RESİMLİ PAYLAŞIMLAR-3

 

Sitene Ekle


















SEVGİ NEREDEYSE ALLAH ORADADIR...


 

"Köylü MİLLETİN Efendisidir"...
*Kanuni Sultan Süleyman









Dev Develer..
Bu fotoğraf çölde develerin tam üzerinden çekilmiş ve yılın fotoğrafı ödülü almış. Dikkatlice bakarsanız beyaz çizglerle develeri görebilirsiniz. Siyah olanlar ise, sadece gölge.



Hayallerini erteleme !


Mükemmel Bir 3 D Fotografi


Okul bitince ne yapacaginizi saniyorsunuz?

Kücük bedenin
Büyük hayali..



Tayland'da sel felaketi
Sirasinda maymun köpegi kurtariyor...


Su İçerken Süt İçen...


Suyu Bile Tatlıymış



Zordur ekmek kazanmak...



Cebeli Tarık'ta Tatlı ve Tuzlu suyun
birbirinden ayrıldıgı yer.


Fantastik..!

Herkes kavga ederken siz SAKiNSENiZ,
Herkes şikayet ederken siz ŞÜKREDENSENİZ,
Herkes hayal kırıklıklarından bahsederken siz HAYAL KURANSANIZ,
Herkes küçük bir zorlukta pes ederken siz FIRTINALARA karşı DiK duransanız,
... Herkes negatif düşünürken siz en negatifde bile POZiTiF olansanız,
Herkes Geçmiş-Gelecekle uğraşırken siz AN'ı yaşayansanız.
İşte o zaman FARKLISINIZ.













Amerika’da 'zayıflamaya' harcanan para ile koca Afrika’nın 'doyabileceğini' biliyor muydunuz?



Matruşka Gibi Dizilmişler



Japon sahillerinde kıyıya vuran
"denizanaları" sahil şeridini saçtığı ışıkla aydınlatıyor.



Devlet bir gün geniş ve boş bir araziye geceleri göz kulak olacak, 500 TL maaşla, bir bekçi işe almaya karar verir.
Bir süre sonra düşünülür ;

‘’Peki talimatlar olmadan bekçi işini nasıl yapacak’’
... Bir planlama birimi kurulur ve planlamayı yapmak üzere, 750’şer TL maaşla, iki kişi işe alınır.

Bir süre sonra ‘’İşleri yapıp yapmadıklarını nasıl kontrol edeceğiz’’ diye düşünülerek, 1.000’er TL maaşla, iki denetmen işe alınır, biri denetim yapar diğeri raporları yazar.

Bir süre sonra ‘’ Bunların maaşları hesaplanıp nasıl ödenecek ‘’ diye tartışılır ve 1.500’er TL maaşla, bir malimüsavir, bir katip, bir de istatikçi işe alınır.

Bir süre sonra ; ‘’Peki bunlardan kim sorumlu olacak.’’ diye düşünülür ve 5.000 TL maaşlı bir müdür ve 3.000’er TL maaşla iki de müdür yardımcısı işe alınır.

Bir süre sonra, ülkede ekonomik kriz çıkar ve bütçedeki masrafları kısmak için "bekçi işten çıkartılır"











Yer: Felluce.
Ve tablo insanlık dersi niteliğinde.










Peygamberimiz (s.a.v) Methiyesine Mazhar Olmuş
Atam Fatih Sultan Mehmed Han Hazretlerinin Kabr-i Şerifleri..
Ruhuna El-fatiha



Sultan II.Abdülhamid han zamanında Cuma namazları müthiş bir kalabalık ile kılınıyordu. Yıldız Sarayı'nın yolu üzerinde bulunan Yıldız Camii'ndeki kalabalık inanılmaz bir görüntü oluşturuyordu...!



Avrupalı Dünya'yı Kare sanarken,Osmanlı Dünya Haritası çiziyordu....!


Ben Abdestsiz Hiçbir Devlet İşine İmza Atmadım!

Ulu Hakan Sultan AbdülHamid Han tahttan indirildikten sonra kanı bozuklar, Yıldız Saray'ını yağmalamak için sarayın önünde büyük bir kalabalık oluşturdular. İçerisinde kasalarca altın olduğu sanılan Abdülhamid Han'ın yatak odasına girdiklerdinde gördükleri şunlardı:

"Bir kuru yatak, bir halı, yere abdestsiz basmamak için Teyemmüm abdesti aldığı bir tuğla."

İŞTE O BU YÜZDEN ULU HAKAN....!


Guantanamo Hapishanesinden Sabah Namazı....!

