ANASAYFA
PDF NOTLAR
DERS NOTLARI-2 (GENEL)
YGS-LYS KONU ANLATIMI
BİLİMSEL ÇALIŞMA
BİYOLOJİ ALANLARI
BESİNLER
CANLILIK VE HÜCRE
YÖNETİCİ MOLEKÜLLER
SINIFLANDIRMA
EKOLOJİ
DAVRANIŞ-EVRİM
ÜREME-GELİŞME
DOKULAR
SİNİR SİSTEMİ
SİNİR SİSTEMİ (EK BİLGİLER)
ENDOKRİN SİSTEM
DESTEK-HAREKET
SİNDİRİM SİSTEMİ
TAŞIMA-DOLAŞIM
SOLUNUM SİSTEMİ
BOŞALTIM SİSTEMİ
SOLUNUM
FOTOSENTEZ
KALITIM
ALTERNATİF NOTLAR-1
ALTERNATİF NOTLAR-2
ALTERNATİF NOTLAR-3
ALTERNATİF NOTLAR-4
YGS-LYS DİĞER DERSLER
TRAFİK VE İLKYARDIM
SAĞLIK BİLGİSİ
SAĞLIKLI YAŞAM
REHBERLİK SERVİSİ
SINAVLARA HAZIRLIK
İLERİ BİYOLOJİ
CAMPBELL BİYOLOJİ -1
CEVAPLI TEST SORULARI
TEST-1(BİLİM)
TEST-2(BİLİM)
TEST-3(BİLİM)
TEST-1(BESİNLER)
TEST-2(BESİNLER)
TEST-1(HÜCRE)
TEST-2(HÜCRE)
TEST-3(HÜCRE)
TEST-4(HÜCRE)
TEST-5(HÜCRE)
TEST-1(HÜCREBÖLÜNMELERİ)
TEST-2(HÜCREBÖLÜNMELERİ)
TEST-3(HÜCREBÖLÜNMELERİ)
TEST-1(SINIFLANDIRMA)
TEST-2(SINIFLANDIRMA)
TEST-3(SINIFLANDIRMA)
TEST-4(SINIFLANDIRMA)
TEST-1(EKOLOJİ)
TEST-2(EKOLOJİ)
TEST-3(EKOLOJİ)
TEST-1(DAVRANIŞEVRİM)
TEST-2(DAVRANIŞEVRİM)
TEST-1(ÜREMEGELİŞME)
TEST-2 (ÜREME-GELİŞME)
TEST-1(DOKULAR)
TEST-2(DOKULAR)
TEST-1(SİNİRSİSTEMİ)
TEST-2 (SİNİR SİSTEMİ)
TEST-1(DUYU ORGANLARI)
TEST-1(ENDOKRİNSİSTEM)
TEST-2(ENDOKRİN SİSTEM)
TEST-1(DESTEKHAREKET)
TEST-2(DESTEKHAREKET)
TEST-1(SİNDİRİMSİSTEMİ)
TEST-2 (SİNDİRİM SİSTEMİ)
TEST-1(TAŞIMADOLAŞIM)
TEST-2(TAŞIMADOLAŞIM)
TEST-3(TAŞIMADOLAŞIM)
TEST-4(TAŞIMADOLAŞIM)
TEST-5(TAŞIMADOLAŞIM)
TEST-1(SOLUNUMSİSTEMİ)
TEST-1(BOŞALTIMSİSTEMİ)
TEST-2(BOŞALTIMSİSTEMİ)
TEST-1(SOLUNUM)
TEST-2 (SOLUNUM)
TEST-3 (SOLUNUM)
TEST-1(FOTOSENTEZ)
TEST-2(FOTOSENTEZ)
TEST-3(FOTOSENTEZ)
TEST-1(NÜKLEİKASİTLER)
TEST-2(NÜKLEİKASİTLER)
TEST-3(NÜKLEİKASİTLER)
TEST-1(KALITIM)
TEST-2 (KALITIM)
TEST-3 (KALITIM)
TEST-4 (KALITIM)
TEST-5 (KALITIM)
YGS BİYOLOJİ DENEMELERİ
LYS BİYOLOJİ DENEME-1
LYS BİYOLOJİ DENEME-2
LYS BİYOLOJİ DENEME-3
LYS BİYOLOJİ DENEME-4
LYS BİYOLOJİ DENEME-5
LYS BİYOLOJİ DENEME-6
LYS BİYOLOJİ DENEME-7
LYS BİYOLOJİ DENEME-8
YGS-LYS TEST
BİYOTEST
ÇIKMIŞ SINAV SORULARI
YAPRAK TESTLER
BLİMSEL ÇALIŞMA
BESİNLER YAPRAK TEST
EKOLOJİ YAPRAK TEST
BOŞALTIM SİSTEMİ TEST
BİYOLOJİ DENEME
DERS VİDEOLARI
DERS VİDEO(BİYOLOJİ)
DERS VİDEO (SBS)
DERS VİDEO (YGS-LYS)
DERS VİDEO(AÖF)
DERS VİDEO(KPSS)
ÇALIŞMA SORULARI
DERSE HAZIRLIK
BİLİM (TEST)
SİNİR SİSTEMİ(TEST)
DESTEK-HAREKET(TEST)
SİNDİRİM SİSTEMLERİ
HORMONAL SİSTEM(TEST)
BOŞALTIM SİSTEMLERİ(TEST)
SOLUNUM SİSTEMLERİ
TAŞIMA-DOLAŞIM SİSTEMİ
ÜREME-GELİŞME (TEST)
KALITIM (TEST)
BİYOLOJİ TESTLERİ-1
YAZILIYA HAZIRLIK
HAZIRLIK-1(9.SINIF)
HAZIRLIK-2 (9.SINIF)
HAZIRLIK-3 (9.SINIF)
HAZIRLIK-4 (9.SINIF)
HAZIRLIK-5 (9.SINIF)
HAZIRLIK-1(10.SINIF)
HAZIRLIK-2 (10.SINIF)
HAZIRLIK-1 (11.SINIF)
HAZIRLIK-1(12.SINIF)
SAĞLIK BİLGİSİ DERSİ
BİYOLOJİ ARŞİVİMİZ
BİYOGRAFİ-1
BİYOGRAFİ-2
BİYOLOJİ ATLASI
BİYOLOJİ LABORATUVARI
BİYOLOJİ LİNKLERİ
BİYOMAKALE
BİYOLOJİ SİTELERİ
BİYOLOJİ ZÜMRESİ-PLAN
BİYOLOJİ ZÜMRESİ
BİYOVİDEO
ZTV BİYOLOJİ
BİLGİ BANKASI
BİLİYOR MUSUNUZ?
İLGİNÇ BİLGİLER
MERAK ETTİKLERİMİZ
NEDEN
PROJE ÖRNEKLERİ
SAĞLIK-VİDEO
SESLİ ÖĞREN
SORULAR-CEVAPLAR
BİYOANİMASYON-MİKROSKOP
ANİMASYONLAR-1
ANİMASYONLAR-2
MİKROSKOP GÖRÜNTÜLERİ
SLAYT ARŞİVİ
BİYOLOJİ SLAYTLARI
BİYOLOJİ SLAYTLARI-1
BİYOLOJİ SLAYTLARI-2
BİYOLOJİ SLAYTLARI-3
BİYOLOJİ SLAYTLARI-4
BİYOLOJİ SLAYTLARI-5
BİYOLOJİ SLAYTLARI-6
BİYOLOJİ SLAYTLARI-7
BİYOLOJİ SLAYTLARI-8
BİYOLOJİ SLAYTLARI-9
BİYOLOJİ SLAYTLARI-10
BİYOLOJİ SLAYTLARI-11
BİYOLOJİ SLAYTLARI-12
SLAYT ARŞİVİ (TIP)
SLAYT ARŞİVİ (GENEL)
BESİNLER (SUNU ARŞİVİ)
SLAYT ARŞİVİ (KARIŞIK)
SLAYT ARŞİVİ(GEZİ)
BELGESEL KUŞAĞI
BELGESEL ARŞİVİ
BELGESEL ARŞİVİ-1
BELGESEL ARŞİVİ-2
BELGESEL GÜNLÜĞÜ
BELGESELTUBE-1
BELGESELTUBE-2
FACEBOOK BELGESELLERİ-1
KARIŞIK BELGESELLER-1
KARIŞIK BELGESELLER-2
BİLİM ARŞİVİMİZ
AĞAÇLAR
BİLİM-HABER ARŞİVİ
BİYOARŞİV
BİYOKİMYA ARŞİVİ
BOTANİK ARŞİVİ
BİYOTEKNOLOJİ ARŞİVİ
DERGİ ARŞİVİ
DÖKÜMAN ARŞİVİ
E-BİYOLOJİ ARŞİVİ
EKOLOJİ ARŞİVİ
EKOLOJİ MAGAZİN ARŞİVİ
BİYOFORUM
FOTOALBÜM-1
FOTOĞRAF ARŞİVİ
GONCA ARŞİVİ
GENETİK ARŞİVİ
HABER ARŞİVİ
HASTALIKLAR ARŞİVİ
HİDROBİYOLOJİ ARŞİVİ
KÜRESEL ISINMA ARŞİVİ
MERCEK ARŞİVİ
MİKROBİYOLOJİ ARŞİVİ
NATİONALGEOGRAPHİCARŞİVİ
NÖROLOJİ ARŞİVİ
OLİMPİYAT ARŞİVİ
ÖDEV ARŞİVİ
ÖDEV-TEZ ARŞİVİ
POPÜLER BİLGİ ARŞİVİ
REHBERLİK ARŞİVİ
SAĞLIK ARŞİVİ
SIZINTI ARŞİVİ
SUNU ARŞİVİ(PPT)
SUNU ARŞİVİ (PDF)
ŞİFALI BİTKİLER
TIP ARŞİVİ
ZOOLOJİ ARŞİVİ
BİLİŞİM ARŞİVİ
BİLİŞİM ARŞİVİ-1
BİLİŞİM ARŞİVİ-2
BİYOLOJİ YAZILARI
BİYOLOJİ YAZILARI-1
GENEL KÜLTÜR ARŞİVİMİZ
10 HARİKA
ANİMASYONLAR
AÖF
BAHÇIVAN
BEĞENİLEN SAYFALAR
COĞRAFYA
ÇİZGİ DİZİLER
DİVAN EDEBİYATI
EDEBİ BİLGİLER ARŞİVİ
EDEBİYAT
E-OKUL MEBBİS ARŞİVİ
FELSEFE ARŞİVİ
FELSEFE KULÜBÜ
FOBİLERİMİZ
GENEL KÜLTÜR
HEREDOT CEVDET
HİKAYE ARŞİVİ
İLKYARDIM ARŞİVİ
İNGİLİZCE
İZM-LOJİ
KİŞİSEL GELİŞİM VİDEOLARI
KİTAP ARŞİVİ
KİTAP
KÖŞE YAZARLARI
KÜLTÜR VİDEO ARŞİVİ
MERAKLISINA
MEVZUAT ARŞİVİ
NECİP FAZIL KISAKÜREK
ÖĞRETMEN
PROTOKOL
PSİKOLOJİ
REHBERLİK
RENKLERİN DÜNYASI
SERTİFİKA
SÖZLÜK
SÖZLÜK (OSMANLICA)
ŞİİR DİNLETİLERİ
TEMİZ HAVA SAHASI
ÜLKE-BAŞKENT
VİKİPEDİ
YARIŞMA
YEMEKLERİMİZ
DİNİ BİLGİLER ARŞİVİ
40 HADİS
AYET-HADİS DERYASI
AYETLER
BEDDUA
DİNİ BİLGİLER ARŞİVİ-1
DİNİ BİLGİLER ARŞİVİ-2
DİNİ BİLGİLER ARŞİVİ-3
DUA
DUALAR
EVLİYALAR
HADİS SOHBETLERİ
İBRET
İSLAM
İTAAT
KUR'AN-I KERİM ZİYAFETİ
KUTSAL EMANETLER
MP3 DOSYALAR
NAMAZ
PEYGAMBERİMİZ (S.A.V)
SEVAPLAR VE GÜNAHLAR
SUALLER-CEVAPLAR
SÜLEYMANİYE DERSLERİ
TASAVVUF
TECVİT DERSLERİ
TEFSİR DERSLERİ
TARİH ARŞİVİ
İLBER ORTAYLI İLE TARİH
MİNYATÜRLER
PORTRELER
SARAYLAR
TARİHTE İLKLER
TARİH GÜNLÜĞÜ-1
TARİH ÖĞRENİYORUM
TARİH (SLAYT)
TARİH VİDEO ARŞİV
MÜZİK ARŞİVİ
ARAPÇA MÜZİK DİNLE
DURSUN ALİ ERZİNCANLI
EDİP AKBAYRAM
ENSTRÜMANTAL MÜZİK
İLAHİLER
KLASİK MÜZİK
MP3 DİNLE
MUSTAFA DEMİRCİ
MÜZİK ARŞİVİM
OZANLARIMIZ
ŞARKI SÖZLERİ
ŞARKI VİDEOLARI
TÜRKÇE KLİP
TÜRKÇE POP
TÜRK SANAT MÜZİĞİ
TÜRKÜLERİMİZ
SİNEMA SALONLARIMIZ
VİZYONDAKİ FİLMLER
SİNEMA İZLE(YENİFİLMLER1)
SİNEMA İZLE (YENİFİLMLER2)
SİNEMA SALONU-1
SİNEMA SALONU-2
SİNEMA SALONU-3
SİNEMA SALONU-4
SİNEMA-TÜRKÇE DUBLAJ
SİNEMA-FİLMİNİ İZLE
SİNEMA-FİLMFULLİZLE
SİNEMA-EZGİ FİLM
SİNEMADA FİLM İZLE
SİNEMA-EN SON FİLM
SİNEMA-FİLMDEYİZ
SİNEMA SİTELERİ
KENDİMİZİ SINAYALIM
SORULARLA COĞRAFYA
SORULARLA DİN KÜLTÜRÜ
SORULARLA EDEBİYAT
SORULARLA EKONOMİ
SORULARLA FEN BİLGİSİ
SORULARLA GENEL KÜLTÜR-1
SORULARLA GENEL KÜLTÜR-2
SORULARLA GÜNCEL BİLGİ
SORULARLA KELİME BİLGİSİ
SORULARLA KÜLTÜR
SORULARLA MÜZİK
SORULARLA POLİTİKA
SORULARLA SAĞLIK
SORULARLA SİNEMA
SORULARLA SPOR
SORULARLA TARİH
SORULARLA TARİH-2
SORULARLA KPSS-1
SORULARLA KPSS-2
SORU-TEST-1
SORU- TEST (GENEL KÜLTÜR)
PROTOKOL SONAVI HAZIRLIK
UZMAN TV ARŞİVİMİZ
UZMAN TV-BEBEK SAĞLIĞI
UZMAN TV-ÇOCUK SAĞLIĞI
UZMAN TV-DOĞUM SONRASI
UZMAN TV-EBEVEYN REHBERİ
UZMAN TV-HAMİLELİK
UZMAN TV-OTOMOTİV
UZMAN TV-SAĞLIK
UZMAN TV-TEKNOLOJİ
UZMAN TV-VİDEOARŞİV(1)
UZMAN TV-VİDEOARŞİV(2)
CNNTÜRKVİDEO-
FOTO-RESİM-VİDEO
3D FOTOĞRAFLAR
RESİM-VİDEO
FOTOĞRAFLAR-1
FOTOĞRAFLAR-2
O ''AN''
UZAY FOTOĞRAFLARI
İBRETLİ SÖZLER
KARIŞIK PAYLAŞIM ARŞİVİ
ATASÖZLERİ
DEYİMLER
ETKİLEYİCİ SÖZLER
GÜNÜN SÖZÜ
GÜZEL SÖZLER-1
GÜZEL SÖZLER-2
MANİDAR SÖZLER
RESİMLİ PAYLAŞIMLAR-1
RESİMLİ PAYLAŞIMLAR-2
RESİMLİ PAYLAŞIMLAR-3
SÖZLÜ PAYLAŞIMLAR
RESİMLİ PAYLAŞIMLAR-4
KİTAP TANITIMLARI
KİTAP TANITIMI-1
KİTAP LİSTESİ (ÖRNEK)
KİTAP LİSTESİ (HARF SIRASI)
YENİ ÇIKANLAR
EĞLENCE
ÇOCUKLAR İÇİN
DUVAR YAZILARI
EĞİTİCİ OYUNLAR
EĞLENCE DÜNYASI
FIKRA
İĞRENÇ ÖTESİ ESPİRİLER:))
DOST SİTELER
BİYOLOJİ DÜNYASI
BİYOLOJİ KONGRESİ
BİYOLOJİ LİSESİ
CANLIBİLİMİ
RESİMLİ BİYOLOJİ SÖZLÜĞÜ
BİYOLOJİ SÖZLÜĞÜ(GENEL)
A
B
HAYVANLAR ALEMİ (RESİMLİ)
MUHTELİF YAZILAR
ÖĞRETMENİME MEKTUP
DİL ÖĞRENİYORUM
ARAPÇA ÖĞRENİYORUM
DERSİMİZ İNGİLİZCE-1
RESİMLİ İNGİLİZCE
OSMANLICA ÖĞRENİYORUM
OSMANLICA (FACEBOOK)
GÜNCEL HABER ARŞİVİ
HABERCİ-1
HABERCİ-2
HABERCİ-3
HABERCİ-4
HABER SİTELERİ
LİNK ARŞİVİ
GEREKLİ LİNKLER
LİNK REHBERİ-1
LİNK REHBERİ-2
SİTE İÇERİK SAYFASI
SİTE İÇİNDE SİTE-1
SİTE İÇİNDE SİTE-2
SİTE REHBERİ-1
SİTE REHBERİ-2
SİTE TEHBERİ-3
AÖF TARİH BÖLÜMÜ
3.DÖNEM
AÖF İNGİLİZCE-1
AÖF İNGİLİZCE-2
SINAV KÜLTÜR
İNTERNET SİTEMİZ
ATATÜRK KÖŞESİ
BİLGİ YARIŞMASI-1
BİLGİ YARIŞMASI-2
BİLİYOR MUYDUNUZ?
BORSA-EKONOMİ
CANLI TV
DUYURULAR
E KİTAP
FORUM
İLETİŞİM
İSTİKLAL MARŞI
OKULLAR
OTOMOBİL DÜNYASI
ÖĞRETMENLER İÇİN
SESLİ OKU
SİTE İÇİ ARAMA
SİTE KÜNYESİ
SPOR
TAKVİM YAPRAĞI
AÖF TARİH BÖLÜMÜ VİDEO ANLATIM
ZİYARETÇİ DEFTERİ
AÖF DERSLERİ
Right Click to Save Logo




