotça zengin sularda özellikle alg populasyonunda artış görülür.Bu canlıların çıkardığı salgılarsa kayganlaşmaya neden olur.
  • ...Proteinlerin amonyağa dönüşümü çürükçül bakterilerde, amonyağınnitrata dönüşmesi ise nitrifikasyon bakterileri ile gerçekleştirilir.
  • ...Termit ile selüloz sindiren canlılar arasında karşılıklı yarara dayalı mutualist bir ilişki vardır.
  • ...İnorganik bileşiklerden organik besleyen canlılar ototrof canlılardır.Bu canlılar fotosentez yada kemosentez reaksiyonlarıyla besin üretimini gerçekleştirirler.Heterotrof canlılar besinlerini dışarıdan hazır olarak alırlar.Karnivor etle beslenen herbivor otla beslenen ,omnivor ise her çeşit besinle karışık beslenen canlılardır.
  • ...Yeşil bitkiler özellikle protein yapımı için ihtiyaç duydukları azotu topraktan karşılar.Azot döngüsüne göre toprağın azot kaynağı ise atmosferdeki azotu yakalayıp bitkilerin kullanabileceği hale getiren bakterilerdir.Bu bakteriler özellikle baklagil köklerinde (bakla,fasulye gibi) köklerinde bulunur.Sonuç olarak azot bakımından fakir bir topraktaki azot miktarını arttırmak için bakla ekilmelidir.
  • ...Parazit(asalak) yaşayan canlılar gerekli olan besinleri hazır olarak üzerinde yaşadıkları konak canlıdan alırlar.Çürükçül yaşayan canlılar ise hücre dışı sindirim yaparakbeslenirler.Hücrelerinin dışına enzim salgılayarak büyük moleküllerin sindirilmesini sağlarlar.Daha sonra sindirilmiş besinleri hücre içine alırlar.Sonuç olarak asalak yaşayan canlıların sindirim yapıları ve enzimleri gelişmemiştir.Tam tersine çürükçül yaşayan canlılarda sindirim yapıları ve enzimleri gelişmiştir.Bu yüzden çürükçül yaşama doğru evrimleşen bir canlının enzim sistemini geliştirmesi gerekir.
  • ...Mantarlar ve asalak bakteriler heterotrof canlılardır.Yani besinleri başka organizmalar üzerinden elde ederler.Eğrelti otları ve su yosunları ise fotosentez yaparlar.Yani kendi besinlerini kendileri ürettikleri için ototrofturlar.Böcekçil bitkiler ise fotosentez yaparlar.Kendi besinlerini kendileri ürettikleri için ototrofturlar.Ancak azotça fakir topraklarda yaşadıkları için azot ihtiyacını böceklerden elde ederler.Bu bakımdan heterotrofturlar.
  • ...İnsan bağırsağında yaşayan tenya gibi parazitler besinlerini sindirilmiş olarak ortamdan alırlar.Bu yüzden sindirim sistemine sahip değildirler.Basit yapılı bir canlı olması ve güvenli bir ortamda bulunması nedeniyle sindirim sistemi de iyi gelişmemiştir.Yalnızca üreme sistemi iyi gelişmiştir.
  • ...Yıllık ortalama yağışın daha fazla olduğu yerlerde yağmur ormanlarına daha fazla rastlanır.
  • ...Hayvanların sosyal grup oluşturmasında en önemli faktör üremedir.

EKOLOJİYE GİRİŞ VE BESLENME İLİŞKİLERİ:
 
·..Bütün canlıların içinde yaşadığı ortama çevre denir.
·...Canlı içinde yaşadığı çevreyle sürekli iletişim halindedir.Canlıların birbirleriyle ve yaşadıkları çevreyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalına ekoloji denir.
·...Doğal ortamlarında yaşayancanlılar arasındaki etkileşimlerde sürekli bir denge vardır ve bu denge sayesinde çevreye zarar verilmez.
·...Doğal ekosistemlerin bulunduğu ortamlarda insan nüfusunun artması kentlerin düzensiz olarak büyümesine ve zararlı artıkların birikmesine neden olmakta,sonuçta yeşil alanların oranı hızla azalmaktadır.
A.ÇEVRENİN CANSIZ VE CANLI ETMENLERİ:
  • ...Çevre canlı (biyotik) ve cansız(abiyotik)faktörlerin bir arada bulunmasıyla oluşan bir bütündür.
  • ...Cansız faktörler ışık,sıcaklık,toprak,su,mineraller,pH ve iklim şartları olarak sıralanabilir.
  • ...Canlı etkenler ise üreticiler,tüketiciler ve ayrıştırıcılar olarak üç gruptatoplanabilirler.
1.Cansız (abiyotik) etmenler:
  • ...Canlıların sürekli etkileşim içinde bulundukları çevre faktörleridir.
a.)Işık:
 
  • ...Dünyanın doğal ışık kaynağı güneştir.
  • ...Güneşten gelen ışınlar bitkiler tarafından fotosentez yoluyla besin yapımında kullanılarak kimyasal enerjiye çevrilir.
  • ...Işık ayrıca bazı hayvanların üreme dönemlerinin düzenlenmesinde ve göç zamanlarının ayarlanmasında da etkilidir.
b.)Sıcaklık:
 
  • ...Canlıların yeryüzüne dağılımını ve yoğunluğunu belirleyen önemli bir etkendir.
  • ...Her canlı türü belli bir sıcaklık aralığında hayatını devam ettirir.Bu nedenle sıcaklığın uygun olduğu tropik bölgelerde çok fazla tür çeşidine rastlanırken kutuplarda ve çöllerde daha az tür yaşamaktadır.
  • ...Dünyanın ısı kaynağı olan güneş,canlılar için gerekli olan ısıyı üretir.
  • ...Canlılardaki enzimatik reaksiyonlar ancak belli sıcaklık derecelerinde gerçekleşebilir.
  • ...Bazı canlılar(yılanlar ,kurbağalar,balıklar vb.) vücut sıcaklıklarını çevreye göre ayarladıklarından(soğukkanlı canlılar) soğuk havalarda kış uykusuna yatmak zorunda kalırlar.
c.)İklim:
  • ...Belli bir bölgede uzun süre hakim olan atmosfer koşullarına iklim denir.Canlıların yaşaması iklim şartlarına uyum sağlamasına bağlıdır.
  • ...İklim şartlarının elverişli olduğu bölgeler,bitki ve hayvanların çoğalmasına uygun ortamlar olduğu için bu bölgelerde canlı sayısı fazladır.
  • ...Yeryüzünün farklı bölgelerinin farklı miktarda ısınması,hava akımlarına ve okyanuslarda su akımlarına neden olur.Bu akımlar ile atmosferin ısı dağılımı bir miktar dengelenmiş olur.
 