Sultan Vahideddin İstanbul işgalinde Ayasofya'nın hristiyanlarca işgal edilme tehlikesi olduğunu düşünerek güvenliği için ayrılmış 700 kişilik silahlı kuvveti Ayasofya çev...resine mevzilendirmiş ve Binbaşı Tevfik Bey'e şu emri vermiştir: "Benim canımı boşverin Ayasofya'yı koruyun. Eğer Fatih in emaneti Ayasofya'ya girmeye kalkarlarsa benden emir beklemeden ateş açın ve son nefesinize kadar savaşın"



Cenab-ı Allah'ın huzuruna çıkacağım vakit temiz bir yüze sahip olarak çıkmaktan büyük emelim yoktur..
|Ulu Hakan II. Abdülhamid Han


ER ODUR Kİ DÜNYADA KOYA BİR ESER,ESERSİZ KİŞİNİN YERİNDE YELLER ESER...
|BARBAROS HAYRETTİN PAŞA
 
Kaç yaşındasın nine?
-71…
-Demek İstiklal Savaşı’nda 20-21 yaşlarındaydın…
-Öyle zahir…
-O günden beri çıkmadın mı köyünden?
-Çıkmadım.
... -50 yıldır çıkmadın ha?
-50 yıldır…
-O gün, bu gün, dünya çok değişti…
-Öyleymiş…
-Bir daha da evlenmedin, öyle mi?
-Öyle…

-Seni, ardı arkası gelmeyen sorularla sıkıyorum değil mi?
-Estağfurullah…
-Ne yapayım, sen anlatmıyorsun ki, dinleyeyim… Niçin anlatmayı sevmiyorsun?...
-Sevmem!
-Ne seversin?
-Okumayı…
-Ne okursun?..
-Kur’an okurum.
-Okuman yazman var mı?
-Yok! Yalnız Kur’an okurum.
-Kim öğretti sana Kur’an okumayı?
-Babam…
-Peki, Kur’an okuyan, eski harflerle başka şeyleri okuyamaz mı?
-Ben okuyamam. Allah’ın Kelâmı bana kolay gelir. Öbürleri çetin kargacık-burgacıklar…

-Baban da kocan gibi zeybek miydi?
-Babam köy imamıydı. Hem zeybek diye ayrı bir cins yoktu ki… Burada her mert delikanlı bir zeybekti zamanında…
-Ya şimdi…
-Şimdi herkes bebek…

-Ne oldu, nerede öldü baban?
-Seferberlikte (I.Dünya Savaşı) Hicaz taraflarına gitti, bir daha dönmedi.
-Ne kaldı babandan sana?..
-Şu köşede gördüğün yeşil ipek kaplı Kur’an kaldı. Bir de söz…
-Nasıl söz?..
-“Kur’an’dan ayrılma!...”

-Sen o zaman 14-15 yaşlarında bir kızdın…
-Öyleydim…
-Sonra evlendin…
-Beni 19 yaşımda, dayımın oğluna verdiler. Evlendim.

-Tam da Yunanlıların İzmir’e çıktığı yıl…
-Çok geçmeden Yunanlı bu tarafa geldi, bir taburuyla bizim köye yerleşti.
-Anlat, anlat!
-Ne anlatayım?.. Sen sor, ben söyleyeyim!.. Zaten her şeyi öğrenmişsin dışardan…
-Evet ama senin ağzından dinlemek istiyorum. Halk bir şeyi renkten renge sokar, gerçek diye bir şey kalmaz ortada…
-Doğru!.. Kimbilir benim için de neler uydurmuşlardır!

-Sen, tek başına, bir tabur Yunan askerini köyden kaçırmışsın!..
-Yok canım, o benim kuvvetim değil, Kur’an’ın gücü…
-Kur’an’ın gücü mü?
-Ne sandın ya; koynumda Kur’an olmasaydı, hiç o işi becerebilir miydim ben?
-Kur’an’ın, tüfek gibi, top gibi bir gücü olabilir mi?
-Yüzbin top, O’nun tek harfine denk olamaz!..

-Kuzum nine, söyle nasıl oldu?
-Üç aylık kocamı cami avlusunda kurşuna dizdiler.
-Sebep?
-Kızlara saldıran bir Yunanlıyı bıçaklayıp öldürdü diye…
-Sonra?..
-Kalktım, Yunan kumandanına gittim. Sırtıma örtümü çektim, koynuma Kur’anımı aldım gittim.
-Eeee?

-Yunan kumandanı, meydan yerindeki eski jandarma karakolunda bir masa başında, çizmeli ayaklarını masanın üzerine uzatmış, oturuyordu. Yanında da İzmir’in yerlisi bir Rum… Tercüman…
-Nasıl cesaret edebildin aralarına girmeye?