 
  • ...Bilim adamları canlıları daha kolay inceleyebilmek ve özelliklerini daha iyi tespit edebilmek için aralarındaki benzerlikleri dikkate alarak canlıları gruplandırmışlardır.Bu işlemlere sınıflandırma(biyosistematik) adı verilir.
 
SINIFLANDIRMANIN ÖNEMİ:
  • ...Sınıflandırmanın amacı ,canlıları bir sisteme oturtmak ve doğayı daha kolay anlaşılır hale getirmektir.
 
Sınıflandırmanın İlkeleri:
  • ...Canlıların benzerlik ve kalıtsal akrabalıklarına göre belirli gruplarda toplanmasına sınıflandırma (taksonomi=sistematik) denir.
  • ...2 çeşittir:
a.)Yapay (Suni=Ampirik) Sınıflandırma:
  • ...Canlıların dış görünüşlerine ve yaşadığı ortama bakılarak yapılan sınıflandırmadır.
...İlk defa Aristo tarafından yapılmıştır.
  • ...Aristo canlıları önce bitki ve hayvanlar olarak iki gruba ayırmıştır.Daha sonra bitkileri dış görünüşlerine göre (analog organlar ve yaşama ortamları vb.) ağaçlar,çalılar ve otlar olarak,hayvanları da havada,karada,denizde yaşayanlar olarak üç gruba ayırmıştır.
  • ...Bilimsel bir sınıflandırma olmayıp günümüzde kullanılmamaktadır.
  • ...Çünkü canlıların sınıflandırılmasında bütün özellikler dikkate alınmamıştır.
  • ...Dış görünüş dikkate alındığından nitel gözlemlere dayalı bir sınıflandırmadır.
  • ...Suni sınıflandırmada analog organlar dikkate alınır.
  • ...Analog organlar;yapıları farklı ama görevleri aynı olan organlardır.Analog organları analoji inceler.Örnek:Kuşun kanadı-Arı kanadı-Sinek kanadı.
 
b.)Doğal (Filogenetik) Sınıflandırma:
  • ...Canlıların organ yapılarının benzerliğine,dolayısıyla evrimsel akrabalıklarına bakılarak yapılan sınıflandırmadır.
  • ...Doğal sınıflandırmada,hücre yapısı ve sayısı,üreme ve beslenme şekli,yaşama alanları,gelişmişlik düzeyleri,DNA’daki baz dizilişi,embriyonik tabakalar,iskelet yapısı,simetri şekilleri,vücut boşluğu tipleri,fizyolojik benzerlikler,iskelet durumları,homolog yapıları,protein yapıları ve kalıtsal yapılar gibi bir çok özellik dikkate alınır.
  • ...Doğal sınıflandırmada homolog organlar kullanılır.
  • ...Homolog organlar; yapıları ve kökenleri aynı ama görevleri farklı olan organlardır.Homolog organları homoloji inceler.Örnek:İnsanın kolu-Kuşun kanadı-Balinanın yüzgeci.
  • ...Organları homolog olan canlılar akrabadır.Akraba canlıların proteinlerindeki aminoasit dizilişi,embriyonik gelişim evreleri,boşaltım artıkları da benzerdir.
  • ...Nicel gözlemlere dayanır.