d.)Toprak ve mineraller:
  • ...Bitkiler toprağa bağlı olarak yaşayan canlılardır.Topraktan aldıkları mineralleri kullanarak hem kendi hayatsal olaylarının devamını sağlamakta,hem de diğer canlıların ihtiyacı olan besinleri sentezlemektedirler.
  • ...Bir çok mikroorganizmanın yaşam ortamı da topraktır.Toprakta bulunan mineraller hiçbir canlı tarafından doğrudan sentezlenemez.
  • ...Her canlı mineralleri ya topraktan alır ya da daha önceden topraktan almış olan diğer canlıları yiyerek mineral ihtiyacını karşılar.
  • ...Mineraller canlı vücudundaki bir çok molekülün yapıtaşıdır.
  • ...Hücrelerde biyolojik reaksiyonları gerçekleştiren bir çok enzimin çalışması,bazı minerallerin enzim yapısına katılmasına(kofaktör) bağlıdır.
  • ...Mineral tanecikleri ile humus karışarak toprağı meydana getirir.Rüzgar,sıcaklık ve suyun aşındırıcı etkileri dünyanın yüzeyini kaplayan kayaların zamanla parçalanması,toprağı oluşturan mineral taneciklerinin ortaya çıkmasına neden olur.
  • ...Rüzgar ,sıcaklık ve suyun aşındırıcı etkileri dünyanın yüzeyini kaplayan kayaların zamanla parçalanmasına ve toprağı oluşturan mineral taneciklerinin ortaya çıkmasına neden olur.Kayaların üzerinde yaşayan küçük bitkiciklerin zamanla ölmesi ve sonuçta çürümesi ile humus denilen organjk madde ortaya çıkar.Mineral tanecikleri ilehumusun karışımından toprak meydana gelir.
e.)Su:
 
  • ...Canlılığın devamı suya bağlıdır.Su, hücre içi reaksiyonların gerçekleşmesi için uygun bir ortam oluşturur.Suyun olmadığı yerlerde hjç bircanlının yaşaması mümkün değildir.
  • ...Yeryüzündeki suyun kaynağı atmosferden gelen yağmur ve kar sularıdır.
  • ...Bu sular yerden buharlaşmakta ve yoğunlaşma sonucu tekrar yeryüzüne yağmur ve kar olarak dönmektedir.
  • ...Yeryüzünde bulunan içme suyu kaynakları insanların bilinçsizce yerleşim yeri açmaları ve sulara bıraktıkları artık maddeler nedeniyle sürekli azalmaktadır.
  • ...Bu durum sonraki yıllarda suyun değerinin daha da artacağını ve insanların yeterli su bulmada zorluklarla karşılaşılacağını göstermektedir.
  • ...Yeryüzünün ¾’ü sularla kaplıdır.
f.)pH:
  • ...Belirli bir bölgede bulunan toprak,su ve diğer kimyasal maddelerden kaynaklananortamın asitlik ve bazlık derecesi pH’ı gösterir.
  • ...Ortamın pH değeri canlıların yaşamında etkilidir.Bir çok canlı grubu pH’ın nötr olduğu ortamlarda yaşamaya uyum sağlamıştır.
  • ...pH değeri canlı vücudundaki kimyasal reaksiyonların gerçekleşmesini sağlayan enzimlerin çalışmasında etkilidir.Enzimler ancak belli pH aralıklarında reaksiyonları gerçekleştirirler.
  • ...Bol yağış ala bölgelerdeki topraklar,örneğin Karadeniz bölgesi toprakları oldukça asidiktir.
2.Canlı (Biyotik) Etmenler:
  • ...Ekosistemlerde bulunan üretici,tüketici ve ayrıştırıcı canlılar biyotik etmenler olarak adlandırılır.
  • ...Canlılar arasındaototrof-heterotrof ilişkisinden başka belirli bazı yaşama yaşama ve beslenme biçimleri vardır.
a.)Üreticiler (Ototrof canlılar):
  • ...İnorganik maddelerden organik madde üreterek bütün canlıların besin ihtiyacının karşılanmasını sağlayan canlılardır.
  • ...Bunlar fotosentez yapabilen yeşil bitkiler ,fotosentetik bakteriler ve kemosentezle ışıksız ortamda besin üretebilen bakterilerdir.
  • ...İnorganik maddeleri kullanarakkendi besinini üretebilen bu canlılaraototrof canlılar denir.
  • …Fotoototroflar ışık enerjisini kullanarak inorganik maddelerden organik besin üretirken ,kemoototroflar inorganik maddelerin oksidasyonu sonucunda açığa çıkan enerjiyi kullanarak inorganik maddelerden organik besin üretirler.
b.)Tüketiciler (Heterotrof canlılar):
  • ...Besinlerini dış ortamdan hazır olarak alan canlılardır.Bu şekilde beslenen canlılara heterotrof canlılar denir.
  • ...Etçil ve otçul olan hayvanlar ,mantarlar ve bakterilerin çoğu heterotrof olarak beslenirler.
• Otçullar (Otoburlar = Herbivorlar) = 1. Dereceden Tüketiciler :
İhtiyaçları olan besin maddelerini ve enerjiyi üreticilerden yani yeşil bitkilerden karşılayan canlılardır.
• Koyun, keçi, inek, et, eşek, geyik, fil, zürafa, zebra, (maymun), sincap, tavşan.
Fil otçuldur ama geviş getirmez.