-Cesaret Kur’an’ın emri… Kumandan “ne istiyorsun?” diye sordu. “Kocamın kanını dava ediyorum!” dedim.
-“Kime karşı?” dedi.
-“Sana karşı!” dedim.
Kahkahayla güldü. Ayaklarını masadan çekerek doğruldu. Alaycı bir yılışıklıkla “ne yapmamızı emir buyuruyorsunuz?” dedi. Ellerimle, koynumdaki Kur’an’ı sımsıkı kucaklayarak…

-Ne cevap verdin?
-“Hemen taburunuzu alıp, buradan çıkmanızı istiyorum!” dedim.
-Hayret!..
-Evet, kumandan hayretinden ne diyeceğini bilemedi.

-“Nedir, o koynundaki sımsıkı kavradığın şey?” diye bağırdı. Ben de bağırdım:
-“Dünyanın en güçlü silahı! Hepinizi tuz-buz etmeye yeter!..”

-Müthiş!..
-Tam o anda tercüman avaz avaz “bomba!” diye bastı çığlığı…
-Akıl alabilecek gibi değil…
-Daha neler var bu dünyada aklın alabileceği gibi olmayan…
-Devam et!

-Kumandan dehşetle irkildi, yan yana yürümeye başladı; gözleri bende ve koynumdaki gizli silahta, arkasıyla çıktı, meydan yerindeki askerlerine doğru yürüdü. Tercüman da iki büklüm, ardında…
-Nasıl oldu da üzerine atlayıp, bomba sandıkları şeyi koynundan almadılar?..
-Sıkı mı, ya onu yere bırakıp da karakolu havaya uçuracak olursam?..

-Sonrası?..
-Sonrası, kumandan askerlerine Rumca bir takım emirler verir ve onları toplarken, birdenbire müezzinin gür sesi işitildi. Öğle ezanı… Kocamın tabutu da musalla taşında… O anda bir yaylım ateş… Olanları haber alan çeteler, bir tepeciğin üstünden kuru-sıkı ateş ediyor. Yunalı askerler kaynaştı. Ne yapacaklarını bilemediler.

Ben, tam o an, kollarım sımsıkı koynumdaki silahı kavramış, kapıdan çıktım, medyam yerinde göründüm. Kumandan haykırdı. Rumca bir kumanda… Yunanlılar köy dışına doğru kaçmaya başladılar. Gidiş o gidiş…
-Demek Kur’an silahtan üstün geldi İstiklal Savaşı’nda…
-O savaşı Kur’an’ın gücü kazandı!...

(Necip Fazıl - Mart 1971)






Ödüllü karikatür:
''Filistin'de Çocuk Olmak''






Brezilya ve Venezuela arasında bulunan Roraima Dağı, dünyanın en gizemli yerlerinden birisi olarak kabul ediliyor. Amazon ormanlarının ortasından fırlayan ve bulutların üzerine çıkan 2 bin 770 metre yüksekliğindeki Roraima Dağı, bilimadamları tarafından 'kayıp dünya' olarak adlandırılıyor.


Angle : Açı .
[ Sayılar hakkında önemli bir nokta ]













6. kattan düşen bir yetişkinin ölme olasılığı: % 90.
6. kattan düşen bir kedinin ölme olasılığı: % 10.



❝; Atın cinsi: Akha-l teke
❝; Uyruğu: Türkmen
❝; Nesli : tükenmek üzere...




Kime Sorsan "Önemli Olan İnsanın İÇ Güzelliğidir" Der, Ama İnsanoğlu İşte... DIŞINI Beğenmediği Birinin İÇİNİ MERAK ETMEZ...



Abdest ;
❝; Yükselen Tansiyonu Düşürür ,
❝; Baş Ağrısını Hafifletir ,
❝; Uyuklamayı Yorgunluğu ve Öfkeyi Giderir



❝; Angut nedir ? ❞;

Herkesin (haksız bir şekilde) kullandığı bir ifadedir "Angut".
Birisi bir salaklık yapınca, bi laftan anlamayınca, böyle boş boş
bakınca hemen "Angut'musun" der günümüzün insanı...
...
Angut'un aslında bir kuş olduğunu bilmeyen bir ton "Angut!" var ülkemizde.. Angut kuşu'nun eşi öldüğü zaman (yanına o anda başka bir yırtıcı hayvan veya bir insan gelse dahi) gözlerini bir dakika bile eşinin ölüsünün üstünden ayırmadan o da ölene kadar onun baş ucunda bekler...