SINIFLANDIRMA BİRİMLERİ:
 
  • ...Sınıflandırmanın en küçük birimi türdür.
  • ...Tür; ortak bir atadan gelen ,yapı ve görev bakımından benzer organlara sahip,yalnızca kendi aralarında üreyebilen ve kısır olmayan döller meydanagetiren canlıların oluşturduğu topluluktur.
  • ...Tür kavramı ilk defa John Ray tarafından kullanılmış, Carl Linne tarafından tanımlanmıştır.
  • ...İki canlının ortak atalardan geldiğinin en önemli kanıtlarından birisi de kalıtsal maddelerinin(DNA) diğerlerine göre daha benzer olmasıdır.
  • ...At ile eşek birbiriyle çiftleşmesine rağmen yavruları olan katır kısır olduğundan farklı tür olarak alınır.Ayrıca katır tür olmadığından dolayı sistematikte yeri yoktur.
  • ...Kurt ile köpeğin çiftleşmesinden oluşan kurt köpeği üreyebildiği halde kurt ve köpek farklı türdendir.
  • ...Aynı türden canlıların kromozom sayıları,yaşama ortamları,boşaltım ürünleri,embriyonik gelişimleri aynıdır.Protein yapıları ise bir başka canlıya göre birbirine daha çok benzer.
  • ...Aynı türün bütün kromozom sayıları aynıdır.Ama kromozom sayısı aynı olan iki canlı aynı türden olmayabilir.
  • Örnek:İnsanda 46 kromozom varken moli balığında da 46 kromozom vardır ama farklı türlerdir.
  • ...Türler yaşadıkları ortama adapte olduklarından çeşitlilik gösterebilir.Örnek:Irklar.
  • ...Bir canlının embriyonik gelişimi sırasında önce şube özellikleri ,en son ise tür özellikleri ortaya çıkar.
  • ...Şube özelliklerinin belirlenmesinde daha çok sırtta notokort (sırt ipliği=ilkel omurga), solungaç yarıkları ,sistem özellikleri gibi yapılar kullanılır.Beslenme şekli takım özelliklerinin belirlenmesinde kullanılır.

...Türler ikili adlandırma yöntemi(binominal adlandırma) ile adlandırılırlar.Tür isminde ilk kelime cins ismi olup ilk harf daima büyük yazılır.İkinci isim ise türün herhangi bir özelliğini belirten(nerde bulunduğu,özelliği,kim tarafından bulunduğu gibi) o türün tamamlayıcı ismidir.
  • Örnek: Felis domesticus Ev kedisi
Cins adı Tanımlayıcı ad
· ...Türler(species) bir araya gelerek cins(genus) leri, cinsler bir araya gelerek aile(familya) yi,aileler bir araya gelerek takım(ordo) ları, takımlar bir araya gelerek sınıf(clasis) ları, sınıflar bir araya gelerek şube(phylum) leri, şubeler bir araya gelerek alem(regnum) i oluşturur.
· …Canlı çeşitliliğinin fazla olduğu sınıflandırma birimlerinde rekabet daha fazladır.
· …Canlı türlerin serumları karşılaştırıldığında , serum antikorlarının çökelme oranı ne kadar az ise akrabalık oranı okadar fazladır.
· …Oğul döllerden oğul döller oluşumu ve enzim sistemlerinin aynı olması da canlıların aynı türden olabilleceğini gösterebilir.
· ...Ör: Felis leo ve Felis tigris alem.....familya ve cinsleri aynı,türleri farklıdır.
...Kan proteinlerindeki çökelme(aglütinasyon) miktarı ne kadar az ise akrabalık o derece fazladır.
· TÜR CİNS AİLE TAKIM SINIF ŞUBE ALEM
 
· (species) (genus) ( familya) (ordo) ( clasis) (phylum) (regnum)
· ...Türden aleme doğru gidildikçe birey sayısı ve çeşitlilik artarken ,ortak özellik ve benzerlik(protein yapısı ) azalır.....
 

ÖKARYOTİK CANLILAR :Çekirdek ve zarlı organelleri bulunan canlılardır.
 
 



I .PROKARYOTİK CANLILAR:
 
MONERA ALEMİ:
· ...Monera aleminde yaşayan canlılar hücresel yapıda olanlar ve olmayanlar olarak 2 gruba ayrılabilirler.
· ...Hücresel yapılı olmayan en basit organizmalar virüslerdir.
...Bu alemdeki prokaryotik hücre yapısındaki canlılar ise dünyanın hemen her yerinde yaşayabilen bakteriler ve fotosentezle besin üretebilen mavi-yeşil alglerdir.
A.)VİRÜSLER:
· ...Sadece canlı organizmalarda (hücre içinde) yaşayabilen en küçük organizmalardır.
· ...Kelime anlamı latincede zehir anlamına gelir.
· ...Virüsler elektron mikroskobuyla görülebilecek kadar küçük organizmalardır.
· ...Protein kılıf ve bir çeşit nükleik asitten meydana gelir.Bu yapıya nukleoprotein adı verilir.
· ...Virüslerde nükleik asit olarak ya DNA ya da RNA ‘dan yalnızca biri bulunabilir.İkisi aynı anda bulunamaz.
· ...Virüsün protein kılıfına kapsid,kılıfı oluşturan parçalara kapsomer,yönetici moleküle ise genom adı verilir.
· ...Stoplazmaları yoktur.
· ...Enzim sistemleri olmadığından mecburi parazittirler ve antibyotiklerden etkilenmezler.
· ...En küçük organizmalardır.
· ...Hücre dışında cansız kristaller halinde bulunur.
· ...Özel dokularda çoğalırlar.Her virüsün çoğalabildiğ belli bir hücre çeşidi vardır.Bunun sebebi ise hücre zarındaki glikoproteinlerin virüslerle birleşebilme özelliğinde olmasındandır.
· ...Sarı humma virüsleri karaciğerde,kuduz virüsleri beyin ve omurilikte,çiçek,kızamık ve siğil virüsleri deride çoğalır.
· Farklı şekillere sahip olabilirler.
· ...Virüsler yüksek sıcaklık ,ortam pH’ı ve radyoaktif ışınlardan etkilenir ve ölürler.
· 3 tiptirler:

a.)Bitkisel Virüsler:
Kalıtım materyali hepsinde RNA’dır.Tütün,patates,marul,mozaik virüsleri örnek olarak verilebilir.




Image


Image


b.)Hayvansal virüsler:
Kalıtım materyali bazılarında DNA, bazılarında RNA’dır.Grip,kızamık,kabakulak,suçiçeği,sarı humma,çocuk felci,uçuklar,siğiller ve aids gibi.
c.)Bakteriyofaj:Bakteri üzerinde yaşayan virüslerdir.Kalıtım maddesi DNA’dır.
· ...Hücreler virüslere karşı interferon salgılar.İnterferon,hücrelerin virüslere karşı ürettikleri bağışıklık maddesidir.
· ...Bu nedenle kabakulak,kızamık gibi hastalıkları geçirenler kolay kolay bu hastalıklara yakalanmazlar.

Retrovirüsler; RNA bulundururlar.Hücre içine girdiklerinde özel bir enzimle (reverztranskriptaz) RNA’yı çift zincirli DNA’ya dönüştürür.Sonra ise hücre DNA’sını ele geçirerek işini yaptırır ve hücrenin kanserli hücreye dönüşmesini sağlar.
· ...Canlı bir hücreye giren virüs şu etkilerden birini gerçekleştirir:
· Hücre içinde çoğalarak hücrenin parçalanmasına sebep olmasına lizis denir.
· Hücrenin DNA’sına yapışarak hücrenin şeklinin değişmesine sebep olmasına transformasyon denir.
· Hücrenin aşırı ve düzensiz bir şekilde çoğalmasına sebep olmasına reprodüksiyon denir.
 
· Virüslerin canlılık özellikleri: Yönetici molekül taşırlar,çoğalırlar,enzim bulundururlar,özel protein yapıları(nükleoprotein) vardır.
· Virüslerin cansızlık özellikleri: Kristalleşirler,stoplazmaları yoktur,hücre zarı ve ribozomları yoktur,metabolik reaksiyonları yapamazlar.
· ...Virüsler sadece canlı hücreler içerisinde çoğalabilen mecburi parazitlerdir.
· ...Virüsler sahip oldukları enzimleri içinde çoğaldıkları canlıya sentezlettirirler.Bu enzimleri çoğalacakları hücrenin içine genomlarını aktarmak için konak hücrenin zarını eritmede kullanırlar.
· ...Grip virüsü gibi bazı virüslere karşı,bağışıklık oluşturulamaması,genetik yapısı farklı olan çok sayıda grip virüsünün bulunmasından ve bu virüslerin kolayca genetik yapılarını değiştirebilmelerinden(çabuk mutasyona uğrayabilmelerinden) kaynaklanır.
· ...Virüsler bitki ve hayvanlarda hastalıklara ve düzensiz çoğalmalar sonucunda çeşitli bozukluklara neden olurlar.
 