• Etçiller (Etoburlar = Karnivorlar) = 2. Dereceden Tüketiciler :
İhtiyaçları olan besin maddelerini ve enerjiyi diğer hayvanları (otçul ve diğer etçilleri) yiyerek karşılayan canlılardır.
• Aslan, kaplan, köpek, kurt, tilki, sansar, kartal, şahin, baykuş, atmaca, kertenkele, timsah, köpek balığı, yılan.

• Hem Etçil Hem de Otçullar (Hepçiller = Omnivorlar) = 2. Dereceden Tüketiciler :
İhtiyaçları olan besin maddelerini ve enerjiyi hem üreticileri yani yeşil bitkileri hem de diğer tüketicileri yani hayvanları yiyerek karşılayan canlılardır.
• İnsan, ayı, maymun, kuşların büyük bir bölümü, kaplumbağa, bazı balıklar, fare, domuz.
c.)Ayrıştırıcılar(Saprofit=Çürükçül canlılar):
  • ...Ölen bitki ve hayvan artıklarını parçalayarak besinlerin tekrar ekosisteme dönmesinisağlayan bakteri ve mantarlardır.
  • ...Bunlar dış ortama salgıladıkları enzimlerle organik artıkları inorganik maddelereparçalayarak diğer canlıların tekrar kullanabileceği hale getirirler.
  • ...Ayrıştırıcı(saprofit) canlılarölen bitki ve hayvanlardakiorganik artıkların parçalanmasını sağlayarak madde döngülerinin gerçekleşmesinde etkili olurlar.
  • …Yeşil bitkilerin fotosentez için gerekli inorganik madde ihtiyacı ayrıştırıcılar tarafından ve topraktakimineral maddelerden karşılanır.
  • …Mayalar,paslar,küfler,şapkalı mantarlar ve bazı bakteriler katı besin alamazlar.Besinlerini bitki ve hayvan artıklarından eriyik halinde alırlar.Bu beslenme türü saprofit beslenme türüdür ve madde döngüsünde çok önemlidir.
 


B.DOĞADA MADDEVE ENERJİ AKIŞI:
  • ...Herhangi bir yaşama birliğini oluşturan canlılar ve enerji ihtiyacını karşılama yönüyle birbirlerine muhtaçtırlar.
  • ...Çünkü hayatın devamı için gerekli olan beslenme ihtiyacı,canlıların birbirini yemesiyle sağlanır.
  • ...Ototrof beslenen bitkiler güneş enerjisini canlıların kullanabileceği kimyasal enerjiye çevirir.
  • ...Böylelikle cansız sistemden canlı organizmalara enerji aktarımını sağlamış olurlar.
  • ...Otla beslenen hayvanlar bitkileri yiyerek hem kendi ihtiyacı olan enerjiyi karşılarlarhem de kendileriyle beslenen etçil hayvanların besin kaynağı olurlar.
  • ...Bitki ve hayvanlarda depo edilen besin enerjisi bu canlılarınölmesiyle ziyan olmaz.
  • ...Topraklarda ve bu canlıların üzerinde yaşayan bakteri ve mantarlar onları parçalar.Böylece organik besinlerin ve minerallerin yaşama birliğine geri dönmesi sağlanmış olur.
  • ...Bu sistem sayesindedoğal ekosistemdeki maddeler döngülü olarak kullanılır ve her canlı kendisine gerekli olan organik maddeleri almış olur.
  • ...Yaşamabirliklerini oluşturan canlılar arasındaki bu denge sadece insanların etkileriyle bozulabilir.Çünkü insanlar kendi ihtiyaçlarını karşılamak için diğer canlıların yaşama alanlarını işgal edebilmektedir.
  • ...Başlangıçta zararı hemen hissedilmese de ekolojik dengeyi bozacak her şey sonunda insanın kendisinezarar verecektir.
  • ...Aynı türe ait bireylerde gen yapıları birbirine benzer.
  • ...CO2 indirgenmesi=CO2 özümlemesi =CO2 asimilasyonu=FOTOSENTEZ
 
CANLILARDA BESLENME İLİŞKİLERİ:
  • ...Beslenme ilişkilerine göre canlılarototrof, heterotrofve hem ototrof hem de heterotrof olanlar olarak gruplandırılır:
A.)OTOTROF BESLENEN CANLILAR:
 
  • ...Kendi besinlerini üretebilencanlılardır.Bu özelliklerinden dolayıüretici organizmalarolarak da adlandırılırlar.
  • ...Ototrof beslenen yeşil bitkiler güneş ışığı yardımıyla havadan aldıkları CO2’i topraktan aldıkları suyla birleştirerekorganik besin üretirler.
6CO2+ 6 H2O àGlikoz(Besin=C6H12O6)+6O2(FOTOSENTEZ)



Glikoz(Besin=C6H12O6)+6O2à6CO2+ 6 H2O(SOLUNUM)
·...Bazı bakteriler klorofilleri sayesinde fotosentez yaparak besin üretebilirler.Besinlerini bu şekilde üreten canlılara fotosentetik ototroflar denir.
·…Fotosentetik canlılar güneş ışığındaki enerjiyi kimyasal bağ enerjisine dönüştürür.
·…Bütün fotosentetik canlılarda CO2 kullanma ve glikoz sentezi ortaktır.
·...Bazı ototrof bakteriler ışıksız ortamda da havanın karbondioksitini ve suyu kullanarak glikoz sentezleyebilirler.Bu şekilde besin üreten canlılara kemosentetik ototroflardenir.