İşte bu canlının yaptığı en büyük"Angut"luk budur.. Ayrıca bu olay bütün Angut kuşları için geçerlidir, arada bir görülen birşey değildir.. Çok ürkek bir hayvan olmalarına rağmen eşinin ölüsünün başında bekleyen Angut kuşuna elini uzatsanız dahi oradan kaçmaz..

Hani derler ya "Angut gibi bakmasana lan".. keşke herkes Angut gibi bakabilse değer verdiklerine..

Bundan sonra bazılarına "Angut" demeden önce bir kere daha düşünün.. Bir "Angut" bile olamayan o kadar çok insan var ki artık günümüzde . .
Devamını Gör



Sakızlar kuşları öldürüyor ..!!

Aklınızda Olsun: Yere attığınız sakızları kuşlar ekmek sanıyor. Yediklerinde de gagalarına yapıştığı için, aç ve susuz ölüyorlar. Yerler çöp değil, lütfen çiğnediğiniz sakızları kağıda sarıp çöp kutusuna atın.

'' Bu Yazıyı Herkesin Paylaşmasını Rica Ediyoruz. ''



Tıp fakültesinde ilk kez kadavra (ceset) başına toplanan oğrenciler, bayağı bir merak ve ilgiyle kadavrayı incelemektedirler.

Profesör dersine başlar; “Tıpta iki şey doktorlar için çok önemlidir, ilki insan vucudu ile ilgili hiç bir şey sizin için iğrenç olmamalıdır. Örneğin,” der ve parmagını cesedin kıçına sokar ve çıkartıp kendi agzına götürür.

... “Hadi bakalım şimdi sizlerde aynı şeyi yapınız !”

Ögrenciler şok içinde, hepsi duraksarlar ama bakarlar ki profesör çok ciddi, istemeye istemeye hepsi sırayla kadavranın kıçını parmaklayıp sonrada emerler. Öğrencilerin hepsi bu işin tadına bakıp berbat bir hale gelmişken, profesör konuşmasını sürdürür;

“Bir tıp doktoru için ikinci en onemli nokta gözlemdir” der ve devam eder;

“Ben kadavranın kıçına orta parmağımı soktum ama kendi ağzıma işaret parmağımı götürdüm..

Şimdi bir doktor icin, dikkat etmenin ne kadar onemli olduğunu da öğrenmiş bulunuyorsunuz..!”


Nebraska'da yaşlı bir adam yaşardı.
Patates ekimi için bahçeyi bellemesi gerekiy.ordu,
lakin bu çok zor bir işti.
Tek oğlu olan David ona yardım edebilirdi,
... fakat o da hapisteydi.
Yaşlı adam oğluna bir mektup yazdı ve müşküliyetini izah etti.
Sevgili David...,
Patates bahçemi belleyemeyeceğimden,
kendimi çok kötü hissediyorum.
Bahçeyi kazmak için oldukça yaşlanmış sayılırım.
Burada olsan bütün derdim bitecekti.
Biliyorum ki sen bahçeyi benim için hallederdin.

Sevgiler Baban Bir kaç gün sonra oğlundan bir mektup aldı.
Babacığım, Allah askına bahçeyi kazma,
ben oraya cesetleri gömmüştüm.

Sevgiler David Ertesi gün sabaha karşı
saat 04:00' de FBI ve yerel polis çıka geldi
ve tüm sahayı kazdılar, lakin hiç bir cesede rastlamadılar.
Yaslı adamdan özür dileyerek gittiler.
Ayni gün yaslı adam oğlundan bir mektup daha aldı.
Babacığım, Simdi patatesleri ekebilirsin.
Bu şartlarda yapabileceğimin en iyisini yaptım.
Sevgiler David
 

 


Muhammed b. Abdulvehhab ise şöyle demiştir:
Bil ki: Kişi tağutu reddetmeden Allah’a inanmış bir mümin ; olamaz. Bunun delili şu ayettir:
“Kim tağutu reddeder ve Allah’a iman ederse şüphesiz sağlam bir kulpa sarılmıştır.” (Bakara 2/256)
 


"Diyorlar ki; hüküm verme işinde bize bir pay var mıdır? De ki; emrin ve hükmün tamamı yalnız ALLAH'a aittir."
(Al-i İmran: 154)


37 – Artık kim azdıysa,
38 – Âhireti unutup dünya zevkini tercih ettiyse,
39 – Onun varacağı yer, olsa olsa cehennemdir!
( Nâziât Sûresi)


"Akrabalık, et ve kan bağından ibaret değildir. Akrabalık, sadece din ve itikat bağından ibarettir."
(Seyyid Kutub)




