Virüslerin Çoğalması:
· ...Virüsler sadece canlı hücrelerde çoğalır.Konak hücreye tozlarla,böceklerle ve diğer taşıyıcılarla taşınır.
· ...Sahip olduğu enzimlerle hücrenin zarını parçalayarak nükleik asitini stoplazmaya gönderir.
· ...Kontrolü ele geçirerek kendi nmükleik asidini,enzimlerini ve protein kılıfını sentezler.Konak hücrede meydana gelen virüsler artık hücreye sığamaz hale gelir ve hücreyi parçalayarak serbest hale geçer.Bu durumda hücrenin ölümüne neden olur.Dışarı çıkan her bir virüs yeni bir canlı hücreyi öldürebilecek güçtedir.
· Virüslerde bölünerek çoğalma görülmez ama uygun şartlarda kendi aralarında gen alışverişinde bulunabilirler.
· …Enzim sistemine sahip olmayan virüslerin kuyruk bölgelerinde veya değişik kısımlarında bazı enzimler bulunur.Bu enzimler sayesinde çoğalma sırasında konak hücrelerindeki aminoasitler ve ribozomlar kullanılarak üretilir.Virüsün genetik materyalinin hücreye aktarılması öncesinde hücre zarını ve hücre duvarını delmek amacıyla bu enzimler kullanılır.
 

B.)MAVİ-YEŞİL ALGLER(SİYANOBAKTERİLER):
· ...Çekirdek ve zarlı organelleri olmayan tek hücreli canlılardır.Bazıları koloni oluşturabilir.
· ...Fotosentez yaparlar fakat yapılarında kloroplast bulunmaz.Kendi besinlerini üretmelerini sağlayan klorofil pigmentleri ve mavi renk almalarını sağlayan fikosiyanin pigmentlerine sahiptirler.
· ...Tatlı su birikintileri ve göllerde yaşarlar.
· ...Yapışkan ,jelatinimsi bir dış kılıf ile örtülüdürler.
· ...Havanın serbest azotunu tutarak topraktaki azot tuzlarının miktarını artırırlar.Üremeleri genellikle bölünme şeklindedir.
 





C.)BAKTERİLER:
· ...Ribozom haricinde hiçbir organelleri yoktur.
· ...Bütün bakterilerde hücre zarı ve hücre çeperi bulunur.Çeperin yapısında karbonhidrat ,protein ve yağ bulunur.Bazı bakterilerde ise çepere ek olarak polisakkaritlerden meydanagelmiş kapsül bulunur.
· ...Hücre zarından oluşan mezozomları vardır.Mezozom ,solunum enzimlerinin kullanılarak enerjinin üretildiği yerlerdir.
· …Mezozomdaki ETS enzimleri kullanılarak enerji üretimi(solunum) gerçekleştirilir.
· ...Fotosentez yapan bakterilerde hücre zarının stoplazma içinde kıvrımlar yapmasıyla oluşan tilakoidler ve bunların içinde de klorofil bulunur.
· ...Tilakoit ve mezozomlar hücre zarı kıvrımlarıyla oluşur.
· ...Kalıtım maddesi DNA’dır ve halkasal yapıda bulunur.Proteinle kaplı değildir.
· ...Her yerde yaşayabilirler.En çok et suyu ve agarlı besin ortamlarında çoğalırlar.
· ...Antibyotiklere karşı genelde dirençsizdirler.Bazı bakterilerin antibyotiğe karşı direnç kazanmasının sebebi mutasyonlardır.
· ...Depo maddesi glikojendir.
· ...Bakterilerin çoğu tüketicidir.
· ...Bakteriler kendi proteinlerini ve enzimlerini sentezleyebilirler.
· ...Bazı bakterilerin stoplazmasında ana DNA’dan başka küçük birkaç tane daha DNA molekülü vardır.Bunlara plazmit adı verilir.Plazmitler bulunduğu bakterinin antibyotiklere karşı direnç kazanmasınısağlar.Bu nedenle bakteriler arasında eşeyli üreme sırasında plazmiti olmayan bakterilere de aktarılarak onların da direnç kazanması sağlanır.
· ...Bakterilerin bazıları kamçılarıyla aktif hareket ederken bazıları da su,toz gibi etkilerle pasif hareket ederler.
· ...Bakteriler olumsuz koşullarda endospor oluştururlar.Aşırı sıcak,soğuk,kurak ve besin yetersizliği gibi durumlarda bakteri hücrelerinin etrafını bir zarla çevirerek oluşturdukları yapıya endospor denir.
· ...Bu durumda bakterinin metabolizması minimum(bazal) seviyede gerçekleşir.Hücre içindeki su miktarı azaltılır.Kamçı gibi yapılar atılır.
· ...Endospor oluşturan bakteri olumsuz şartlar ortadan kalkarsa tekrar eski haline dönebilir.
· ...Bakterilerde eşeysiz ve eşeyli olmak üzere 2 çeşit üreme görülür.Eşeysiz üreme bütün bakterilerde görülür ve ikiye bölünme şeklindedir.
· ...Eşeyli üreme ise sadece bazı türlerde görülür ve iki bakteri arasında DNA’ların değiştirilmesiyle sağlanır .Buna konjugasyonla üreme denir.
· ...Konjugasyonla üremede eşeyli üremenin temel özellikleri olan mayoz bölünme ve döllenme görülmez.Bu olayda bazı genler ve plazmitler aktarılarak genetik yapının değişmesi sağlanmış olur.Konjugasyonda birey sayısı artmaz.
· …Bakteriler bölünerek sayılarını geometrik dizi halinde artırır.Bunda bölünerek çoğalmanın,DNA’ların eşlenmesinin,ortama toksik özellikte artık madde bırakmamanın etkileri vardır.


Endospor oluşumu

Bakterilerin Sınıflandırılması:
 
· Şekillerine Göre Bakteriler:
 
· a.)Yuvarlak bakteriler(coccus):Küre şeklindedirler.Kamçıları yoktur.Tek yada koloni halinde yaşarlar.ikili grup(diplococcus) zincir (streptococcus),üzüm salkımı(staphylococus) şeklinde olabilirler.
 
· b.)Çubuk bakteriler(bacillus): Boyları enlerinden fazladır.Örnek:Lactobacillus(yoğurt bakterisi)
· c.)Virgül şeklinde olan bakteriler(vibrio): Virgül gibi kıvrımlı yapıya sahiptirler.
· d.)Spiral şekilli bakteriler(sprillum): Spiral ve yay şeklinde olan bakterilerdir.
 


Gram boyasına göre bakteriler:
 
· a.)Gram pozitif bakteriler:Gram boyasıyla boyanabilen bakterilerdir.Mikroskop altında mor renkli görülürler.
· b.)Gram negatif bakteriler:Gram boyasıyla boyanamayan bakterilerdir.Mikroskop altında pembe renkli görülürler.
 

Solunumlarına Göre Bakteriler:
 
· a.)Aerobik bakteriler:Sadece oksijenli ortamlarda yaşayabilen bakterilerdir.Örnek:Vereme neden olan bakteri
· b.)Anaerobik bakteriler:Sadece oksijensiz solunum(fermantasyon) yapabilen bakterilerdir.Örnek:Tetanoza sebep olan bakteriler.
· c.)Geçici( Fakültatif) Bakteriler: Hem oksijenli hemde oksijensiz ortamada yaşayabilen bakterilerdir.Normalde oksijenli ortamda yaşadığı halde geçici olarak oksijensiz ortamda yaşayan bakterilere zorunlu (geçici) anaerobik bakteri, normalde oksijensiz ortamda yaşadığı halde geçici olarak oksijenli ortamda yaşayan bakterilere zorunlu(geçici) aerobik bakteri denir.
 
Beslenmelerine Göre Bakteriler:
Heterotrof bakteriler(Besinlerini dışarıdan hazır olarak alırlar)
· a.)Saprofit bakteriler:Organik maddeleri inorganik maddelere dönüştürürler.Sonuçta besin ve enerji elde edilir.Tabiatta C,P ve N döngüsünde görevlidirler.Enzim sistemleri iyi gelişmiştir.
· b.)Parazit bakteriler:Sindirim enzimleri olmadığı için başka bir canlıya ihtiyaç duyarlar.Hastalık yapanlarına patojen bakteriler denir.

Ototrof bakteriler(Besinlerini kendileri üretirler)
· c.)Fotosentetik bakteriler:Stoplazmalarında serbest klorofil taşırlar.Hidrojen kaynağı olarak su,H2S ve H2 gibi maddeleri kullanırlar.
· d.)Kemosentetik bakteriler:Organik maddelerin sentezi için gerekli olan enerjiyi inorganik maddelerin oksidasyonundan(oksitlenmesinden) temin eder.Işık ve klorofile ihtiyaç duymazlar.Nitrit,nitrat,demir ve kükürt bakterileri kemosentetik bakterilerdir.
 
Üremelerine Göre Bakteriler:
· a.)Bölünerek:Bütün bakterilerin esas üreme şeklidir.Amitoz şeklinde uygun ortamda 20 dakikada bir bölünürler.
· b.)Sporla:Bazı bakteriler ortam şartları bozulunca endospor oluşturur.Endospor kalıtım materyalinin çok az bir stoplazmayla beraber sert bir çeperle çevrilmiş halidir.Endosporla metabolik faaliyetler minimum seviyededir.Endospor bölünme şekli değildir,bakteri sayısı artmaz.
· c.)Konjugasyon: DNA yapısı farklı 2 bakteri yan yana gelerek aralarında geçici bir zardan köprü oluşturur.Bu köprü aracılığı ile DNA parçaları değiştirilir.Konjugasyon sonucunda birey sayısı artmaz.
 
· ...Bazı bakteriler zararlı olabildiği gibi bazı bakteriler insanın ince bağırsağında insana B ve K vitamini sentezler.
· ...Bazı bakteriler aşı ve antibyotik üretiminde kullanılırlar.
· ...Bazı bakteriler genetik araştırmalarda kullanılır.
· ...Saprofit bakteriler doğal döngünün korunmasında görev yaparlar.

 






II . ÖKARYOTİK CANLILAR:
 
A.)PROTİSTA ALEMİ(TEK HÜCRELİLER):
· ...Monera aleminden çekirdek ve zarlı organellerinin olmasıyla ayrılır.Tek hücreli canlı gruplarıdır.
· ...Tatlı,tuzlu ve nemli yerlerde yaşarlar.
· ...Serbest yaşayabildikleri gibi koloni de oluşturabilirler.
· ...Ototrof yada heterotrof olabilirler.Genellikle eşeysiz çoğalabildikleri gibi eşeyli çoğalabilen (paramesyumun konjugasyonla üremesi) türleride vardır.
· ...Protista aleminde yaşayan canlıların tümünde mayoz bölünme ,DNA ve RNA bulundurma ve enerji üretimi görülür.Bazı bir hücrelilerde çekirdek zarı bulunmayabilir.
 