·...Demir,nitrit,nitrat ve sülfür bakterileri kemosentetik bakterilerdir.Kemosentez sayesinde doğadaki azot döngüsünün devamlılığı sağlanır.
·...Böylece topraktaki azot bitkilerin kullanabileceği azot tuzlarına dönüşmüş olur.
B.) HETEROTROF BESLENEN CANLILAR:
 
·...Besinlerini dışarıdan hazır olarak alınan canlılardır.Besinlerini hazır aldıkları için tüketici canlılar olarak da adlandırılırlar.
·...Mantarlar,hayvanlar ve birçok bakteri heterotrof olarak beslenirler.
·...Hazır besin alan canlılar besinlerini temin etme şekline göre üç gruba ayrılır:
a.)Holozoik Beslenme:
 
·...Besinlerini katı parçalar halinde alan canlılardır.
·...Bu canlılar gelişmiş sistemlere sahiptirler.
·...Besin kaynağına göre üç gruba ayrılır:
1.) Otobur (Herbivor) Canlılar:
·...Besin kaynağı olarak üreticidurumdaki bitkileri kullanan hayvanlardır.Örneğin; inek,deve,koyun vb.
·...Sindirim kanalları karnivorlara göre daha uzundur.
·...Sindirim kanallarında selülozu sindirici enzim üreten bakteriler bulunur.
·...Ağızlarında çiğneyici azı dişleri daha fazladır.
2.)Etobur (Karnivor) Canlılar:
·...Besin kaynağı olarak hayvanları yiyen canlılardır.Örneğin; aslan,kurt,kartal vb.
3.Karışık beslenen (omnivor) Canlılar:
·...Besin kaynağı olarakhem hayvanları hem de bitkileri kullanan canlılardır.Örneğin; tavuk,domuz,ayı,maymunvb.
b.) Saprofit Beslenme:
 
·...Besin kaynağı olarak ölü bitki ve hayvanları kullanan canlılardır.Bu şekilde beslenme bakteriler ve mantarların çoğunda görülür.
·...Saprofit beslenen canlılar organik artıkları çürüterek besin döngüsünün devamlılığını sağlarlar.Maya hücreleri saprofit beslenebilirler.
·…Toplu hayvan ölümlerinin yükselmesi ve tür yoğunluğunun artması sonucunda saprofit bakterilerin sayısı artar.
·….Saprofit bakteriler organik artıkları inorganik maddelere dönüştürürler.Bu işi hücre dışı sindirim yaparak gerçekleştirirler.
·…Saprofit canlılar kemosentetik canlılara hammadde oluşturup toprağın humus yapısını zenginleştirir.
c.) Birlikte Yaşam(Simbiyotik İlişkiler):
 
  • ...İki farklı canlının karşılıklı etkileşim içinde birlikte yaşamalarıdır.Birlikte yaşama olayları canlıların birbirleri ile etkileşimlerine göre üç farklı şekilde gerçekleşir:
1.)Mutualizm (İki taraflı ortaklık):
  • ...İki canlının karşılıklı olarak birbirine fayda sağladığı yaşam şeklidir.Örneğin;mantarla algin bir araya gelerek oluşturduğu likenler,karşılıklı yardımlaşmanın en iyi örneğini gösterirler.
  • …Mutualist yaşayan bireyler birbirlerinden ayrıldıkları zaman birey sayılarında azalmalar meydana gelebilir.
  • ...Mantar ürettiği karbondioksit ve suyu alge verir.Alg ise fotosentez yaparak ürettiği oksijen ve besini mantara verir.Bu özelliklerinden dolayı likenler en olumsuz şartlarda bile yaşayabilirler.
  • ...Termitler,odun yiyerek beslenen beyaz karıncalardır.Ancak odunu (selülozu) sindirecek enzimleri yoktur.Bu hayvanın bağırsaklarında yaşayantek hücreli canlılar termitin yediği odunu sindirerek hem kendi besinlerini hem de karıncanın besinlerini temin etmiş olurlar.
  • ...İnsan bağırsağında yaşayan bakteriler ,buradaki artıklarla beslenirken,insana B ve K vitamini üretip verirler.
  • ...Geviş getiren otçul memelilerde de selülozu sindirecek enzim sistemleri yoktur.Bu hayvanların midelerinde yaşayan bazı bakteriler ve tek hücreli canlılar hayvanın yediği otu sindirerek hem kendi besinlerinikarşılarlar hem de hayvanın besin ihtiyacını karşılamış olurlar.
  • ...Timsahlar yemeğini yedikten sonra ağzını açıp beklerler.Bazı kuşlar gelip timsahın dişlerinin arasındaki etleri yerler.Böylece hem karnını doyurmuş olurlar hemde timsahın dişlerini temizlerler.
  • ...Baklagil köklerinde yaşayan Rhizobium adı verilen bakteriler de mutualist yaşama örnek verilebilir.
2.)Kommensalizm:((Tek taraflı ortaklık):
  • ...Beraber yaşayan iki canlıdan birinin fayda gördüğü diğerinin ise bu ilişkiden fayda veya zarar görmediği yaşam şeklidir.
  • …Kommensal yaşayan bireyler birbirlerinden ayrıldıklarında birey sayılarında çok fazla değişiklik görülmeyebilir.
  • ...Örneğin; insan bağırsağında yaşayan bazı bakteriler burada çürükçül olarak beslenirken insana fayda veya zarar sağlamazlar.
  • ...Köpek balıklarının karnına yapışarak yaşayan küçük bir balık (vantuz balığı) köpek balığının besin artıklarıyla beslenir.Köpek balığının bu ilişkiden fayda veya zararı yoktur.
3.Parazitizm (Asalak Yaşam):
  • ...Bir canlının başka bir canlının üzerinde veya içinde ona zarar vererek yaşamasıdır.Zarar gören canlıya konak canlı denir.
  • ...Parazit olan canlı konak canlıdan ayrılırsa zarar görür.En iyi parazitkonağına zarar vermeden en uzun süre ondan faydalanandır.
  • …Parazit yaşayan canlılar arasında konuk-konukçu ilişkisi vardır.
  • ...Parazitler yaşadığı ortama ve besin alma şekline göre aşağıdaki gibi gruplandırılır:
‘İç parazit(Endoparazit):
 