NAMAZ : İslamın binasıdır.
NAMAZ : İmanın alametidir.
NAMAZ : İbadetin hayırlısıdır.
NAMAZ : O'nunla konuşmaktır.
NAMAZ : Cennetin anahtarıdır.
... NAMAZ : Mü'minlerin miracıdır.
NAMAZ : Niğmetlerin şükrüdür.
NAMAZ : Allah'a yaklaştırır.
NAMAZ : Seytandan uzaklaştırır.
NAMAZ : Kalbi parlatan cilasıdır.
NAMAZ : Günahlardan arınmaktır.
NAMAZ : Kötülüklerden koruyandır.
NAMAZ : O'nun huzurunda olmaktır.
NAMAZ : İman ile küfür arasında perdedir.
NAMAZ : Cehennemden kurtuluş vesilesidir.
NAMAZ : Cemaat ile birlik ve beraberliğin numunesidir.
NAMAZ : Kıyamet günü hesabın sorulan vazifelerin ilkidir..


 
Erdemli İnsanların Dokuz Düşüncesi Vardır:

1. Baktıklarında berrak görmeyi düşünürler
2. Dinlediklerinde iyi duymayı düşünürler
3. Görünüşleri bakımından cana yakın olmayı düşünürler
4. Davranışlarında saygılı olmayı düşünürler
5. Konuşmalarında doğru sözlü olmayı düşünürler
6. İşlerinde ciddi olmayı düşünürler
7. Kuşkuya düştüklerinde soruları nasıl soracaklarını düşünürler
8. Öfkelendiklerinde sorunları düşünürler
9. Kazancı gördüklerinde adaleti düşünürler...






İbretlik: Aç dişi bir aslan zorlu bir kovalamanın ardından ceylanı yakalamayı başardı ve ceylanı parçalamaya başladığında avının hamile olduğunu gördü,şaşırdı ve ardından yavruyu kurtarmaya çalıştı.

fakat yavruyu kurtaramadığını görünce avının yanına attı kendisini.

Daha sonra resmi çeken kişi dişi aslana yöneldi ve aslanın hayatını kaybettiğini gördü..


Çocuklardan biri karşılık vermiş.
-"Öğretmenim!" demiş. "Şüphesiz ki sizde bizim sınıf geçmemizi istiyorsunuz. O halde neden hepimize geçer not vermeyip, imtihan ediyorsunuz?


Ünlü boksör Muhammet Ali nin Holywood'da ünlülerin adlarının bulunduğu caddeye isminin yer alacağı yıldızının yapılmasına mükemmel cevabı...!

" Ben Peygamberimin adını taşıyorum o ismin üzerinde yürünmesine izin vermem !" dediğini

BİLİYOR MUYDUNUZ


Benim bu camimi (Ayasofya Camiini), camilikten çıkaranlar, Allah’ın, meleklerin ve bütün müslümanların lanetine uğrasınlar!
Onlar, hiçbir zaman hafiflemeyen bir azap içinde bulunsunlar!
Yüzlerine bakan ve kendilerine şefaat eden hiçbir kimse bulunmasın"
FATİH SULTAN MEHMED

Güney Afrikalı 28 yaşındaki ünlü kriket oyuncusu Haşim Amla, Takımının sponsoru olan Alkol firmasının reklamını giydiği formaya yazdırmıyor..Bunun karşılığında her ay 500 $ ceza ödüyor... İNANDIĞI GİBİ YAŞAYAN ADAM !!

Osmanlı'nın gelenek ve göreneklerini günümüzde yaşatan Taktir edilecek bir esnaf abimiz.
 

♥Hz.Fatıma annemizin medinedeki evinden bir görüntü♥
































 













































































karismayan deniz
Cebelitarık Boğazında birbiriyle karşılaşan Akdeniz ve Atlas Okyanusu nasıl oluyorda birbirine karışmıyor. Kuran-ı Kerim’de ayetle bildirilen bu olay işi daha da ilginç bırakıyor. Deniz bilimcilerinin yıllardır araştırdığı ve birbirine hala karışmayan bu iki deniz şaşkınlık veriyor.Kuran-ı Kerim’de Rahman Suresi’nde “Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi. İkisi arasında bir engel vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler.(Rahman Suresi, 19-20)” şeklinde belirtilen bu olay şüphesiz bir mucize.
Bilim adamlarına göre yüzey gerilimi sonucu bu iki deniz birbirine karışmıyor. Denizlerin yoğunluk farkları nedeniyle yüzey gerilimi oluşup denizler birbirine karışmıyor.
































 

           



 
Facebook beğen
 
Reklam
 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=