· Protista Alemindeki Canlı Çeşitleri:
· Tek hücreli hayvanlar(protozoa) , bir hücreli algler ve cıvık mantarlardan oluşurlar.
 
a.)Protozoa(Hayvansal Bir Hücreliler):
· Kök ayaklılar,kamçılılar, sililer ve sporlular olmak üzere 4 gruptan oluşurlar.
 
1.)Kök ayaklılar(Rhizopoda=Sarcodina):Yalancı ayaklarıyla hareket ederler.Amip örnek olarak verilebilir.Pseudopod denilen yalancı ayaklarla amip,hem besinlerini yakalar hemde hareket eder.Amiplerin belli bir şekli yoktur.İnsanda amipli dizanteriye neden olurlar.


2.)Kamçılılar (Flagellata):Bir veya birden fazla kamçıyla hareket ederler.En tanınmış örnekleri öglena ve tripanosoma’dır.Öglena kloroplast taşır,fotosentez yapıp besinini kendi üretir .Bu yönüyle bitkilere benzerken kamçı taşıdığı için hayvanlara benzer şekilde de hareket eder.Öglenada fazla suyu dışarı atmaya yarayan kontraktil kofullar bulunur.Bölünerek çoğalırlar.Kamçılıların bazıları ototrof beslenirken bazıları saprofit bazıları parazittir.


3.)Sporlular(Sporozoa):
Spor denen özel hücrelerle çoğalırlar.Bunlardan Plazmodyum malaria insanlarda sıtma hastalığına neden olur.
 
4.)Sililer veya kirpikliler(Ciliata):Denizlerde ve tatlı sularda yaşarlar.En tanınmış örnekleri terliksi hayvan(paramesyum)dur.
· Paramesyumda iki tane kontraktil koful bulunur.Hareketi sağlayan çok sayıda sil bulundurur.Sillerin altında bulunan ve trikosist adı verilen küçük uzantılar paramesyumu hem düşmanlarından korur hemde avlanmayı sağlar.2 çekirdeğe sahiptir.Büyük çekirdek yaşamsal olayları küçük çekirdek üremeyi yönetir.Paramesyum enine bölünmeyle eşeysiz çoğalabildiği gibi konjugasyonla da üreyebilir.Paramesyumda stoplazmanın sertleşmesi sonucunda oluşan pelikula denilen yapı hücrenin şeklini korur.Paramesyumda ağız ve anüs ayrı ayrı yerlerdedir.Paramesyumlar heterotrofturlar.Paramesyumda genel olarak hücre içi sindirim görülür ve hücreler arasında iş bölümü görülmez.
· Paramesyum enine,öglena boyuna amip her yönde bölünür.







b.)Tek Hücreli Algler:
· ...Kloroplast taşıdıklarından fotosentezle besin üretebilirler.
· ...Sularda ve nemli bölgelerde yaşarlar.
 
c.)Cıvık Mantarlar:
· ...Mantarların protistlere benzeyen grubudur.Nemli ve rutubetli yerlerde yaşarlar.Çok sayıda çekirdek taşırlar.Yalancı ayaklarla hareket ederler.
· ...Parazit yada saprofit beslenirler.
· ...Eşeysiz yada eşeyli üreyebilirler.Eşeysiz üremeleri sporla,eşeyli üremeleri hareketli ve kamçılı zoosporlar ile gerçekleşir.
 
· ...Protista grubu ,balıkların ve diğer hayvanların besin kaynağını oluşturur.
· ...Bazı bir hücreli algler(diyatome) diş macunu ve parlatıcı üretiminde kullanılır.
· ...Bazı bir hücreliler zehir üreterek balıkların ölümüne neden olabilirler.
· ...Amip ,amipli dizanteriye,triponosoma , uyku hastalığına sebep olur.
· ...Cıvık mantarlar hücre çeperine sahip olmadıkları ve amipsi hareket yaptıkları için mantarlar aleminde incelenmezler.
 
B.)MANTARLAR ALEMİ(FUNGİ ALEMİ):
· ...Ökaryotik yapıda tek hücreli yada çok hücrelidirler.
· ...Kloroplast taşımadıklarından heterotrofturlar(besinlerini dışarıdan hazır alırlar,kendileri üretemezler.)Yani tüketicidirler.
· ...Hücre duvarı bulundururlar.Bu duvarın yapısında selüloz yerine kitin bulundururlar.
· …Bazı bakteriler ve mantarlar glikozu glikojen şeklinde depo ederler.
· ...Mantarların bir kısmı bitki ve hayvan çürükleriyle beslenirken( saprofit mantarlar) ,bir kısmı da bitki ve hayvanların vücudunda parazit yaşarlar.
· ...Kök,gövde ve yaprak bulundurmazlar.Hif adı verilen yapılardan oluşurlar.Hifler miselyum adı verilen mantar dokuyu oluşturur.
· Üremelerinde hareketli sporların döllenmesi ve metagenez(döl almaşı) görülür.
· ...Mantarlar nemli,rutubetli ve karanlık yerleri severler.Bu nedenle nemli ve karanlık ormanlar ve diğer canlıların ölü kalıntılarının iç kısımları mantarlar için iyi bir üreme ortamı oluşturur.
· ...Saprofit mantarlar ve bakteriler organik maddeleri çürüterek doğal dengeyi korurlar ve organik maddenin tekrar geriye dönmesini sağlarlar.
· ...Mantarlar hastalıkların tedavisinde ve antibyotik üretiminde kullanılırlar.
· ...Bazı mantarlar insanlar tarafından besin olarak da kullanılabilir.Örnek:Şapkalı mantarlar.
· ...Mantarların bazı türleri besin elde edilmesinde kullanılır.Örneğin bira mayası,hamur mayası,boza yapımında kullanılan mantarlar.
· Ekmek ,peynir,limon gibi besinlerde küfe neden olan mantarlar da bulunur.
· Bunun yanı sıra bazı mantarlar insan ve diğer canlılar üzerinde parazit yaşayarak hastalık ve enfeksiyona sebep olur.Ör:Cit enfeksiyonları,pamukçuk gibi.
· ...Mantarlarda mineral maddelerden kalsiyum,demir,fosfor,potasyum ve bakır bulunmaktadır.
· …Mayalar,paslar,küfler,şapkalı mantarlar ve bazı bakteriler katı besin alamazlar.Besinlerini bitki ve hayvan artıklarından eriyik halinde alırlar.Bu beslenme türü saprofit beslenme türüdür ve madde döngüsünde çok önemlidir.
 
CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI:

 


PROKARYOTİK CANLILAR:
Çekirdek ve zarlı organelleri olmayan hücresel yapıya sahiptir.Monera alemi olarak da adlandırılır.
 
 
 









C.) BİTKİLER ALEMİ:
....Büyük bir kısmı kloroplast taşıdığı için kendi besinini kendi üretir (ototrofturlar)
 
...Tam parazit bitkiler kloroplast taşımazlar.Örneğin;canavar otu.
· ...Ökaryotik çekirdek taşıyan çok hücreli organizmalardır.
· ...Bitkiler tarafından üretilen besinler diğer tüm canlıların besin kaynağını oluştururlar.
· ...Bitki hücreleri hayvan hücrelerinden selüloz çeper ve kloroplast gibi bazı pigmentleri taşımaları nedeniyle ayrılırlar.
 
 
 
· ...Bitkiler aleminde incelenen canlıların hemen hemen tamamı (canavar otu gibi bazı türler hariç) fotosentez olayı ile organik besin sentezleyerek bütün canlıların temel besin kaynaklarını oluştururlar.
…Bitkiler sil,kamçı gibi yapılar taşımadığından aktif olarak hareket edemezler,pasif olarak hareket ederler.



· ...Bitkiler iletim demeti taşıyıp taşımamalarına göre damarsız ve damarlı bitkiler olmak üzere iki gruba ayrılır.
 
1.)Damarsız Bitkiler:
· ...Damarlılara oranla daha basit ve iletim demeti taşımayan bitkilerdir.
· ...Gerçek kök,gövde ve yaprakları yoktur.Su yosunları ve kara yosunları damarsız bitkilerdendir.
· ...Büyük bir kısmı sularda yaşar.Bu sayede su içindeki çözünmüş maddelerdirekt bütün hücrelerle temas halinde olduğu için madde alış-verişi kolaylaşmış olur.
 
· a.)Çok Hücreli Algler:
· ...Damarsız bitkilerin en basit türlerini oluşturur.Denizlerde ve tatlı sularda yaşayan türleri vardır.
 
 
 
· ...Su ortamında fotosentez yaparak besin üretebilir.
...Üremeleri eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini takip ettiği metagenez ile gerçekleşir.

· b.)Kara Yosunları ve Ciğer Otları:
· ...Karasal ortama uyum sağlamış damarsız bitkilerdir.Karada yaşasalar da nemli ortamları tercih ederler.
· ...Gerçek kök,gövde ve yaprakları yoktur.
· ...Köke benzer ve rizoit olarak adlandırılan yapılarıyla yere tutunurlar.
· ...Üremeleri metagenezledir.
· ...Ciğer otları yaprağa benzeyen bir yapıya sahiptirler.Tüye benzer yapılarıyla bulunduğu yere tutunurlar ve nemli yerlerde yaşarlar.
 
2.)Damarlı Bitkiler:
· ...İletim demeti bulundururlar.İletim demetleri odun borusu(ksilem) ve soymuk borusundan(floem) oluşur.
· ...Odun boruları köklerden yapraklara su ve mineral taşır..
 
 
 
· ...Soymuk boruları ise yapraklardan köklere doğru besin ve köklerden yapraklara doğru aminoasit taşır.