  • ...Konak canlının vücudunun içinde yaşayan parazitlerdir.Sindirilmiş besin aldıklarından sindirim sistemleri iyi gelişmemiştir.Duyu organları yoktur.Hermafrodittirler(Dişi ve erkek aynı canlıda bulunur.)Hareket organları ve üyeleri körelmiştir.
  • ...Örneğin;tenya,kancalı kurt,bağırsak solucanı.
‘Dış parazit(Ektoparazit):
  • ...Konak canlının üzerinde (yüzeyinde) yaşayan parazitlerdir.Hücre artıklarıyla veya kanla beslendikleri için sindirim
  • sistemleri gelişmiştir.Hücre dışı sindirim yaparlar.Duyu ve hareket organelleri vardır.Yumurtlayarak çoğalırlar ve ayrıeşeylidirler...Örneğin; bit,pire,kene,tahta kurusu.
  • …Patojen bakterilerde(hastalık yapıcı bakteriler) olduğu gibi dış parazitler de heterotroftur.
‘Mecburi parazit:
  • ...Canlı bir hücrenin dışında hiçbir canlılık faaliyeti göstermeyen virüslerdir.
‘Yarı parazit bitkiler:
  • ...Yeşil yaprakları sayesinde kendi besinini üretebilen fotosentetik bitkilerdir.Kloroplastları bulunur.Solunum yapabilirler
  • ...Ancak kök sistemleri gelişmediği için üzerinde yaşadıkları bitkinin odun borularından su ve mineral alırlar.Örnek:Ökseotu.
‘Tam parazit bitkiler:
  • ...Besinlerini üretebilecekleri kloroplastları yoktur.Üzerinde yaşadıkları bitkinin soymuk borularından emeç adı verilen
  • kökleriyle besin alırlar.Örnek:canavar otu,yılan saçı(küsküt)
  • …Solunum yapabilirler.Çiçek yapıları gelişmiş olabilir.
  • …Hayvan parazitleri ,uyarılara cevap verebilir,iki değişik nükleik aside sahip olabilirler,dış döllenme dış gelişme gösterebilirler,enerji dönüşümünü sağlayabilirler,fakat kendi yapı malzemelerini oluşturamazlar.
  • ...Öglena kloroplastları olduğu için fotosentezle besin üretir.Bu nedenle ototroftur.Ancak ışıksız ortamlarda dış ortamdaki besinleri pinositozla alır.Bunun için de heterotrof kabul edilir.Liken ve böcekçil bitkiler de hem üretici hem tüketici gruba dahil edilebilir.
 
  • Protokooperasyon: Böyle yaşayan canlılarda birlikte yaşam zorunluluğu yoktur.Bir araya geldiklerinde birbirlerinden istifade ederler.Örnek:Timsahın ağzından etleri temizleyen kuşlar.
C.)HEM OTOTROF HEMHETEROTROF CANLILAR:
 
  • ...Bu şekilde beslenmeye en güzel örnek böcekçil bitkilerdir.Fotosentezle besin ürettikleri için ototrofturlar.(ışık enerjisini kullanarak glikoz sentezlerler)
  • ...Ancak yaşadıkları topraklarda yeterli azot olmadığı için(azotça fakir topraklar) bu ihtiyaçlarını böcek yiyerek karşılarlar.
  • ...Böcek yedikleri için de heterotrofturlar.
  • ...Böcek yeme olayında yakaladıkları böcekleri dışarıya saldıkları enzimleriyle proteinleri sindirir,sonra aminoasitlerinihücre içine alırlar.(hücre dışı sindirim)Böcekçil bitkilerde hücre içi sindirim de görülür.
  • ...Hücre içine aldıkları aminoasitleri kullanarak kendilerine gerekli olan proteinlerin sentezlenmesini sağlarlar.
  • ...Dış ortamdaki aminoasitleri hücre içine difüzyon ve aktif taşıma olayları ile alırlar.
  • ...Böcekçil bitkiler azot gereksinimini karşılamak için yakaladıkları böcekleri sindirirler.
  • …Böcekçil bitkiler nişastayı ve gliserolü fotosentez ürününden (glikozdan) sentezleyebilir.Ama aminoasitleriböcek yiyerek elde ederler.
BESİN ZİNCİRİ VE ENERJİ PİRAMİDİ:
  • ...Canlıların çevreleriyle birlikte oluşturdukları yaşama birliklerine ekosistem denir.Ekosistemlerin devamlılığı canlılar arasındaki besin akışının sürekliliğine bağlıdır.Bu süreklilik canlılar arasında kurulan besin zinciriyle sağlanır.
  • ...Besin zinciri yolu ile üretici canlılar tarafından sentezlenenbesinlerin diğer canlılara aktarılması sağlanır.
  • ...Besin zincirlerinde ilk halkayı üretici organizmalar oluşturur.Bu canlılar ürettikleri besinin bir kısmını tüketicilere aktarır.
  • ...Otla belenen tüketiciler ise besinin bir kısmını onlarla beslenen ikincil tüketicilere aktarırlar.
  • ...Besin zincirleri,karasal ortamlarda yeşil bitkilerle başlarken deniz ekosistemlerinde daha çok yeşil alglerle başlar.
  • ...Bu şekilde oluşturulan besin zincirindeki bütün türler ölünce,ayrıştırıcı(saprofit beslenen) organizmalar devreye girer ve organik besinin [1]tekrar geri dönmesini sağlarlar.
  • ...Doğal ekosistemlerdeki besin zincirleri biraraya gelerek besin ağlarını oluşturur.Çünkü bir canlı türü farklı besinlerle beslenebilmektedir.
  • ...Doğal bir ekosistemde yaşayan canlılar arasındaki karmaşık beslenme ilişkileri besin ağlarının oluşmasını sağlar.
  • ...Besin zincirini oluşturan canlılar arasındaki etkileşimler bir piramite benzetierek besin piramitleri oluşturulabilir.
  • ...Besin piramitlerinde tabanı üretici organizmalar oluşturur.Tabandan yukarı doğru gidildikçe biyokütle(toplam canlı ağırlığı) ve kullanılabilir enerji miktarı azalır.
  • ...Üreticilerle beslenen canlılara birincil tüketiciler denir.Bunları yiyenlere ikincil tüketiciler,onları yiyenlere de üçüncü tüketicilerdenir.
  • ...Ayrıştırıcı canlılar(saprofitler) ise piramidin her basamağında etkilidirler.
  • ...Kara ekosistemlerinde besin piramitleri genellikle üçüncü basamakta son bulur.Su ekosistemlerinde ise piramidin basamakları daha da ilerleyebilir.
  • ...Denizlerdeki ekosistemler incelendiği zaman çok büyük bir besin ağına sahip oldukları görülür.Denizlerdeki bitki ve hayvan türleri genellikle güneş ışınlarının ulaşabildiği derinliklerdeyaşamaktadırlar.
  • ...Çünkü denizlerin üretici durumunda olan fotosentetik canlıları besin üretebilmek için güneş ışığına gereksinim duyarlar.
  • ...Denizlerin üretici olan canlıları mikroskobik yapılı olan bitkisel planktonlardır.Bu planktonların ürettiği besinler ve oksijen yine mikroskobik olan hayvansal planktonlar(zooplankton)tarafından kullanılır.
  • ...Hayvansal planktonları küçük balıklar ,küçük balıkları da büyük balıklar yer.
  • ...Canlılar arasındaki besin aktarımı besin piramidi ile açıklanır.
  • ...Besin ağında sürekli olarak madde ve enerji kaybı gözlenir.
  • …Besin piramidinde tabandan tavana doğru sırasıyla üreticiler,otçullar,etçiller,hemetçil-hem otçullar bulunur.
  • …Besin piramidinde bir asalak canlının kendinden önceki canlıdan küçük olmasının nedeni yaşamları için kullandıkları enerjinin aynı kaynaktan sağlanmasıdır.
  • …Okyanus diplerinde yaşayan bakterilerin yüzeyde yaşayamama nedenleri atmosfer basıncına uyum sağlayamamaları ,oksijenin azalmasıve sıcaklık artışı gibi nedenlerdir.
  • …Bir ekosistemde canlılığın devamı canlı ve cansız çevre arasında enerji ve madde akışının devamlılığına bağlıdır.
  • …Madde ve enerji döngüsünün devamlılığında saprofit canlılar önemli görev yapar.
  • …Bir ekosistemde birden fazla besin zinciri bulunabilir.Besin zincirini oluşturan populasyonlar arasında bir denge vardır.
  • …Besin piramidinde her canlı enerjisinin bir kısmınıçevreye ısı enerjisi olarak verir.Ayrıştırıcılar madde döngüsünde geniş etkiye sahiptirler.
  • ...Besinpiramidindeüreticidentüketiciyedoğrugidildikçe(tabandantavanadoğrugidildikçe)zehiretkisiartar. Biyoenerjiazalır,biyokütleazalır,bireyselkütleartar,canlısayısı azalır,gelişmişlik düzeyi artar ,enerjininbüyükkısmıısıyadönüşür,depo besin miktarı azalır.Besinpiramidindeüreticilersaprofitcanlıolamaz.