...Tohum oluşturma yeteneklerine göre 2’ye ayrılırlar:


a.)Damarlı Sporlu Bitkiler:
...Tohum oluşturamazlar.Spor denilen üreme hücreleriyle çoğalırlar.Çoğalmalarında metagenez görülür.
...En önemli grupları eğrelti otları ve at kuyruklarıdır.
...At kuyrukları nemli bölgelerde ve bataklıklarda yetişir.
...Eğrelti otları da nemli yerlerde ve orman altlarında yetişir.Her iki gruptaki bitkiler de fotosentez yapabilir.

 
b.)Damarlı Tohumlu Bitkiler:
...Gerçek kök,gövde ve yaprakları bulunur.
Tohum oluşturarak çoğalan çiçekli bitkilerdir.
...Çoğu karada yaşar ama sularda yaşayan türleri de vardır.
...Damarlı bitkiler tohum taslaklarının durumuna göre 2’ye ayrılırlar:
 
I .Açık Tohumlu Bitkiler:
...Tohumlarının etrafında kabuk bulundurmazlar.Gerçek çiçekleri ve tohum taslakları yoktur.Yaprakları iğne şeklinde olup daima yeşildir.
...Çoğu iğne yapraklı ağaç ve çalılardan oluşur.Örnek: çam,ladin,selvi,sedir,köknar,ardıç,ginko gibi.
...Her zaman yeşil olan bitkiler de yapraklarını dökerler, ancak dökülenin yerine yenilerini yaptıkları için hep yeşil görünürler.
…Açık tohumlu bitkiler çok çenekli olup eşeyli ürerler.






 
II. Kapalı Tohumlu Bitkiler:
· ...En gelişmiş türler bu gruptadır.Tohum taslakları ve tohumlarının etrafı kapalı olduğu için bu adı almıştır.
 
 
 
· ...Gerçek tohum ve tohum taslakları vardır.Tohumlar bir meyve içinde gizlenmiştir.
...Kapalı tohumlu bitkiler tohumdaki çenek sayısına göre tek çenekli bitkiler ve iki çenekli bitkiler olarak iki gruba ayrılırlar.

 
 
 
 
Tek Çenekli Bitkiler(Monokotiledon):
...Embriyolarında bir tane çenek(genç yaprak) bulunduran bitkilerdir.Yaprak damarları paraleldir.
...Bu bitkilerde kazık kök yoktur.Bütün kökler eşit kalınlıktadır(saçak kök)
...İletim demetleri gövdede dağınık halde bulunur ve kambiyum(enine kalınlaşmayı sağlayan yapı) tabakası yoktur
...Bu bitkilere örnek olarak mısır,buğday,arpa,pirinç,lale,soğan,muz,pırasa ve palmiye örnek verilebilir.
…Yaprak sapı bulnmaz.Yaprak şekli kılıçsıdır.

Çift Çenekli Bitkiler:
...Embriyolarında iki çenek bulunur.Yapraklarında ağsı damarlanma görülür.
...Kazık kök bulunur,bir kökten yan kökler çıkar.
...İletim demetleri düzenli bir şekilde dizilmiştir ve çok yıllık olanlarda iletim demetlerinin arasında kambiyum tabakası bulunur.
...Bu bitkilere örnek olarak,güller,papatyalar,fasulye,diğer baklagiller,yonca,elma,erik,armut ve bir çok odunsu bitki verilebilir.
…Yaprak sapı bulunur.Yaprak şekli geniş yüzeylidir.
.Gerçek kök,gövde ve yapraklara sahiptirler.



KURAKÇIL BİTKİLERDE;
 
  • Gövde kısa ve kalın.
  • Kök çok gelişmiş.
  • Yaprak kalın ve küçük yüzeyli.
  • Gözenek (stoma) az ve derinde.
  • Yaprak yüzeyi terlemeyi önleyen fazla ışığı engelleyen tüylerle çevrilidir.
  • Epidermisin dış çeperi daha kalındır.
  • Kutiküla Kalınlaşmıştır.

Gelişim sırası ,su yosunları-karayosunları-eğrelti otları-tohumlu bitkiler şeklindedir.
...Bitkiler bütün canlıların ihtiyacı olan besinleri üretir.
...Atmosferin havasını temizler.Zehirli maddeleri kendi bünyelerinde barındırarak doğal ortamın temiz kalmasını sağlar.
...Bir çok bitkiden ilaç elde edilerek hastalıklarla mücadelede kullanılır.
...Sanayide,kereste imalatında,mobilya üretiminde bir çok alanda kullanılır.
...Bitkilerin azalması yada yok olması doğrudan doğruya insan yaşamını etkiler.
Bitkiler en çok solunum sisteminin yapısıyla hayvansal hücrelere benzer.
...Kısa gün bitkisi kısa gün ışıklarında çiçeklenen bitkilerdir.ÖrnekLtütün,pıtrak,soya fasulyesi)
tütün resimleri
Tütün Pıtrak Soya fasulyesi
 
 
...Uzun gün bitkisi:Uzun ışık peryotlarında çiçeklenen bitkidir.Örnek:Bamya ,ıspanak.

Bamya Ispanak
...Nötr bitki:Bu tip bitkilerin çiçeklenmeleri fotoperyot uzunluklarına duyarlı bir bağlılık göstermez.Örnek.Mısır,domates,kırmızı biber.


Domates Mısır


Kırmızı biber






Çok yıllık odunsu bitkiler




 
D.) HAYVANLAR ALEMİ:
...Çok hücreli ve ökaryotik yapıya sahiptirler.
...Kendi besinlerini üretemeyip dışarıdan hazır alırlar(heterotrof)
· ...Aktif olarak hareket ederler. · ...Çoğalmaları eşeyli üremeyledir.



1.Omurgasız Hayvanlar Şubesi:
 
(Süngerler,sölentereler,solucanlar,
yumuşakçalar,eklembacaklılar, derisidikenliler) sınıfları
 
2.İlkel Kordalılar
 
3.Omurgalı Hayvanlar Şubesi
 
Balıklar , kurbağalar(amfibiler=iki yaşamlılar), sürüngenler,kuşlar, memeliler) sınıfları
 



1.Omurgasız Hayvanlar:
· ...Gelişmiş bir iç iskelet bulunmaz.Vücudu dıştan saran bir dış iskelet bulunur.
· ...Bir çok türü aktif olarak hareket edebilir.
· ...Sularda ve karalarda yaşayan türleri mevcuttur.Omurgasız canlıların tamamı soğuk kanlıdır.
 
a.)Süngerler:
· ...Sularda yaşayan en basit yapılı canlılardır.Sistemleri yoktur. · ...Üremeleri eşeyli yada regenerasyon(mitozla kendini yenileme) şeklindedir.
· ...Vücutlarını bir yere yapıştırıp
sabit dururlar.
· ...Vücutlarında bulunan delikten(porlar) geçen su içindeki küçük canlılarla beslenirler.
 
b.)Sölentereler:
· ...Deniz anası,mercan,deniz
lalesi ve hidra gibi türleri içeren omurgasızlardır. · ...Vücutları 2 tabakadan oluşur.Bu tabakaların içinde sindirim boşluğu bulunur.
· ...Bu boşlukta ağızdan aldıkları besinleri sindirirler ve artıkları yine ağızdan dışarı atarlar.
· ...Çoğunlukla tuzlu sularda yaşarlar. · ...Vücudun dış yüzeyinde hayvanı düşmanlarından koruyan yakıcı kapsüller bulunur.
· ...Hayvanlar dünyasının ilk gerçek sinir hücreleri sölenterelerde bulunur

Hidra



Deniz anası (medüz)




Mercan


Deniz laleleri


c.)Solucanlar:
· ...Yumuşak yapılı hayvanlardır.Tatlı sularda ,denizlerde ve nemli yerlerde yaşarlar.Bazıları parazit olarak canlı vücudunda yaşar.

· ...3 gruba ayrılırlar:
Yassı solucanlar:
· ...Serbest ve parazit yaşayan türleri vardır.Artıkların atılmasını sağlayan anüs yoktur.Parazitlerde sindirim sistemi de yoktur. · ...Örnek:Planarya,karaciğer kelebeği,tenyalar.


Planarya


Planarya


Karaciğer kelebeği


Karaciğer kelebeği


Koyun karaciğer kelebeği

Tenya

Tenya

Yuvarlak Solucanlar:
· ...Hayvan ve insanların sindirim sisteminde parazit yaşayan yuvarlak ve uzun vücutlu hayvanlardır. · ...Parazitlerde sindirim sistemi gelişmemiştir.Yalnız besinleri alan bir ağza ve artıkları dışarı atan bir anüse sahiptirler. · ...Örnek:Kancalı kurt,bağırsak solucanı,trişin,kıl kurtları,kök solucanı.Bağırsak solucanı kirli sebzelerden bulaşır.

Kancalı kurt


Bağırsak solucanı


Kıl kurdu

Halkalı Solucanlar:
· ...Solucanların en gelişmiş grubudur.Vücutlarında çok sayıda halka bulunur.Kapalı dolaşım sistemine sahiptirler.
· ...İki açıklıklı sindirim sistemine sahiptirler.Örnek:Toprak solucanı,sülük.


Toprak solucanı


Toprak solucanı


Sülük


Sülük tedavisi
d.)Yumuşakçalar:
· ...Vücutları yumuşak,nemli ve segmentsiz(bölmesiz) yapıdadır. · ...Kabukları,manto boşlukları ve kaslı ayakları vardır.Kaslı ayakları olmayan türleri hareketsizdir.Denizlerde,tatlısularda ve karada yaşarlar.
· ...Sularda solungaç solunumu yaparlar.Karada yaşayanlar manto boşluğu yapısıyla akciğer solunumu yapar.Örnek:Ahtapot,salyangoz,midye.

Ahtapot


Salyangoz


Midye

e.)Eklembacaklılar::
· ...Vücutları baş,göğüs ve karın olarak üç kısımdan oluşur.Aktif olarak hareket edebilirler.
· ...Açık dolaşım sistemleri,sinir sistemleri ve solunum sistemleri vardır.Bazılarında vücudu dıştan koruyan dış iskelet bulunur.
· ...Bu iskelet büyümeye engel olduğu için zaman zaman atılır ve yerine yenisiyapılır.Bu esnada başkalaşım(metamorfoz) geçirilir. · ...Kabuklular,çok ayaklılar,böcekler ve araknitler olmak üzere dört sınıfa ayrılır:
 
 
 
Kabuklular:
· ...İki çift anten taşıyan ,solungaç solunumu yapan kabuklu omurgasızlardır.
 