Madde Döngüleri-Yaşama Birlikleri-Çevre Kirliliği:
I.MADDE DÖNGÜLERİ:
 
 
  • ...Dünyadaki doğal yaşama birliklerinin sürekliliğini devam ettirmesi canlıların ihtiyacı olan maddelerin yaşama birliğinde sürekli bulunmasına bağlıdır.
  • ...Bu maddelerin canlılar tarafından kullanıldıktan sonra,tekrar geri dönmesi madde döngüleriyle sağlanır.
  • ...Doğal ekosistemlerde canlılar ve cansız ortam arasındaki madde döngüleri,ekosistemlerin yapısında bulunan kaynakların sürekli olarak kullanılabilmesine olanak sağlar.
A.) SU(H2O) DÖNGÜSÜ:
 
  • ...Yeryüzünde hayatın devamı için su olmazsa olmaz bir maddedir.Dünyanın yaklaşık ¾’ü sularla kaplıdır.
  • ...Yeryüzündeki göllerde ,denizlerde,okyanuslarda ve diğer su kaynaklarında bulunan sular güneş ışınlarının etkisiyle sürekli buharlaşır.
  • ...Bu buharlaşma sonucu atmosfere ulaşan su buharları rüzgar hareketiyle farklı bölgelere taşınır.
  • ...Bu taşınma sırasında soğuk hava tabakalarıylakarşılaşan su buharları yoğunlaşır ve yağmur ,kar veya dolu olarak tekrar yeryüzüne döner.Yeryüzüne inen sular toprakta süzülerek yer altı sularını oluşturur.
  • ...Toprağa atılan sanayi atıkları ve kimyasal atıklar yağışlarla yer altı suları ve içme sularına karışmaktadır.Bu atık maddeler su döngüsünün
  • gerçekleşmesi sırasında topraklarda ve denizdedolayısıylaekosistem içinde temizlenerek canlılar tarafındankullanılabilir hale getirilir.
  • ...Karasal ortamlar ve atmosfer arasındaki su döngüsü ekosistemlerin su ihtiyacının karşılanmasını sağlar.

 
B.) KARBON(C)DÖNGÜSÜ:
 
  • ...Canlıların ihtiyacı olan karbon atmosferdekiCO2’den karşılanır.Atmosferdekikarbondioksit fotosentetik veya kemosentetik canlılar tarafından yakalanarak besin sentezinde kullanılır.
  • ...Böylece canlı vücuduna geçen karbon beslenme yoluyla diğer canlılara aktarılır.
  • ...Canlılardaki organik maddeler solunumla yıkıldıklarında açığa çıkan karbondioksit tekrar atmosfere verilir.
  • ...Vücutlarında organik karbon bulunan bütün canlılaröldüklerinde ayrıştırıcı canlılar tarafından parçalanır.
  • ...Bu parçalanma sayesinde doğadaki karbon döngüsünün devamlılığı sağlanmış olur.
  • ...Atmosferdeki CO2 oranı bütün canlıların solunum sonucuCO2 çıkarmalarından dolayı geceleyin artar.
  • ...Gündüz ise fotosentez yapan canlılaratmosferden CO2 aldıklarından atmosferdeki CO2 oranı azalır.
  • ...Cdöngüsündekietkili olaylar solunum ve fotosentezdir.
  • ...Solunum sonucunda,fosil yakıtların yanması sonucu,mermer kayaçların parçalanması sonucu ve saprofitler karbonu atmosfere verirler.
  • ...Atmosferde CO2’nin azalması temelde gereğinden daha az organik madde üretilmesine neden olduğu için bitki yaşamını tehlikeye sokar.