 
 
· ...Rutubetli yerlerde ve su kenarlarında yaşarlar.
...Örnek:Karides,yengeç,su pireleri,istakoz gibi
İSTİRİDYE
KARİDES
YENGEÇ
SU PİRESİ
 
**Çok ayaklılar:
· ...Dış görünüşleri solucana benzer.Çoğunlukla karalardaki nemli yerlerde yaşarlar.Vücutları segmentlidir
· ...Çıyanlarda her segmentte bir çift ayak bulunurken,kırk ayaklarda iki çift ayak bulunur(segment=bölme)

 

 

***Böcekler:
· ...Üç çift bacakları ve bir çift antenleri vardır.Trake denilen borularla solunum yapar(Trake solunumu)
· ...Bir çoğunda iki çift kanat bulunur.Genellikle karada yaşarlar.
· Vücutları segmentli olup dışındaki kitin tabakası bir kabuk oluşturarak dış iskelet görevi yapar.

...Örnek:Çekirge,hamamböceği,peygamber develeri,kelebek,sinek,arı,karınca gibi

 
 
 
Araknitler:
· ...Dört çift ayakları olan antensiz eklembacaklılardır.Solunumları trakelerle yada kitapsı akciğerledir.
· ...Çoğunlukla karada yaşarlar.Vücutları baş ve göğüs olmak üzere iki bölmelidir.
· ...Örümcekler,keneler,uyuz böcekleri,akrepler..
f)Derisidikenliler:
 
 
 
· ...Bütün türleri denizlerde yaşar.Derileri dikenlidir ve vücut çeperlerinde kalker pilakalar bulunur.Solunum solungaçlarla yapılır.
...Örnek:Deniz yıldızı,deniz hıyarı,deniz kestanesi,deniz lalesi gibi
2.)İlkel Kordalılar:
 
 
 
· ...Sırtta sinir şeridi notokord bulunur.Hepsinde iç iskelet vardır. · ...Sırt taraflarında küçük bir omurga taşırlar.Basit bir sindirim sistemleri ve iskeletleri vardır.
...Kapalı dolaşım sistemine sahiptirler.Örnek:amphioxus,tulumlular,yarı kordalılar
3.)Omurgalı Hayvanlar:
· ...Omurgalılarda sırt tarafındaki notokord(sinir şeridi) embriyo döneminde görülür..Daha sonra bunun yerini omurga alır.
· ...Omurgalılarda kıkırdak ve kemik dokudan yapılmış bir iç iskelet vardır.
· ...Köpek balıkları ve vantuz balıkları gibi bazı türlerde ise iskelet sadece kıkırdaktan meydana gelir.
· ...Omurgalıların hepsinde kapalı dolaşım sistemi ve ağızla başlayıp farklı bir açıklıkla sonlanan sindirim sistemleri vardır.
 
 
 
· ...Bütün omurgalı canlılar hazır besin alan (heterotrof), eşeyli olarak çoğalan ve çok hücreli hayvanlardır.
…Omurgalılar besinlerini katı parçacıklar halinde alırlar
a.)Balıklar:
· ...Kıkırdaklı ve kemikli balıklar olarak 2 gruba ayrılırlar.Köpek balıkları ve pisi balıklarında iskelet kıkırdak,diğerlerinde kemiktir.
· ...Denizlerde ve tatlı sularda yaşarlar.Yüzmeyi sağlayan bir çift yüzgeçleri vardır.
· ...Kalpleri 2 bölmeli olup solungaçlarda temizlenen kan kalbe uğramadan vücuda dağıldığı için kalp her zaman kirli kan taşır.
· ...Bu yüzden soğukkanlı hayvanlardır.(Sıcaklığı değişken)
· ...Bütün balıklar ayrı eşeyli olup yumurtayla ve dış döllenmeyle çoğalırlar.
· …Diğer omurgalılar gibi besinlerini katı parçacıklar halinde alır.
· ...Dış döllenme dış gelişme görülür.
· ...Alyuvarları oval ve çekirdeklidir.
· ...Derileri pulla kaplıdır.
· ...Kıkırdaklı balıklarda bazen iç döllenmegörülebilir.
· ...Amniyon örtüleri yoktur.
· ...Vücutlarında karışık kan dolaşır.
· ...Solungaç solunumu yaparlar.Yalnız akciğerli balıklar türüne ait olan balıklar akciğerli solunum yapar.
 
 
 
· ...Azotlu boşaltım ürünü amonyaktır.
…Balıklarda küçük kan dolaşımı görülmez.Bu özellikleriyle diğer omurgalılardan ayrılır


b.)Kurbağalar(Amfibiler=İki yaşamlılar):
· ....Hem karada hemde suda yaşarlar.
· ...Semenderler(kuyruklu kurbağalar) ve kuyruksuz kurbağalar bu gruptadır.
· ...Kurbağalar larva döneminde sularda yaşarlar ve kuyrukları vardır.Ergin hale geçerken başkalaşım(metamorfoz) geçirirler.
· ...Bu sırada kuyruklarını kaybederler ve solungaç solunumu yerine akciğer solunumu yaparlar.
· ...Arada deri solunumu da yaptıkları için derileri her zaman nemlidir.Bu nemlenmeyi deride mukus salgılayan hücreler yapar.
· ...Kalpleri iki kulakçık ve bir karıncık olmak üzere 3 odacıklıdır.
· ...Akciğerde temizlenen kan sol kulakçığa,vücuttan gelen kirli kan ise sağ kulakçığa gelir.
· ...Bu iki kan karıncıklarda karıştığı için temiz ve kirli kan karışık dolaşır.Bu yüzden kurbağalar soğukkanlı canlılardır.
· ...Soğuk kanlı canlılar vücut ısılarını çevre sıcaklığına göre ayarlarlar,vücut sıcaklıkları sabit olmayıp değişkendir(soğukkanlı canlı)
· ...Kışı toprak altında yada suların dip kısımlarında geçirirler yani kış uykusuna yatarlar.
· ...Balık,kurbağa ve sürüngenler soğuk kanlı canlılardır.(Bunun nedeni kanlarının karışık olması ve vücut ısılarını sabit tutabilecek sinir merkezlerinin olmayışıdır)
· …Soğuk kanlı canlılarda vücut sıcaklığının düşmesi havanın soğuduğunu gösterir.
· ...Kurbağalarda dış döllenme dış gelişme görülür.
· ...Azotlu boşaltım ürünleri sularda yaşayanlarda amonyak, karada yaşayanlarda üredir.
 
 
 
· ...Olgun alyuvarları oval çekirdeklidir.
...Vücutlarında pul bulunmaz.
 

c.) Sürüngenler:
· ...Kemikten yapılmış bir iç iskelete sahiptirler.
· ...Akciğer solunumu yaparlar.
· ...Yumurtlayarak ve iç döllenmeyle çoğalırlar.
· ...Kalpleri timsahlar hariç 3 gözlüdür.Timsahlarda ise 4 gözlüdür.
· ...Vücutlarında karışık kan dolaşır ve soğuk kanlı canlılardır.
· ...Vücudun dışı keratindenyapılmış pullarla örtülüdür ,kurudur ve derilerinde ter bezleri yoktur.
· ...Pullar birbirine yapışmış olup kopmaz.
· ...Alyuvarları oval ve çekirdeklidir.
· ...Örnek:Yılan,kertenkele,
timsah,kaplumbağa. Olmak üzere 4 takıma ayrılırlar.
· ...İç döllenme dış gelişme görülür.
...Azotlu boşaltım ürünü ürik asittir
· …Balık-kurbağa-sürüngenlerde(karışık kan dolaşanlarda) akciğer solunumu yapma ve soğukkanlı olma ortaktır.
 
NOT:En zehirliden az zehirliye doğru şu şekilde sıralama yapılabilir: Amonyak-üre-ürikasit
d.)Kuşlar:
· ...Derileri tüylerle kaplıdır ve ön üyeleri kanat şeklini almıştır.
· ...Kalpleri dört bölmeli olup kirli ve temiz kan birbirine karışmaz.
· ...Vücutlarında kirli ve temiz kan ayrı ayrı dolaştığı için vücut sıcaklıkları sabittir(Sıcakkanlı canlılardır=Homoterm canlılar)
· ...Akciğer solunumu yaparlar
· ...Kemikten yapılmış iç iskeletinde uçmayı kolaylaştırmak için bazı kemiklerin içi hava ile doludur (hava keseleri bulunur)
· ...Ağızları gaga şeklindedir ve dişleri yoktur.
· ...Yumurtayla çoğalır.
Çoğalmalarında iç döllenme ,dış gelişme görülür.
· ...Azotlu boşaltım ürünleri ürik asittir.
· ...Olgun alyuvarları çekirdeklidir.
 
 
 
· ...Derilerinde tüyler ve pullar bulunur.Derilerinde yağ bezleri bulunur.
...Uçan ve uçamayan kuşlar diye 2’ye ayrılır.Örnek.Penguen,deve kuşu,kivi,tavuskuşu,papağan gibi enteresan örnekleri vardır.




e.)Memeliler:
· ...Vücutlarını örten derinin üstünde kıllar bulunur.Yavrularını doğurarak çoğalırlar ve sütle beslerler.
· ...Kalpleri 4 bölmeli ve sıcakkanlıdırlar.
· ...Akciğer solunumu yaparlar ve akciğerlerinde alveolleri bulunur.
· …Solunumu sağlayan kaslı bir diyaframa sahiptirler.
· ...Gagalı memeliler yumurtlayarak çoğalırlar.Örneğin;ornitorenk
· ...Keseli memelilerde yavru tam olarak gelişmemiş doğar ve gelişimini annesinin kesesinde tamamlar.Örnek.kanguru,
keseli ayı,keseli fare vb.
· ...Plasentalı memelilerde ise yavru gelişimini anne vücudunda tamamlayarak doğar.Örnek:Aslan,ayı,at,
balina,yunus,köstebek,kirpi,
tavşan,fare,yarasa ,insan gibi.
· ...İç döllenme iç gelişme görülür.
· ...Azotlu boşaltım ürünü üre ve ürik asittir.
 
 
 
· ...Olgun alyuvarları çekirdeksizdir.
...Derilerinde kıllar bulunur.
· Memeliler 3 grupta incelenir:
· Gagalı memeliler:Gagalı kirpi(Platipus),yumurtlarlar.
yumurtadan çıkanlar sütle beslenir.
· Keseli Memeliler:Kanguru,keseli ayı kesede sütle beslenir.
· Plasentalı (göbek bağı)memeliler:Yavrularını ana karnındaki plasenta ile beslerler.
 