C.)AZOT(N) DÖNGÜSÜ:
 
  • ...Azot canlıların büyümesi ve bütün metabolik aktivitelerini gerçekleştirebilmesi için gerekli olan bir maddedir.
  • ...Canlı vücudunda yönetimi sağlayan nükleik asitlerin yapıtaşları olan organik bazlar azotludur.
  • ...Yine canlılardaki birçok reaksiyonun gerçekleşmesini sağlayan proteinlerin yapısında da azot vardır.
  • ...Atmosferde yaklaşık x oranında azot bulunur.Bu azot bitkiler ve hayvanlar tarafından doğrudan kullanılamaz.
  • ...Atmosferdekiserbest azot ,şimşek ve yıldırımınetkisiylenitrik asite (HNO3) dönüşür. Bu şekilde serbest azot toprağa bağlanır.
  • ...Nitrik asit ise yağmurla beraber toprağa karışır.Bu nitrik asit bakterileri tarafından nitrat tuzlarına dönüştürülür.
  • ...Bitkive hayvanlar ölünce toprakta bulunan çürükçül bakteriler bu artıkları ayrıştırır ve toprağa amonyak verirler.
  • ...Baklagillerin kökünde yaşayan bazı bakteriler de(Rhizobium bakterileri) havanın azotunu yakalayarak organik azota dönüştürebilir.
  • ...Topraktaki amonyak ilk önce nitrit bakterileri tarafından nitrite,daha sonra da nitrat bakterileri tarafından nitrat tuzlarına dönüştürülür.
  • ...Bu şekilde azotun bitkilerin kullanabileceği azot tuzları haline dönüştürülmesine nitrifikasyondenir.
  • ...Toprakta yaşayan bazı bakteriler ise bu azot tuzlarını tekrar azot gazına çevirerek atmosfere verirler.Bu olaya ise denitrifikasyon denir.
  • ...Toprakta yaşayan denitrifikasyon bakterilerinin sayısının artması topraktaki azot miktarını azaltacağı için toprağın verimini düşürür.
  • ...Azot döngüsü canlı ve cansız sistemleri arasında sürekli olarak gerçekleşir.
  • …Memeli canlıların idrarları içerisinde belirli miktarlarda NH3(amonyak) ve üre bulunur.Bunlardan saprofit bakteriler üreyi amonyağa dönüştürürken,nitrifikasyon bakterileri amonyağı kemosententezde kullanırlar.Yani topraktaki amonyağın artması nitrifikasyon bakterilerinin nitrifikasyon bakterilerinin sayısının artmasına neden olur.
  • …Nitrifikasyon ve çürüme bitki populasyonlarını olumlu etkiler.
  • …Havadaki serbest azotun doğrudan toprağa bağlanmasında yıldırım ve şimşek yoluyla azot fiksasyonu etkilidir.
  • …Canlıların yapısında bulunan azotlu bileşikler nükleik asit ve protein sentezinde kullanılır.
  • …Canlılar solunumda aminoasit kullanırlarsa dış ortama amonyak da açığa çıkarabilirler.
  • ...Amonyağı nitrit ,nitrat ve serbest azota dönüştürebilencanlılar ototroftur.

D.) OKSİJEN ( O ) DÖNGÜSÜ:
  • ...Bazı bakterilerin dışında kalan bütün canlılar oksijenli solunum yaparak hayatın devamı için gerekli olan enerjiyi üretirler.
  • ...Buradan yola çıkarak oksijen olmayan ir dünyada hayatın sona ereceği söylenebilir.
  • ...Canlıların solunumu sonucu atmosferdeki oksijen sürekli olarak kullanılır.Bu oksijenin bitmemesini sağlayan canlılar fotosentetik bitki ve bakterilerdir.
  • ...Bu canlılar atmosferden aldıkları karbondioksitle suyu birleştirerek besin sentezlerler.
  • ...Bu işlemler sırasındasuyun parçalanmasıyla açığa çıkan oksijeni atmosfere verirler.
  • ...Doğadaki bitkilerin hızla azalmasının insanlık için ne kadar tehlikeli olduğu böylecedaha iyi anlaşılmaktadır.
  • ...Oksijen birçok canlı tarafından solunumda kullanılır.
  • ...Bitkiler ve diğer fotosentetik canlılar fotosentezle besin üretme reaksiyonları ile havanın oksijen oranını artırabildikleri gibi karanlık ortamlarda solunumla oksijen kullanmaktadırlar.
E.) FOSFOR ( P ) DÖNGÜSÜ:
 
  • ...Nükleik asitlerin ,diş ve kemiklerin ,ATP’nin,hücre zarındaki fosfolipit ve fosfoproteinlerin yapısında bulunan fosfor canlılar için oldukça önemli bir mineraldir.
  • ...Atmosferde fosfor bulunmadığı için fosfor döngüsü karalardan başlar.Karalarda bulunan fosfatlı kayaçlar iyi birer fosfat kaynağıdırlar.
  • ...Bu kayaçların aşınmasıyla toprağa karışan fosfor bitkiler tarafından alınır.
  • ...Besin zinciri yoluyla hayvanlara ve diğer tüketicilere aktarılan organik fosfatla onların ihtiyacı da karşılanmışolur.
  • ...Kayaçların aşınmasıyla sularakarışanfosfat ise,balıklar tarafından alınır ve balıkları yiyen hayvanlartarafından karaya getirilmiş olur.
  • …Bitkive hayvanlarınvücudundabulunanfosfatise, bu canlıların ölüp çürümesiyle toprağa karışır.
  • … Böylece fosfordöngüsü tamamlanmış olur.
  • …Fosfor döngüsü hem karadan suya hem de sudan karaya doğru gerçekleşir.
  • …Fosfor, omurgalı hayvanlarda en çok olarak diş ve kemiklerin yapısında bulunur.Fosfor, hücre yapısında ve pek çok hayvanın derisinin yapısında da bulunmaktadır.
II. BİYOSFERİNYAŞAMABİRLİKLERİ(=komüniteleri)
 