...Gagalı memelilerde bol vitelluslu yumurta ile vücut dışına atılan embriyo gelişimini vücut dışında tamamlayıp anneden süt emerek bir süre beslenir.Keselilerde ise yavrular keseye tırmanarak süt ile beslenir.Gagalı ve keseli memelilerde plasenta yoktur.


gif animasyon hayvanlar  resimleri


ÜNİTEYLE İLGİLİ NOTLAR:
· ...İkili isimlendirmede ilk isim cins ismi ikincisi ise tanımlayıcı isimdir.Bu iki sözcük o canlının tür ismini oluşturur.İki canlının yakın akraba olabilmesi için cins isimlerinin aynı olması gerekir.örnek:Felis domesticus ve Felis leo aynı cinsin iki farklı türüdür.
· ...Vücudu kıllarla kaplı olma,yavrularını emzirme,olgunlaşmış alyuvarların çekirdeksiz olması özellikleri sınıfa(classis) ait bir özelliktir(Memeliler sınıfı)
· ...Ortak özelliği fazla olan türler birbirine yakın türlerdir.En fazla benzerlik aynı tür içindeki canlılarda görülür.
· ...Çok hücreli canlılarda hücrelerin işlevleri birbirinden farklıdır.Ayrıca çok hücreli canlılarda hücreler canlıdan ayrılırsa canlılıklarını sürdüremezler.
· ...Böcekçil bitkilerde hücre dışı sindirim görülür.Böcekçil bitkiler bütün aminoasitleri sentezleyemeyebilir.Normal bitkiler bütün aminoasitleri sentezler.Böcekçil bitkiler bazı aminoasitleri de böceklerden alırlar.
· ...Sürüngenler ve kurbağalar omurgalı hayvanlardır ve kapalı kan dolaşımına sahiptirler.Sürüngenlerde metanefroz tipi böbrek bulunurken kurbağalarda mezonefroz tipi böbrek bulunur.
· ...Kara yaşamına uyum sağlayan hayvanlarda iç döllenme yapılmalıdır.Dış gelişme gösteren türler de vardır.Karasal canlılardan böceklerde trake solunu vardır.Sürüngenlerin sıcaklıkları çevre şartlarına göre değişir(soğukkanlı canlılardır).
· ...Yaprağın üst yüzeyinde su bulunması su bitkilerinde gözlenen bir olaydır.Karasal bitkilerde stomalar epidermisin altında bulunur.
· ...Karasal böceklerde iç döllenme görülür.Omurgalıları omurgasızlardan ayıran en önemli özellik sinir şeritlerinin sırtta olmasıdır.
...Sürüngen,kuş ve memelilerde metanefroz (son böbrek) tipi böbrek bulunur.
 
· ...*Madde canlıya ne kadar yabancı ise o kadar fazla antikor oluşur.Yakın akrabalarda çökelme oranı çok azdır.
· ...Canlıların metabolizma hızları farklı olduğunda enerji ihtiyaçları da farklılık gösterir.Sonuçta solunum kapasiteleri de farklı olur.
· ...Embriyonun ilk oluşumu sırasında özellikle genelden özele doğru gelişim gösterir.Bundan dolayı ilk olarak üst sınıflandırma basamakları görülür.En son canlının tür özellikleri ortaya çıkar.
· ...Deride kesik oluştuktan sonra ilk olrak alyuvarlar bölgede toplanır,antikor üretimi daha sonra başlar.
· ...Karın ve göğüs boşluğunun kaslı bir diyaframla birbirinde ayrılması sadece memelilere özgü bir olaydır.
· ...Amip pseudopod adı verilen yalancı ayaklarla hareket eder.Kamçı öglena ve spermde,sil paramesyumda(terliksi hayvan) ,miyonema kaslarda bulunur.
· ...Bakteri ve mavi-yeşil algler prokaryotik canlılardır.Bu yüzden çekirdek içermezler.
· ...Sürüngenlerde deriden korneum salgısı çok fazla miktarda yapılır.Böylece canlıyı dış etkenlerden korumuş olur.
· ...Sınıflandırma basamaklarında türden aleme doğru gidildikçe ortak özellikler azalır,birey sayısı artar.Yani ortak özelliklerin en fazla olduğu grup türdür.
· ...Hastalığın daha önce geçirilmesi ve aşı yaptırmakla vücut mikroba karşı antikor üretir.Serumla vücuda o hastalık için gerekli olan antikorlar hazır olarak verilir.Bütün bağışıklık reaksiyonlarında vücut kuvvetlendirilirse bağışıklığın kazanılması daha kolay olur.Fakat mikrop öldürücülerin kullanılması bağışıklığın kazanılmasında etkilid değildir.Çünkü mikrop öldürücüler sadece kullanıldığı zaman etkilidir
· ...Aşıyla vücuda zayıflatılmış mikroorganizmalar verilir.Böylece vücut kısa bir süre sonra antikor üretmeye başlar.Böylece mikroorganizmalar daha kuluçka evresindeyken vücut kendini koruyucu maddeler yapmaya başlar.
· ...Ölen ve üreyen bakteri sayısı birbirine eşit olduğunda toplam bakteri sayısı sabit kalır.
· ...Daha önce kızamık hastalığını geçirmiş bireyin bağışıklık sisteminde o hastalık için hafıza hücreleri üretilmiştir.Tekrar bu hastalık etkeninin vücuda girmesiyle hafıza hücreleri hızlı bir şekilde antikor yapımını sağlar.Böylece aynı mikroorganizma vücuda girdiğinde daha fazla sayıda ve daha kısa zamanda antikor üretilir.
· ...Ortama üremeyi durduran bir madde verilirse bakteriler üreyemeyeceğinden kısa bir süre için bakteri sayısı değişmez ,daha sonra giderek azalır.
· ...Virüsler ATP sentezi yapamaz.Çünkü bunun için gerekli enzimleri yoktur.Ancak içine girdikleri hücrenin ATP’sini kullanabilirler.
· ...Bir hastalık etkeniyle karşılaşıldığında yeterli miktarda antikor düzeyine en hızlı ,etkene bağışıklık kazanmış bireyler ulaşır.Bağışıklık kazanabilmek için ise önceden aşılanmış olmak yada o hastalığı önceden geçirmek gerekir.Böylece vücutta o hastalığa karşı hafıza hücreleri üretilmiş olur.Etken tekrar vücuda girdiğinde hafıza hücreleri gerekli olan antikorların üretilmesini sağlar.
· ...Aşıda zayıflandırılmış mikrop(antijen) bulunurken, serumda, hazır antikor bulunur.
· ...Bir bakteri glikoz yokken üreyemiyorsa fotosentez de yapamıyordur.Oksijen yokken üreyebiliyorsa oksijene ihtiyaç duymuyor demektir.Oksijen varken üreyemiyorsa oksijensiz ortamda yaşayabiliyordur demektir.
· ...Virüsler konakçıda canlıda çoğalabilme özelliğiyle canlılara benzer.
· ...Bakterilerin sadece salçanın üst yüzeyinde bulunması oksijene ihtiyaçlarının olduğunun kanıtıdır.Glikozu oksijenle parçalayarak CO2 açığa çıkarırlar.Bu reaksiyon sonucunda da ATP üretirler.Yani böyle bir durumda fermantasyon yapamazlar,alkol üretemezler.
· ...Antikor üretiminin daha önce başlayabilmesi için o kişinin hastalık etkenine bağışıklık kazanması gerekir.Bağışıklık kazanabilmek için o hastalığın aşısını olmak yada daha önce o hastalığı geçirmek gereklidir.Bu durumda antikor üretimi diğerlerine göre daha önce başlar.
· ...Bakteri sayısının düzenli bir şekilde artabilmesi için ortam koşullarının ideal (en uygun) durumda olması gerekir.Bu koşullardan biri de sıcaklığın sabit tutulmasıdır.
· ...Virüslerin organelleri olmadığı için canlılık olayı gösteremezler.Ayrıca yeterli enzim sistemleri olmadığı için çoğalmak için başka canlıya ihtiyaç duyarlar.
· ...Aynı türe ait bireyler farklı kalıtsal özellik gösterirler.Ortamın yeni koşullarına uyan bireyler bu ortam koşullarında yaşamaya devam eder.
· ...İnsanların bağışıklık sistemi yabancı proteinlere(antijen) karşı antikor üreterek savunma geliştirir.Aynı yumurta ikizlerinin protein yapıları ve çeşitleri tamamen aynı olduğu için ikizler arasında doku nakli yapılması durumunda antijen-antikor reaksiyonu gerçekleşmez.
· ...Aynı tür bakteriler arasında farklı gen kombinasyonları vardır.Mutasyonlar ortama geçtikten sonra kazanılmış olsaydı,üreme olmazdı.Önce mutasyon olmuştur,sonra o ortamda bakteriler yaşayıp üreyebilmişlerdir.
· ...Virüsler hücresel yapıya sahip olmadıklarından kendi enzimlerini üretmezler.Bundan dolayı sadece konak canlı içinde aktivite gösterirler.
· ...İki canlı türün kromozomlarına bakılarak akrabalıkları hakkında karar verilemez.Kromozom sayısı sınıflandırmanın hiçbir basamağında kullanılamaz.Bir canlı türünün kromozom sayısının az olması yada çok olması gelişmişlik düzeyini belirlemez.
· ...Aralarında ortak özelliklerin en fazla bulunduğu canlılar aynı tür içindeki canlılardır.
 
 
 
· ...Canlılarda yeni ırkların elde edilmesinde eşeysiz üreme yarar sağlamaz.çünkü eşeysiz üreme canlılarda çeşitliliğe sebep olmaz.Alt türlere sahip olma,tür içi kalıtsal çeşitliliğe sahip olma,kolay yetiştirilebilme gibi bazı özellikler çeşitlilik sağlayabilir.
Omurgalılarda üreme,boşaltım,sindirim,solunum sistemi dış ortama açılırken dolaşım sistemi dış ortama açılmaz.

 
 

 

 

 


PROTİSTLER
 

 

BİLİMSEL SINIFLANDIRMA


 HAYVANLAR NET


BALIKLARIN DÜNYASI







 

Canlıların Sınıflandırılması ve Biyoçeşitlilik 1 from Ali DAĞDELEN on Vimeo.

Canlıların Sınıflandırılması (Soru Çözümü) from Ali DAĞDELEN on Vimeo.






=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=