  • …Yeryüzünün hertarafına dağılmışolarak bulunan, canlıların yaşaya bildiği; hava, kara ve sulardan oluşancanlı tabakayabiyosfer denir.
  • … Biyosfer denizlerin belli bir derinliğinden başlar ( yaklaşık8-10km)ve atmosferinbelli bir yüksekliğine ( yaklaşık 15-20 km)kadar devam eder.
  • … Biyosferde yaşayan canlılaryeryüzüne eşit olarak dağılmıştır.
  •  
  • … Dünyanın iklim özellikleriyaşamaya uygun olan tropikve ılıman bölgelerinde canlıyoğunluğu daha fazladır.
  • … Bir canlının biyosfer içinde bulunduğuve yaşadığı yere o canlının habitatıdenir
  • … Biyosferde canlıların oluşturduğu iki çeşitliyaşama birliği vardır.
  • …Yaşama birliklerinde baskın türler genelde bitkilerdir.
  • …Yaşama birliklerinde canlı büyüklüğü ile canlı sayısı ters orantılıdır.
  • …Çevresel etkenler canlı türleri arasında süksesyona neden olabilir.
  • …Yaşama birliklerindeki populasyonlar görevlerini yerine getirdiği sürece bütünlük ve devamlılık sağlanır.
A. SUCUL YAŞAMA BİRLİKLERİ
 
 
  • …Denizlerde, ırmaklarda, göletlerde ve diğersu ortamlarında yaşayancanlıların oluşturduğu yaşama birlikleridir.
  • … Denizler vediğer su ortamlarında çeşitli yaşama birlikleri vardır.
B. KARASAL YAŞAMA BİRLİKLERİ
  • …Ormanlarda, toprak içinde ve diğer topraksal ortamlardayaşayancanlıların oluşturduğu yaşama birlikleridir.
  • … Karasal ve sucul yaşama birliklerinioluşturan canlılaryaşadıkları ortamlardapopulasyon, komüniteve ekosistemlerimeydana getirirler.
1.Populasyon:
 
  • …Belli bir bölgede yaşayan aynı türe ait canlıların topluluklara populasyon denir.
  • …Bir türe ait bireyler farklı bölgelerde farklı populasyonları oluşturabilirler.Örneğin; Karadeniz’de yaşayan istavrit balıkları Marmara denizinde yaşayan istavrit balıkları aynı türe ait, ancak farklı ortamlarda yaşayan iki farklıpopulasyonlardır.
  • …Populasyonlar tek bir bireyin hayatında rastlanan büyüme,gelişme ve küçülme evrelerini geçirebilirler.
  • …Bir populasyonun büyümesi populasyondaki doğum oranına ve populasyonagöçle katılan birey sayısına bağlıdır.
  • …Küçülme ise ölüm oranının populasyondan dışarıya göçün artması ile gerçekleşir.
  • …Doğumlar ve içe göçler populasyonun büyümesini sağlarken,ölümler ve dışa göçler küçülmesine neden olur.
  • … Populasyonlardakibüyümeler ve küçülmeler dengelenmeyi sağlarlar.
  • … Büyüyen bir populasyonbelli bir büyüklüğeulaştığında bazı faktörlerin etkisiyle küçültülerek sürekli artma engellenmiş olur.
  • … Örneğin av avcı ilişkisinde; Av olan bireyin artması avcınınonubesin olarakkullanmasıyla engellenir.
  • … Populasyonlardakiav ile avcı birey sayılarınınbirbirlerine bağlı olarakdeğişmesi, dengelenmeyi sağlar.
  • … Ortamdaki av sayısının azalması durumunda isebesin sıkıntısı ile karşılaşan avcı sayısıda azalma meydanagelir.
  • … Bu durumda av sayısı tekrar artmaya başlar ve populasyonlar dengeli bir şekilde gelişmelerini tamamlamış olurlar.
  •  
  • … Belli bir zaman diliminde bir populasyonun birim alanındaki birey sayısına populasyon yoğunluğudenir.
  • …Populasyon büyüklüğü populasyon yoğunluğuyla ölçülür.
  • …Populasyonun yoğunluğu populasyonun sınırlarının daraltılmasıyla artar.
  • …Bireylerin ağırlıkları populasyon büyüklüğünü etkilemez.
  • …Aynı türe ait bireyler ortak atadan gelir,benzer özelliklere sahiptir,çiftleştiklerinde verimli döller verir,beslenme biçimleri aynıdır,kromozom sayıları aynıdır.Gen yapılarında kalıtsalfarklılıklar görülebilir.
  • ...Populasyonlar ile sosyal toplulukların en önemli ortak özellikleri aynı türün bireylerinden oluşmalarıdır.
  • … Populasyonlarla ilgilidiğer bazı özellikleriaşağıdaki şekilde açıklayabiliriz.
*PopulasyonunTaşımaKapasitesi:
 
  • ...Bir populasyonunbirim alanında bulundurabileceği en fazla bireysayısıdır.
  • …Taşıma kapasitesine ulaşan populasyonlarda birey sayısı ölümlerle, göçlerle ve diğer faktörlerle azaltılarak dengelenme sağlanmış olur.
  • …Her populasyonun taşıma kapasitesi bulunan çevrenin şartlarının durumuna göre farklılıklar gösterebilir.
*Yaş dağılımı:
 
  • …Her populasyonda bulunan bireyler genç, ergin ve yaşlı bireyler olarak gruplandırılabilir.
  • …Bu bireylerin populasyondaki sayılarına bakılarak populasyonların yaş dağılımları belirlenir.
  • …Yaş dağılımları ise populasyonun geleceği hakkında fikir sahibi olmamızı sağlar.
  • …Dengeli büyüyen populasyonlarda genç, ergin ve yaşlı birey sayıları yaklaşık eşit olarak dağılmıştır.
  • …Büyüyen populasyonlarda ise genç birey sayısı fazladır.Gerileyen populasyonlarda da yaşlı bireysayısıfazladır.
  • …Yaş dağılımları, populasyonların gelecekteki durumları hakkında fikir sahibi olmamızı sağlarlar.



 

 

 fil vahşi cinemagraph

Ekoloji from Ali DAĞDELEN on Vimeo.


9S�;;;;n�;;;;f Biyoloji Madde D�;;;;ng�;;;;leri ( �;;;;smail K�;;;;l�;;;;�;;;;) | www.akilli.tv

8. Sınıf Fen ve Teknoloji Canlılar ve Enerji İlişkileri Konu Anlatım from videolar on Vimeo.

 
Facebook beğen
 
Reklam
 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=